EVLİYA VE EŞKİYA NEREDE?

EVLİYA VE EŞKİYA NEREDE?

İnsanoğlu zenginliğin cevabını para, mal, mülk olarak değerlendirir. Samimi duygularla bu görüşün doğru olmadığını inkar etmemiz mümkün değil.

Halbuki egomuzu, hırsımızı, vicdanımızla dizginleme gayretine girdiğimiz zaman duygularımızın insanlık için ne kadar ihtiyaç olduğunu anlarız. Anlarız da tatbik etmek örnek olmak aklımıza gelmez.

Bu arada hırsımız ve egomuzun verdiği güçle sağlığımızın da zenginlik olduğunu unuturuz. Hayat treninin düdüğünü çalarak istasyondan ayrıldığı zaman pişmanlığın bir faydası olmladığını bir çok kez görmüşüzdür.. Fakat biz bunu da unuturuz…

Nefsimiz, vidanımız ve duygularımızla baş başa kaldığımız zaman, insan yaşam tüneline giriş yapar, tünelin bir girişi olduğu gibi bir de çıkışı vardır.

O da ne çıkıştan önce tünele bir çok kapı var. Heyecan ve merakla kapıları heyecan ve merakla aşmaya çalışıyorsun. Doğruluk, dürüstlük vatanına, bayrağına bağlı, inançlı, sevgiyle, saygıyla değer veren, helal kazancı ilke edinmiş örnek insanlar topluluğunu canlandıran bir tablo…

Diğer odaları açıyorsun, kul hakkı yiyenler, yağcılar, batakçılar, yalancı dediğine zaman sırıtanlar, bayrak, vatan ve inanç kavramlarından yoksun bu tabloyla karşılaşınca diğer odalara bakmadan çıkıyorsun.

Kötülemek veye aşağılamak değil amacımız… Haddimize ve terbiyemize yakışmaz.

Egodan kurtulmadan, nefis ve vicdanımızı terbiye etmekten bu durumlara düşmek ve düşmemek insanların kendi elinde, diye düşünüyorum.

Vicdani duygulardan yoksun olanları insanlara saf insan, sulu göz, pısırık demekten utanmazlar.

Bayrağımızın göndere çekilirken verilen borozanın (Tİ) sesini duydunmu, istiklal marşımızda esas duruşta dinledin mi?

Arif Nihat Asya’nın BAYRAK Şiiri, 10. Yıl Marşı, mehter takımı çaldığı zaman eğer duygu pınarların akmıyorsa toplumu hiç rahatsız etme.

Kitapçılarda gezerken dikkatimi çeken bir kitap gördüm.

Uğur Koşar adında bir beyefendi yazmış. Kendisini tebrik ederim.

Bakın ne diyor;

“Beynini, vidanını, nefsini terbiye ersen evliye olursun.

Edemezsen olursun eşkiya…”

Bu sablonu hayat boyu yaşamımıza monte ettiğimiz zaman, duygularımıza ve duygusuzlara rehber olacağına inanıyorum…

İnançlıyız, Yüce Allah’ın varlığına inanıyoruz. Onun emirlerini noksansız yapmaya çalışıyoruz.

Perişan, bitmiş, hasta adam dedikleri Türk Milletini, sevgi ve inanış potasında toplayıp cumhuriyetin verdiği yaşam tapusunu bizlere armağan eden Atamızı, silah arkadaşlarını, şehit ve gazilerimizi unutmadık.

Asil görevimiz derken, Mevlana felsefesiyle atamızın nutkunu ve gençliğe hitabesini içten ve candan okumanın en büyük vazifemiz olduğunu düşünüyorum.

Saygılarımla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muzaffer İşlekel - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.