HEM KAYNASIN, HEM OYNASIN…

Efendim, geçtiğimiz günlerde taze fasulyenin fiyatını sordum, yirmibeş lira dediler. Satıcısı fiyatı söyledikten sonra bir daha yüzüme de bakmadı. Sanki “sende fasulye alacak para da yok, niyet de yok, uzaklaş da alıcılara yer açılsın” der gibiydi.

Şimdi bu lafları ettim ya, malum bazı tuzu kurular hemen saldıracaklardır. Ancak, bu sefer ne diyecekler, gerçekten de merak ediyorum.

Bundan birkaç ay önce hıyarın ve de domatesin fiyatlarını pahalı bulduğumu yazmıştım, ilçemizin anlı şanlı siyaset ve de iş adamlarından bir hemşerimiz hemen karşılık vermişti;

“Bu mevsimde hıyar mı yenir? Kışın hıyar yemeye kalkarsan bedelini ödeyeceksin…”

Sesimizi çıkarmadık. Hıyarı da yemedik. “Kim yerse yesin diyerek” bütçemize uygun bir şeyler aramaya çalıştık.

Şimdi özellikle de o iş ve siyaset adamı hemşerimize seslenmek istiyorum; bu mevsimde taze fasulye yiyebilir miyiz? Eğer mevsimiyse neden bu kadar pahalı? Yok eğer şu an mevsimi değilse bunun mevsimi ne zaman olacak?

Benim çocukluğumda fasulye türkülere konu olmuştu. “Bu fasulye yedibuçuk lira, hem kaynasın, hem oynasın” diye özelikle düğünlerde söylenir ve oynanırdı. Artık tazesi mi, kurusu mu bilmiyorum ama yedibuçuk liraya türkü yakıldığına göre şimdiki 25 liraya destanlar mı düzülür, yoksa operalar mı bestelenir, bilemiyorum.

Müslüm Baba sağ olsa belki de jiletlik bir çalışma bile ortaya çıkarabilirdi. Neyse, onun da ruhu şad olsun.

***

Şimdi bu fasulye işini bu kadar uzatmazdım da, sosyal medyada gördüğüm bir paylaşım insanı zorla yazmaya mecbur ediyor. Yine bir hemşerimiz paylaşmış.

“Eskiden memur limon satmak için satın alacak araba arardı, şimdi ise satın almak için lüks araçlara bakıyor…”

Bu paylaşıma da aynı siyaset ve ticaret büyüğümüz yorum yaparak onaylamış.

Güzel yurdumun güzel insanları eskiden böyle değillerdi. Yüreklerinde merhamet olur, komşusu aç iken tok yatmazlardı. Örnekleri de, benzetmeleri de insaf sınırları içinde olurdu. Allah aşkına, lüks araç almak için bakan memurlar kimler, bir öğrensek…

Onlara ya bir yerlerden miras kalmıştır, ya şans oyunlarından kazanmışlardır, ya da rüşvet falan gibi işlere bulaşmışlardır. Bu ülkede ortalama memur maaşı kaç lira, lüks otomobil fiyatı kaç lira, önce bunu bir düşünseler…

Yani atarken bile biraz daha insaflı atmaları gerekir. Şimdi benim gördüğüm memurlar limon satmak için bile araba alabilecek durumda değiller.

Bu arada madem eski ve yeni kıyaslaması yapıyoruz; eskiden memurlar hem devletten, hem de milletten saygı görürlerdi. Çünkü eğitimli ve de liyakat sahibi insanlardı. Şimdi bakın limon ve limon arabası örneklerine konu olabiliyorlar. Çünkü bir Kamu Personeli Seçme Sınavını bile elimize, yüzümüze bulaştırmadan yapamıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi; Neredeeen, nereye…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.