UZAYDA KARA DELİKLER

Artık hiçbir şeye şaşırmıyoruz değil mi?

Bir hoca Efendi sosyal medyada çıkıp “uzaydaki kara delikleri ben deldim” deyivermiş. Bir Allah kulu da çıkıp “yuh yani” diyememiş.

Bu nasıl iş kardeşler? Bu türlü hezeyanlar yüce dinimiz İslama karşı yapılmış bir saldırı ve saygısızlık değil midir? Kendilerine din adamı payesi yakıştıran kişilerin biraz daha dikkatli konuşup hem kendilerini, hem de gerçek din adamlarını zor durumlara düşürecek söylemlerden kaçınmaları gerekmez mi.

Haberi görünce birkaç gün durup bekledim, bu ifadelere karşı bir yetkili, ya da en azından Diyanet İşleri Başkanlığı bir açıklama yapar ve de “yok böyle bir şey. Kainatta Allah’ın mucizeleri sonsuzdur. Kulların bu işlere aklı da gücü de yetmez” gibisinden bir laf edip bu saçma iddianın Müslümanlıkta karşılığının olmadığını duyurur.

Ama böyle bir açıklama yapılmadı. Yapılmayınca da kimliğinin Nakşibendi Şeyhi Bursevi olduğu belirtilen bu zatın beyanatı adeta ilgililer tarafından kabul edilmiş gibi oldu.

***

İnsan ister istemez kuşkuya düşüp “acaba mı” diyor. Kimse sesini çıkarmadığına göre hakikaten o delikleri bu şahsın delmiş olması mümkün değil mi ki? Eğer öyleyse bu işten türlü çeşit kazançlar elde edilebilir.

Geçtiğimiz aylarda devlet büyüklerimiz uzaya bir Türk gönderme projelerinden söz etmişlerdi. Bizim uzay teknolojimiz bu iş için yeterli olmadığına göre aynen Türksat uydularımızda olduğu gibi, uzaya göndermek için hizmet satın alacağız. Parayı bastırıp uzaya insan gönderen bir ülkeyle pazarlık ederek bir yurttaşımızı yolcu olarak yanlarına vereceğiz demektir.

Şimdi böyle bir masrafa gerek kalmayacak diye düşünüyorum.

Uzayda kara delikler açmaya muktedir olan Bursevi Hocamız himmet ederse bu işi bedavaya getirebiliriz. Hatta bizim göndereceğimiz astronot diğer ülkelerin gidemeyecekleri yerlere de gidebilir. Hocamızın açtığı deliklerden geçerek başka galaksileri de ziyaret edebilir.

***

Bursevi Hoca’dan savunma sanayii için de katkılar isteyebiliriz. Böyle mübarek ve de yetenekli bir hocamız varken bizim sırtımız yere gelir mi? Aslında o Rusya’dan aldığımız S-400 füzelerine ihtiyaç da yok. Hocamız düşman roketlerine ve de düşman savaş uçaklarına karşı birkaç delik açar, onları uzayın sonsuzluklarına gönderiverir.

İnançsızlık yapmayalım, önce Bursevi Hoca’ya bir şans tanıyalım. O delikleri kendisinin deldiğini kanıtlasın ve de nasıl deldiğini bize anlatsın, sonra da soralım bakalım, bu kadar saçmalamak için ve de onun bu saçmalıklarına bir kişi bile inanıyorsa, on inanmak için ne yiyip ne içiyor bu insanlar?

Küçükken büyüklerimiz bir tekerleme söylerlerdi.

O yalan, bu yalan, fili yuttu bir yılan,

Eşşeğe binip deveyi kucağına alan

Bu da mı yalan?..

Eskiden akıllı telefonlar, televizyonlar ve de sosyal medya yoktu. Böyle sohbetlerle vakit geçerdi. Galiba eskiden de eskiye gidiyoruz.

Neredeeen, nereye…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.