“HAM MEYVAYI KOPARDILAR DALINDAN” veya KÖY ENSTİTÜLERİ

“HAM MEYVAYI KOPARDILAR DALINDAN” veya KÖY ENSTİTÜLERİ

Yüz yıl kadar önceydi. Savaş yorgunu bu topraklara anaç olacak bir fidan dikildi. Fidanın tutması, gelişmesi için çok özenilmesi gerekiyordu. Toprağın sahipleri yorgun ve neler olup bittiğinden pek habersizdi. Çünkü yıllar boyu çalışmaktan, savaşmaktan bitkin düşmüştü. Okul yüzü görmemiş, bilgiden mahrum kalmışlardı. Bu anaç ağaç bilgili insanları gereksiniyormuş, oysa. Toprağının havalandırılması, suyunun ve gübresinin zamanında ve yeterli oranlarda verilmesi gerekiyordu. Ve en önemlisi KORUNMASI gerekiyordu. Toprağın içine gizlenmiş ağaç zararlılarına karşı önlemler alınması gerekiyordu. Yoksa, ‘ Allah Muhafaza ‘ ağaçtan murat edilenlere ‘ bu toprağın sahipleri asla kavuşamazlardı. Türlü zorluklarla fidan tuttu, neyse ki. Zamanı gelince yeşerdi; yapraklandı. Emek verenler sevindi, umutlandı . Gözleri ışıdı. Bu özeni aynı şekilde yıllarca göstermek gerekiyordu, çünkü topraktaki zararlılardan başkaca da bu işten hoşlanmazlar da vardı. Tehlike kapıdaydı. Dikkat etmek gerekiyordu.

Zor da olsa fidan ağaca dönüşüyordu, yıllar geçtikçe. Önceden belirttiğim gibi bu anaç bir ağaçtı. Her bir dalı başka başka açacak meyveler verecekti. Örneğin bir dalında şeftali çıkıyorsa diğerinde kiraz; bir başkasında portakal çıkıyorsa ötekinde elma olacaktı. Sözün özü her dalı toprak insanının yıllarca ihtiyaç hissettiği; bilemeden hasretini çektiği eriklerdi ( = meyve ). Her bir meyvenin ayrı bahçıvanı vardı. Bu bahçıvanlar işinin ehli, uzman kişilerdi. Bu kişiler, daha önceden böyle bir ağaç ve meyveleriyle ile ilgili dünya ölçüsünde yapılan çalışmalardan çıkan bilgileri okumuş, gözlemlemiş ve deneyimlemişlerdi.. Çabalar boşa gitmemiş, yıllar sonra nihayet fidanların her dalı cıngıl cıngıl meyvelerle dolmuştu. Anaç ağaç, bir yaz gecesinde parklarda yanan lambalar gibi gibi renk renk ışıldıyordu. Daha şimdiden ortaya rayihalarının beklentisi kokuları sinmişti. Bu toprağın insanları umutla bekliyordu, nihayet bir gün yüzü görebileceklerdi. Büyük bahçıvanlar tedbiri elden bırakmıyor: “ Aman haa! “ diye uyarıyorlardı. Kimi tamam artık oldu bu iş deyip rahatlamaktayken kimi de sirke yapmanın peşine düşmüş olabilirdi. Onun için “ Aman haa! “

Büyük bahçıvanların uyarıları boşuna değilmiş. Meyvenin olgunlaşmasına sabır göstermeyen kimi insanlar “HAM MEYVAYI KOPAR - (MIŞLAR) DALINDAN. Olan toprağın insanlarına olmuş. Ulu ağaç gene varlığını sürdürmüş ama meyveleri verebileceğinden çok az vermiş. Zamanla yozmuş.

……………………………………

Ulu anaç ağacın dallarından birinin bahçıvanın adı : İSMAİL HAKKI TONGUÇ. BU GÜN ONUN ÖLÜM YILDÖNÜM günü.

Ölüm tarihi 24 Haziran olduğu için onun anılmasının bir vefa borcu olduğunu düşündüm. Çünkü ben de bu vatanın çocuklarından biri olarak koparılan o ham meyvelerden biri olan öğretmenlerinden feyz almışımdır.. Borçlulardan biriyim yani.

***

Tonguç’u kısa bir biyografisini bu vesile ile analım:

Köy Enstitülerinin kurup geliştirilmesinde başrolü oynayan eğitimbilimci İSMAİL HAKKI TONGUÇ, 1893 yılında Bulgaristan’ın Silistre şehrine bağlı bugünkü adı Sokol olan Tatar Atmaca Köyü’nde doğdu. Babası Kırım göçmenlerinden Hacı Velioğlu İdris, Annesi ise Dobrucalı Vesile Hanımdı.

Köy Enstitülerinin mimarı olan Tonguç, bu okulların ilk Genel Müdürü’dür. Köy Enstitüleri, köy öğretmeni yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 tarihli 3803 sayıl yasa ile kurulmuş, tamamen Türkiye’ye özgü bir eğitim projesidir. Bu okul kapatıldığı 27 Ocak 1954 yılına kadar 1308 kadın ve 15.943 erkek olmak üzere toplam 17. 251 köy öğretmeni yetiştirmiştir.

Tonguç 24 Haziran 1960’ta tedavi gördüğü Almanya’da öldü. Ankara’ya gömüldü.

Işıklar içinde uyusun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Hüseyin Gökten - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.