Kulluk veYurttaşlık

Bazen sevgide ve övgüde sınır tanımıyoruz. Öyle ifadeler kullanıyor ve öyle davranışlar gösteriyoruz ki insanlara “yok artık” dedirtiyoruz.

Bir zamanlar Sayın Cumhurbaşkanımız henüz başbakan iken ziyaret ettiği bir kentte vatandaşın biri “Padişahım çok yaşa” diye bağırmıştı. Halktan biriydi. Tayyip Beye yurttaş olarak sahip olduklarının bile farkına varamayacak kadar büyük bir bağlılık duyduğu kuşkusuzdu. Öyle ki, bu vatandaşımızın birey olmanın, ülke yönetiminde söz sahibi olmanın erdemini kavrayamayıp kulluğa özenmesini anlayabiliyorum. Çünkü birey olmak bilgi ister, beceri ve birikim ister, karar verme sorumluluğunu alabilmeyi  gerektirir. Halbuki kulluk gayet kolaydır. Sizin yerinize başkaları düşünür ve karar verirler. Siz sizden istenenlerı hiç düşünmeden yerine getirirsiniz. Hiçbir sorumluluğunuz olmaz…

***

2008 yılında Aydınlı bir politikacı, hem de birinci örnekte olduğu gibi halktan biridir diye geçiştiremeyeceğimiz bir politikacı, Ak Parti’nin o zamanki il Başkanı da Sayın Erdoğan’a olan sevgisini abartmıştı.

“Biz Başbakanımızın aşığıyız. Başbakanımız bizim için adeta ikinci peygamber gibidir"

Yukarıdaki ifadelerin kabul edilmesi mümkün müdür? Bunu söyleyen kişi aslında Aydın’da İl Genel Meclisi Üyeliği de yapmış da, bu sözler o zamanlar bir muhalefet milletvekili tarafından meclise taşınınca istifa etmişti. Zaten kamuoyu tepkisi öylesin fazlaydı ki,  istifa etmese de görevden alınacaktı.

***

Şimdi düşünüyorum da, bu örneklerde yaşananları sadece sevgi ve hayranlıkla açıklamak mümkün mü? Doğrusu ben buna inanamıyorum. Bana göre bu işte daha fazlası var. Şirin görünme ve o güç sahibi kişiye yaranarak bir yerlere gelme çabası var diye düşünüyorum.

Şimdi de bir bakanımız çıkıp Sayın Cumhurbaşkanımıza övgüler yağdırmış. Bana göre burada da kantarın topuzu kaçmış. Diyorum ya,  Ak Partili dostlarımız sıradan yurttaşlar da olsalar, il başkanı ya da bakan dahi olsalar ayarında sevmeyi bilmiyorlar. Hani derler ya “severken boğup öldürmek” işte böyle bir şey…

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Adil Karaismailoğlu da kendince Sayın Erdoğan’a övgüler düzmüş.

“Bakın, bu dünya lideri demek böyle bir şey arkadaşlar. Dünya barışını sağlamak için savaşın bütün aktörleriyle bire bir görüşen tek lider Sayın Cumhurbaşkanımız. Hakikaten Allah ona sağlık ve uzun ömür versin. Türkiye yetmiyor, bütün dünyayı yönetiyor…”

Sizce de bu ifadeler biraz abartılı değil mi?

Yıllardır ordumuz sınır ötesi harekatlarla sayısız şehitler verdi. Biz henüz ülke olarak kendimiz kalıcı bir barışa kavuşamadık.  Hangi ülkedeki savaşı önlemişiz?

Sevgi ve hayranlık Sayın Bakan’ın gözlerine perde çekmiş. Bakınız, dünyanın herhangi bir yerinde kriz varsa Türkiye’nin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın görüşleri dikkate alınıp bu görüşler ışığında  Sayın Erdoğan’ın iletişim gücü ve onun görüşmeleriyle sorunlar çözülmeye çalışılıyormuş.

Sayın Bakan burada böylece çözülmüş bir sorunu örnek olarak veremiyor ama Ukrayna Rusya Savaşının bu sayede çözüleceği ümidini ortaya atıyor.

Bana göre, bu ifadeleriyle Altyapı Bakanımız kendi altyapısını güçlendirmeye çalışıyor diye düşünüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.