Bakış Açısı

Hani çok güzel bir söz var; “ne gördüğünüz nereden baktığınıza bağlı” diye… Zaten  bakış açısı denilen şey de bu olsa gerek.

Bakınız, Söke’nin çok ünlü iş adamlarından biri, tabi iş adamlığı yanında siyasete de ilgisi büyük olan bilge bir hemşerimiz bir durum tespiti yapmış:

“Para yok diyorlar. Fakirlik var diyorlar ama AVM’ler tıklım tıklım dolu. Kuşadası’nda eğlence mekanlarında yer bulmak mümkün değil. Ama hala para yok diyorlar…”

Bana göre bu siyasetçi  iş adamı hemşerimizin ufku Alışveriş Merkezleri ile Kuşadası’nın ötesine geçememiş. Şimdi bu hemşerimize köy desek, mutlaka aklına “Kadıköy” gelir. Türkiye’nin 80 milyondan fazla bir nüfusa sahip olduğunu, ayrıca Suriyeli ve Afgan kaçkınlarımız olduğunu, bunlara ilave olarak Afrika’dan gelip nasip arayanlara da ev sahipliği yaptığımızı,  üstelik Turizm yöresi olmamız hesabıyla dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen turist konuklarımız  da olduğunu aklına getirmez. Bilir de bilmezden gelir. Dedik ya, siyaset adamıdır ve siyasetçi genlere de sahiptir.

***

Yukarıdaki hemşerimizin bu bolluk bereket yüklü paylaşımını gören bir kardeşimiz de başka bir örnek verdi:

“Söke Devlet Hastanesine bir gidin. Bu paylaşımı yapan kişi de gitsin. Bütün katların hasta dolu olduğunu göreceksiniz. Şimdi o hastaları gördüğümüzde bütün Türkiye’nin hasta olduğunu mu düşüneceğiz?”

Dedim ya,  gördükleriniz nereden baktığınızla alakalı.

Sevgili okuyucu, bu nedenle de sağlıklı tespitler yapabilmek için böyle bizi destekleyecek görüntüler aramak yerine daha somut ve objektif değerlendirmelere ihtiyaç vardır.

***

Bakınız, ülkelerin zenginliği  ile ailelerin ve de bireylerin zenginliği için farklı ölçülere gerek yoktur. Çünkü hepsinde de tek bir ölçü kullanılır. Gelirler ve giderler hesaplanır, sonuç hem bireylerin, hem de ülkelerin zenginliği tartışmaya gerek duyulmayacak doğrulukta ortaya koyar.

Mesela yukarıda paylaşımını örnek olarak aldığımız siyasetçi iş adamının hem çiftlik gelirleri vardır, hem de gayrimenkul kira gelirleri… İnşaat işleri devam ediyor mu bilmem. Bir zamanlar kurumsal müteahhitlik ve özellikle Kuzey Irak’ta inşat işleri de yapardı. Yani  gelirleri giderlerinden çok fazladır. Kendisi için “zengin” diyebiliriz.

Bu örneği Türkiye Cumhuriyeti  Devleti’ne uygulamaya kalkarsak; ne yazık ki ürettikleri,  yani gelir kalemleri giderlerine yetmiyor. Hizmet sektörünün gelirlerini de eklesek gene yetmiyor. Devletin bütçesi sürekli eksi veriyor. Bu eksikliği  telafi için ya mülk satacağız, ya borç alacağız, ya da iç piyasada vergi ve hizmetlere zam yapacağız.

Türkiye bunları yapıyor. Vergiler sürekli artıyor. Ceza ve harçlar da öyle… Yetmiyor, devlete ait olan mal varlıkları satılıyor. Fabrikalar, limanlar falan derken şimdi parsel parsel kıymetli  arsalar  da satılıyor. Yetmiyor, sürekli olarak borçlanıyoruz. Bakınız, mülk satıyoruz,  “ama yollar, köprüler yaptık” diyoruz. Halbuki onları veresiye yaptırdık ve onlar için de borçlandık. Faize karşı olduğumuzu ifade ediyoruz, yüksek faizle borç alıyoruz. Bir de Kur Korumalı Hesap filan gibi araçları devreye sokarak sermaye sahiplerine  faiz artı gelirler kazandırıyoruz.

Son olarak; Şehir Hastaneleri diyerek sağlıkta özelleştirme de  iyice yaygınlaştırıldı.

Son söz; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin büyük devlet olduğundan hiç kuşkum yok. Her şeye rağmen dosta güven düşmana korku salabiliyor. Ama devletimiz ne yazık ki zengin bir devlet değil. Üstelik giderek de fakirleşiyor.

Kendileri sürekli zenginleşenler devletin fakirleşmesini görmezden geliyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder

# Söke

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Kenan Özcan - Yapılan paylaşımın üstünde Kuyucak'ta yapılan hizmetlerin, kazandırılan eserlerin görüntülerinin videosu var. Kuyucaka gitmeye yok. Ama çok isterseniz sizi götürebilirim. Ayda bir gün oradayim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Ağustos 15:01