Zafer Bayramının 100. Yılı Kutlu Olsun

Bundan 100 yıl önce yedi düvele karşı koca Türk ordusu kadını ve erkeği ile yurdumuzun bağımsızlığı için büyük bir mücadele ile savaşmıştı. İstiklal Savaşı’nda 26 Ağustos 1922 sabahı Gazi Mustafa Kemal Atatürk idaresinde Afyon’da başlayan Türk Ordusu’nun büyük taarruzu dört gün içinde büyük başarılar elde etti. Gazi Mustafa Kemal bizzat bu savaşta başkanlık ettiği için bir yerde buna Başkomutanlık Meydan Muharebesi adı veriliyor. Bu tarih TBMM tarafından Zafer Bayramı olarak ilan edilmiştir. Yüce milletimize bu bayram kutlu ve mutlu olsun. Birlik ve beraberlik içinde daha  nice bayramlara sevgiyle. Bu güzel ve bağımsız vatanı kanlarıyla bize armağan eden şehit ve Gazilerimize minnettarız, ruhları şad olsun.

Hayatına Son Veren Bir Komutan Albay Reşat Bey:

Büyük Taarruz ‘da önemli noktalardan biri olan Çiğiltepedeki birlikleri Albay Reşat Bey kumanda ediyordu. Reşat Bey, Mustafa Kemal Paşa’ya söz verdiği saatte Çiğiltepeyi alamadığı için yaşamına son verdi. Atatürk, bu onurlu komutanı hiç unutmadı. İntihar etmesine çok üzüldüğü, hatta gözyaşlarını tutamadığını tarih kitapları yazar. 

Çiğiltepe’de birlikleri Albay Reşat Bey kumanda ediyordu. 1918’de İngilizlere esir düşen Reşat Bey esaretten kurtulur kurtulmaz Milli Mücadele’ye katılmıştı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ona çok güveniyordu.

Albay Reşat Bey’in seçilmesinin hiç tesadüf olmadığını dile getiren Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Feyza Kurnaz Şahin, “Mustafa Kemal kendisini Anafartalar muharebelerinden tanıyor. Keza Kafkas Cephesinde düşman işgalinde görev almış, 1918 yılında Yıldırım Ordularında grup komutanlığına atanmıştır.” dedi. 26 Ağustos’ta, taarruzun hemen başında, Çiğiltepe’yi düşmandan temizlemek için zorlu bir mücadele başladı.

Belen ve Tınaztepe gibi önemli noktalar Yunan askerinden kısa sürede kurtarıldı. Ama Çiğiltepe’den bir türlü beklenen haber gelmiyordu. Albay Reşat Bey, 27 Ağustos sabahı yeniden hücum başlattı. Albay Reşat Bey, verdiği sözü yerine getirmediği için intihar eder.  M. Kemal Paşa’nın yüzüne bakamam  “ dedi ve bir not bırakır.   

Şahin, “Mustafa Kemal’in bu notu gördüğün de çok üzüldüğünü hatta gözyaşı döktüğünü çok büyük bir vatanperver kaybettiğinden dolayı üzüldüğünü görüyoruz.” dedi.

Atatürk, ailesine “Çiğiltepe” soyadını verdi.  Vatanı kurtarmak için canının veren şehitler de bölgedeki Albay Reşat Çiğiltepe Şehitliği’nde yatıyor. Tarihimizde böylesine unutulmayan kahramanlar vardır. Bunlardan biri de Albay Reşat Bey’dir… Milli Mücadelemizden söz ederken gelecek kuşaklara da bu gibi vatanperver kahramanları da hatırlatmalıyız.

Bu meydan Muharebesinde (Savaşı’nda) 30 Ağustos‘ta düşmanın esas kuvvetleri Afyon / Dumlupınar’da yok edildi, düşman ordusu perişan oldu. Kimi kaçtı, kimi öldü ve hatta esir olanlar da vardı. Yunan Başkomutanı General TRİKOPİS de esirler ardasında idi. Gazi Mustafa Kemal Paşa;  “ Sayın Trikopis, sizlere esir muamelesini yaptırmayacağız, sizler bizim konuğumuzsunuz. Onun için “  hiç korkmayınız” diyerek bir misafir gibi saygı gösterilmesini istemişti. Türklerin geleneğinde esirlere zulüm etmek ve işkence yapmak yoktur.  Tıpkı 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u aldığı gibi İstanbul’da bulunan tüm Hıristiyanlara, Yahudilere, Ermenilere ve başka inançta olanlara hiç dokunmamış ve “herkes işinde ve inancında hür ve serbesttir “ diyerek bir ferman yayınlamıştı. Gazi Paşa’da böyle ulvi ve tarihi bir gelenekten geliyordu.. 6 Eylül Söke’nin, 7 Eylül Aydın’ın ve 9 Eylül İzmir’in kurtuluşudur. 9 Eylül 1922’de Yunanlılar bütün Ege’yi terk ettiler. Bu savaşta her iki orduda da büyük kayıplar oldu. Yunan Ordu kuvvetlerinde top, tüfek, makineli tüfek ve uçak bakımından Türk kuvvetlerinden çok fazla idi. Bu savaşta bizim kaybımız 10 bin, Yunan Ordusundan 100 bin kadar asker öldü. Tüm Ege ve Anadolu toprağı şehit kanlarıyla yorulmuştur. Onun içindir ki unutulmayan şair Mithat Cemal Kuntay bir şiirinde şöyle der: 

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,

Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır”…

30 Ağustos Zafer’inin tarihimizde ayrı bir yeri vardır.

Bu savaş sırasında Gazi Mustafa Kemal şöyle diyordu:

“ Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır.

Bu satıh bütün vatandır.

Gazi M. Kemal, “ vatanın her karış toprağı vatandaşın kanlarıyla sulanmadıkça terk olunamaz” diye  emir vermişti….  İşte bu duygu ve düşüncelerle 30 Ağustos Muharebesi (savaşı) kazanıldı ve dünya tarihinde taçlandırıldı… 30 Ağustos, dünya tarihine damga vuran Milletimizin şanlı tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu zafer birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğimiz sürece olmaz denilenleri başardığımızın bir göstergesidir.

Vatanımızın birliği ve Milletimizin bağımsızlığı uğruna verilen mücadelenin kazanıldığı bu anlamlı zaferin Emrindeki askerler Çiğiltepe’yi, kısa süre içinde düşmandan temizledi. Atatürk, bu onurlu komutanı hiç unutmadı. Albay Reşat Bey, vefatının ardından Kırmızı Şeritli İstiklâl Madalyası ile onurlandırıldı.( 1 )

Atatürk, ailesine “Çiğiltepe” soyadını verdi.  Vatanı kurtarmak için canını veren şehitler de bölgedeki Albay Reşat Çiğiltepe Şehitliği’nde yatıyor.

30 Ağustos Zafer Bayramının 100.Yılında Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Gazi M. Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını, kanlarıyla, canlarıyla bu toprakları vatan yapan Aziz Şehitlerimizi, ebediyete intikal eden Gazilerimizi rahmet, saygı ve minnetle anıyorum.  Mekânları cennet olsun.

Kaynak: 

1-  Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi

Doç. Dr. Feyza   Kurnaz  Şahin. / İnternetten alınmıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Güler - Mesaj Gönder

# Söke

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.