Misyonerlik Üzerine

Sosyal medyada bir paylaşım gördüm;

“Bu ücretsiz kitaplar, Tanrı’yla ilgi kurmak için derin, basit, pratik ve hayat değiştiren olanlardır. Ücretsiz Hristiyan kitaplarımızın dizisini okuyup Tanrı'nın peşinde çok yardım alın.”

Altına bir cümle daha eklemişler:

“Yüksek kaliteli Hristiyan Kitaplarından ücretsiz hediye olarak zevk alın…”

Aklıma yıllar öncesi geldi. Öğretmen Okulunda yatılı öğrenci olarak okuyordum. Gündüzlü okuyan kız arkadaşlarımızdan biri evlerinde bir İncil olduğundan söz etmişti. Bir Hristiyan misyoner kuruluşu tarafından babasına hediye olarak verilmiş. Hatta o arkadaşa rica edip ödünç istemiştim. Getirdiğinde gördüm ki sözü edilen kitap Tevrat ve dört değişik İncil’den ibaret bir baskı ve isim olarak da “Kitab-ı Mukaddes” yazıyordu. Sonradan öğrendim ki misyoner kuruluşlar özellikle makam ve mevki sahibi kişilere bu kitaplardan gönderip bu vesileyle propaganda yapıyorlarmış.

O günlerde sosyal medya yoktu ve tanıtım böyle kapalı devre çalışmalarla yapılıyordu. Şimdi daha açık ve daha kitlesel…

***

Yurt dışında yaşadığım sürelerde bir başka misyoner gurubun çalışmalarına tanık oldum. Kendilerine “Yehova Şahitleri” diyen bu gurup kapı kapı dolaşıp güya din propagandası yapıyorlardı. Özellikle yabancıların yaşadığı bölgelerde yabancıların evlerini ziyaret ediyorlardı. Almancayı tam olarak bilmeyen o insanlarla ilginç bir şekilde iletişim kurup etkili de oluyorlardı.

İşin asıl sıkıntı  veren, hatta acı veren tarafı ise onlar ve diğer Hristiyan misyoner kuruluşları dinlerini yaymak için adeta birbirleriyle yarışırken  Müslüman cemaatler burunlarından kıl aldırmıyorlardı. Hristiyanlar bedava kitap dağıtırken Müslüman kuruluşlar başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere dini eserleri kitap piyasasının çok üzerinde fahiş fiyatlarla satıp kaynak oluşturma yoluna gidiyorlardı.

Bir Alman komşum Müslümanlığa ilgi duyduğunu ve Almanca Kur’an edinmek istediğini söyleyince kendisine  Almanya’da yayınlanan bir Türk gazetesinde çıkan ilanı göstermiştim. Sevinerek alıp gitmişti. İki gün sonra geldi. Çok üzgün ve hatta öfkeliydi. Çok yüksek bir fiyat istemişler. O da almamış.

“Benim neredeyse üç günlük yevmiyemi istiyorlar.  Ali, bunu sadece Müslümanlıkla ilgili kitap  satanlar yapıyor…”

Üzüldüm ama bir şey söylemedim. Çünkü anlattığı doğruydu.

***

Yehova Şahitleri  bana da gelmişlerdi. İsa Mesih’ten, onun haşa, Allah’ın oğlu olduğundan falan söz edip beni kıyametle korkutmaya falan da çalıştılar. Etkileyemeseler de kolay vazgeçmiyorlardı. Hani geçtiğimiz yıllarda çokça kullanılan bir söylem vardı; “Dinler arası diyalog” diye… Ben o projenin de bu Yehovacılardan türediğine inanıyorum. Çünkü anlattıkları Yahudi öğretileriyle bire bir örtüşüyordu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.