Kolophon

Antik Kolophon kenti İzmir`in Menderes İlçesine bağlı Değirmendere ve Çamönü köyleri arasında yer almaktadır. Kent deniz kıyısından 15 km. kadar uzağında kurulmuştur. Smyrna (İzmir) antik kentini güneye, Notion ve Ephesos şehirlerine bağlayan en kısa güzergah Kolophon üzerinden geçmekteydi. Kolophon konum olarak verimli ovaya egemen, su kaynakları açısından zengin tepelik arazi üzerinde yer almaktadır. Kolophon’un 13 km. güneyinde Klaros adında önemli bir kehanet merkezi vardı. Burası Kolophon‘a bağlı bir

bilicilik merkeziydi.

Bazı antik kentler dini/mitolojik anlayışları gereği (önemsedikleri tanrı-tanrıça) ve bünyelerinde düzenledikleri festivallerden dolayı kendi şehirlerine ait yerel takvimler kullanmışlardır. Kolophon antik yerleşmeside kendi yerel Kolophon takvimini kullanan kentlerden biriydi.

Kolophon kelime olarak Eski Yunanca`da zirve, doruk anlamına gelmektedir. Antik dönemde bu kent at yetiştirme çiftlikleri ile ünlüydü. Ayrıca “Kolophonium” adı verilen çoğunlukla çam, ladin ve köknar olmak üzere kozalaklı ağaçlardan elde edilen reçine (katı ya da yarı akışkan madde) Kolophon şehrinin civarından elde edilip buradan ihraç ediliyordu. Kolophonium adı verilen bu reçine; verniklerde, tutkallarda, sabunlarda, sodalarda,  ilaçlarda ve balmumları gibi bir çok alanda kullanılan bir maddedir. Antik dönemde Kolophonium adı verilen bu reçine at kılınıdan yapılmış olan yaylara sürülüp bu yayların daha kullanışlı hale gelmesini sağlıyordu.

Kolophon kentinde doğup burada yetişen ünlü şahsiyetlerde mevcuttur. Doğa felsefecisi Ksenophanes, şair Mimnermos ve ressam Apelles akla gelen ilk örneklerdir. Felsefeci Ksenophanes hemşerilerinin lüks elbiseleri ve parfüm sıkma adetleriyle Lidyalıları teklit etmelerini eleştirmiş, şair Mimnermos ise bir şiirirnde “Asya`nın büyüleyici kıyısı üzerinde bulunan sevimli Kolophon” dizesini yazmıştır.

Kolophon arkeolojiik açıdan az araştırılmıştır. 1885 yılında Alman Arkeolog Carl Schuchhardt kentin yerinin tespit edip topoğrafyası hakkında bilgi vermiş, 1922 yılında Hetty Goldman ile Carl Blegen başkanlığında Amerikalı bir heyet Agora, Metroon ve çevresindeki Konut Alanında kazılar yapmıştır. 2000 yılında İzmir Müzesi Başkanlığı’nda burada bir kurtarma kazısı gerçekleştirilmiştir. Son olarakta 2010-2014 yılları arasında Christine Özgan başkanlığınde kentde yüzey araştırmaları (survey) yapılmıştır.

Kentin çevresinde, 2 km kuzeyde bulunan Tahtalı Barajı’nın yanında yükselen Bakla Tepe’de Kalkolitik ve Tunç Çağ’a ait kalıntılar, bölgede Prehistorik Dönem yerleşimlerin varlıklarını göstermektedir. 1922 yılındaki kazılar sırasında açığa çıkarılan mezar buluntuları, şehrin Geç Tunç Çağı’nda (yaklaşık M.Ö. 1500-M.Ö. 1150) yaşam alanı olarak kullanıldığını göstermektedir. Bahsi geçen kazılarda Geometrik Çağ’a ait (M.Ö. 900-M.Ö. 700) tümülüs mezarları, 2000 yılında yapılan İzmir Müzesi’nin kazısında da Geometrik seramik ortaya çıkmıştır. Muhtemelen M.Ö. 9. veya 8. yüzyılda bu bölgeye gelen İonyalılar bugünkü antik yerleşimin olduğu yere Kolophon adıyla yeni bir şehir kurmuşlardır.

M.Ö 7. yüzyılın ilk yarısında Lidya’nın kralı olan Gyges Kolophon’u kontrolü altına almıştır. Daha sonra Perslerin kontrolü altına giren kent, bu tarihten sonra önemini yavaş yavaş kaybetmeye başlamıştır.

M.Ö. 302 yılında Batı Anadolu’yu ele geçirmek isteyen Büyük İskenderin komutanlarından Trakya kralı Lysimakhos Kolophon’u ele geçirip kent nüfusunun bir kısmını bu yıllarda yeniden kurulan Ephesos kentine taşınmaya zorlamıştır.

Kolophon, Roma İmparatoru Traianus (M.S. 98-117) Dönemi’nde kısa bir süre için, ondan sonra Caracalla Dönemi’nden itibaren (M.S. 211 - 217) daha uzun bir süre için tekrar sikke bastırmıştır. Böylelikle kentin varlığının muhtemelen Geç Antik döneme kadar sürdürdüğünü belirtebiliriz.

Kolophon`da bugün Agora, Stoalar, Meter Kutsal Alanı (Metroon), Hamam, Tiyatro, Sur Duvarları, Konut Alanları, Su Kemeri, Nekropoller gibi yerleşim birimleri görülebilmektedir.

Stoalar (üstü kapalı, sütünlü galeriler) kentin kuzey kısmında yer alıp Agoraya ait olmalıydı. Burasını duvar tekniklerine bakılarak M.Ö. 4. yüzyılına tarihlendirebiliriz.

Meter Kutsal Alanı (Metroon) kentin doğusundadır. Kolophon’daki bu kutsal alanın Meter’e, yani Kybele’ye aittir. Yapının kapladığı alana bakılarak antik dünyanın en büyük Kybele kutsal alanlarından biri olduğunu söylemek mümkündür. Aynı şekilde buradaki mevcut olan duvar tekniğine bakılarak bu yapının M.Ö. 4. yüzyıldan itibaren kullanıldığı anlaşılmaktadır. Burada ele geçen ve II Antiokhos (M.Ö. 261-246) dönemine tarihlenen sikkeler, kutsal alanın bu dönemde işlevini devam ettirdiğini göstermektedir.

Kenti çevreleyen Sur Duvarlarını günümüzde orman içinde kalmasına ve çalılarla örtülü olmasına rağmen görmemiz mümkündür. Bu yapıyıda M.Ö. 4. yüzyıla tarihliyebiliriz.

Kentin kuzey ve güney kısımlarında Nekropoller (mezarlıklar) tespit edilmiştir. Kuzey kısımda M.Ö. 8-7. yüzyıllarına tarihlenen Tümülüs mezarlar çoğunluktadır. Fakat buranın Myken Dönemi’nden itibaren (M.Ö 1600-M.Ö. 1100) kullanıldığı düşünülmekte olup, en azından Geometrik Dönem’den M.Ö. 4. yüzyıla kadar uzanan bir kullanımı sözkonusudur (Geometrik Dönem: M.Ö. 900-M.Ö.700).

Güney nekropolde iki büyük tümülüsle beraber 18 adet tümülüse ait destek duvarları tespit edilmiştir. Bu tümülüsleride M.Ö. 4. yüzyıldan Roma dönemine kadar tarihleyebileceğimiz buluntulara rastlanmıştır.

Kentin hem kuzey hemde batı yönlerinde olmak üzere iki ayrı kısmında Konut Alanları mevcuttur. Bu alanda taş döşeli cadde ile iki insulaya (tek veya bitişik yapılardan oluşan blok) ayrılmış farklı planlardaki çok evreli konutlar dikkati çeker. Konut Alanlarının yüzeyinde bulunan seramiklerden yola çıkarak burayı M.Ö. 6. yüzyıldan M.Ö. 200 civarına kadar ki zaman aralığına tarihleyebiliriz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem Günay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.