Altın Şiirin Kanatlarında Şair Feyzi Halıcı'yı Anmak

Üç günlük çıraktan

olur mu usta?

Bilenler konuşsun,

sen biraz sus da!

Can dilini yeğliyorlar

kardeşim,

Yüce Mevlana’da,

garip Yunus da…

Bu manidar sözlerin, dizelerin sahibi ve şairi Feyzi Halıcı’dır. Vefatının 5. Yılında biraz olsun ondan söz etmek istiyorum. Çünkü bu güzel insanın şu fakirin üzerinde çok hakkı vardır. Rahmetle, minnetle yâd etmek istiyorum.

Şair Feyzi Halıcı 1924 Konya doğumludur. 10 Ekim 2017 yılında aramızdan elveda edip rahmeti rahmana kavuştu. Vefatının 5. Yılında rahmetle ve saygıyla anıyoruz. Feyzi Halıcı Türk şiirinde büyük bir derya idi. Türk şiirinin yanı sıra bir araştırmacı idi, Türk folkloru (halk bilimi) bağlamında erişilmez bir ummandı. Hayatı boyunca bu alanda çalıştı, usanmadan uğraştı ve yazdıklarını aşağı yukarı 100’den fazla kitaplarda topladı. Bunları da eşe, dosta dağıttı, armağan etti. 

Anadolu halk kütüphanelerine onlarca eser kazandırdı. Şair Halıcı ile 1970’lerden bu yana bir dostluğumuz vardı.  Ne zaman Ankara’ya gitsem Kızılay’da bulunan işyerine uğrar, onunla sohbet eder, onun irfanından soluklanır, çayını kahvesini içerdim. Böyle bir alperenle tanışmaktan onur duyuyordum. Ayrıca yeni çıkan kitaplarından mutlaka birini bana imzalı olarak armağan ederdi. Şu anda masamın üzerinde bulunan “ Seçme Şiirler” 2000 yılında T.C. Kültür Bakanlığı tarafından yayımlanmıştır. Tertemiz bir baskısı, albenili bir kapağı ile 384 sayfadır.( Sanat, edebiyat dizisi / 176- 86) Yayın NO: 2429- birinci baskı 3000 adet )

Sayın HALICI,  o titrek ve güzel yazısı ile bana armağan ederken aynen şunları yazmışlardı: “Folklorcu, Yazar, Şair Kadim Dost Abdülkadir Güler’e İçtenlikle. 9.10.2000 Ankara ) diyerek armağan etmişler.

Kitabın giriş bölümünde dönemin Kültür Bakanı Sayın M. İstemihan TALAY şunları yazıyor: Eserlerde, gönüllerde ve dillerde bin beş yüz yıl öncesine uzanan bir şiir dünyamız var. Başlangıçta sözlü olarak şiirimizi söylüyorduk. Sonra yazı icat oldu. Türk boyları tarih boyunca değişik alfabeler kullandılar. Çin kaynaklarında milattan önceki yıllara ait Türkçeden çevrilmiş bir dörtlüğün bulunduğunu ve yine Türk şiirinde bilinen en eski örneğin Çin yıllıklarında yer aldığını belirten Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu bu konuda en eski tarihi milattan sonra 329 yılı olarak gösteriyordu. Prof. Dr. Faruk Sümer’e göre İslamiyet’in kabulünden önce bilinen ilk Türk şairinin adı Çuçu idi.  Sayın Kültür Bakanımız M. İstemihan TALAY, Önsöz’e devam ederken şunları da yazmadan edemiyor. Bir yerde olan gerçeği de ifade ediyor. Anılan yazısında: Yeni bir yurt bulmak için batıya göç eden Türk boyları Türkistan’da Ahmet Yesevi’ nin Hikmetleriyle yepyeni bir şiir dünyasında kendi kişiliklerine öz benliklerine kavuştular. Ahmet Yesevi’nin manevi aşkıyla, himmetiyle yeşeren, Mevlâna Celalettin’in “ gel, gel yine gel”  çağrısıyla güç ve yetenek kazanan, Hacı Bektaş-ı Veli’nin “insan okunması gereken kitaptır” dizesiyle yeni bir kişiliğe bürünen, Yunus Emre’nin “ Yaratılanı hoş gör” yaratandan ötürü” deyişiyle güvence kazanan  insanoğlu onuncu yüzyıldan itibaren Hak ve gönül erlerince şiirle, musikiyle ve raksla ( semah ) ile eğitildiler. Ahmet Yesevi  ile başlayan  Mevlâna ve Hacı Bektaş-Veli  ve Yunus Emre’yle  onuncu yüzyılda meyvelerini veren bu gönül eğitimi toplumun gururu, huzuru oldu. Halk edebiyatının bugün dahi ulaşılamayan dev eserleri Mevlâna’nın Mesnevisi ve Yunus Emre’nin şiirleri olmuştur. Mesnevi, harften, sesten, sözden ayrılınca derya olur. Aynı gönül diliyle duygularını dile getiren Yunus Emre, şiir dünyasının sihirli anahtarını şu betiyle açıklar:

Gönül kitabından okur,

Eline kalem  almadan.

İşte bu  ulvi duygu ve düşüncelerle  yola çıkan Konyalı şair  Feyzi HALICI şu  manidar, coşkulu dizelerle sesleniyor:

Yükselir semaya doğru ellerim,

Mavi  gecelerin seher vaktinde.

Hakka kanat açar hep emellerim,

Mavi  gecelerin seher vaktinde.

Kaybolur kederim, kaybolur ahım,

Gözümden yaş olur akar günahım.

Bana daha yakın olur Allah’ım

Mavi gecelerin seher vaktinde...

.................................

Yazımız devam edecek....

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.