Hastane Muhabbetleri-2

Dünkü yazımda hastanede yaşadığımız güzelliklerden ve de çirkinliklerden söz edeceğimi ifade etmiştim. Cumartesi günü Acil Serviste alçıya alınan ayağımızla pazartesi günü  sabah 07.30’da tekrar  hastaneye gidip  de o bitmeyecekmiş gibi görünen uzun kuyruklarda bekleyip ortopedi polikliniği için sıramızı alınca derin bir oh çekmiştik. Üstelik doktor da tam saatinde, saat 09.00’da geldi. ,Gelişinin pek hoş olmadığını, kapısında bekleyen hastalarına bir selamı ve tebessümü çok görüp odasına girdiğini ve kapıyı da yüzümüze çarptığını  dünkü yazımda anlatmıştım.  Biz o selamsızlığı görmezden gelip şifa umuduyla sıramızı bekledik. Adımızı görünce de içeri girdik.

Oda plastik bir bantla ikiye bölünmüştü. Doktor ve hemşiresi bu engelin diğer tarafındaydı. Doktor en uzak köşedeydi. Bunu da normal karşıladık. Öyle ya, salgın hala sürüyor ve bu kovid isimli virüs de ne doktor dinliyor, ne hemşire.

***

Sevgili okuyucu, doktor hikayemizi öğrenince bize bakmayacağını bize başka  bir hekimin bakması gerektiğini söyledi. Bizim Acil Servise gittiğimiz gün “icapçı doktor” kendisi değilmiş. Bizi o hekimin görüp tedavi etmesi gerekirmiş. Biz o söylediği doktoru zaten hiç görmedik ki… Bizimle pratisyen hekim bir hanımefendi ilgilenmişti.  Zarafeti  ve insancıl davranışları için kendisine minnettarız. Pazartesi günü  hastaneye gelip bir ortopedi uzmanına görünmemizi önermişti.

Bunu doktora söylediğimizde “unutmuştur” diyerek  Veli Bey isimli hekime gitmemiz gerektiğini  tekrarladı.

Hani hekim seçme hakkımız vardı?..

Hoş, öyle bir hakkım olsa bile ben zaten bu hekimi seçmezdim.

***

Odadan çıktığımızda genç bir adam tepkisini  bağırarak ortaya koyuyordu:

“Bunları boşuna dövmüyorlar. Demek ki insanları canlarından bezdiriyorlar…”

Sürekli olarak sağlık çalışanlarına yapılan şiddet girişimlerini kınamış biriyim. Elbette ki böyle sözleri tasvip etmem mümkün değil  ama lütfen hekimlerimiz ve hatta bütün sağlık personeli yaptıkları görevin şifa dağıtmak olduğu bilinciyle hareket etsinler.

Bakınız, hekim bazı konularda lakayıt ve hatta yakışıksız davranışlara giriyorsa bir takım sağlık personeli de onları örnek alıyor.

Randevu almak kolay değil. Bir dostumuzu aracı koyup Çarşamba günü için Doktor Veli Beyden randevu aldık. Burada sözünü ettiğim o plastik şerit yoktu. Doktor da, hemşiresi de bizi çok güzel karşıladılar. Hikayemizi öğrenince doktor da üzüldü ve bazen ameliyatlar nedeniyle sıkıntı  yaşanabildiğini söyledi. Tam da moralimiz düzelmeye başlamıştı ki, yeniden  üzüldük. Doktor Bey Tomografi çekilmesi gerektiğini  söyledi ama tomografi cihazı bozukmuş. Kuşadası’na gitmemiz gerekiyormuş.

Yeniden ve çok sinir bozucu bir  süreç başladı. Hemşire Hanım neredeyse hastanenin her birimine telefon etmeye çalıştı. Telefonu açanlar başlarından savdılar, bazıları ise zaten açmadılar. Hemşire de kararlı çıktı. Açmayanları kendi  özel telefonundan arayıp  durumu anlatmaya çalıştı. Sonunda bizim Tomografi bölümüne gidip oradan sevk edilmemize karar verildi. Tekerlekli  sandalye bulamadığımız için bulabildiğimiz bir yürüteç  yardımıyla o bölüme gittik, yardımcı olamayacaklarını ve tekrar polikliniğe gitmemiz gerektiğini söylediler.

Büyük bir sabır ve tevekkülle  geri döndük. Hemşire Hanım yeniden telefon trafiğine başladı. Sonra kendi çıkıp gitti ve bir sevk kağıdıyla geri döndü. Böylece Kuşadası’na gidip tomografimizi çektirdik. Aynı  gün öğleden sonra yine Doktor Veli Beyin huzurundaydık. Kendisi çok candan bir ilgi gösterdi. Alçının sökülüşünde ve yeniden alçı uygulanışında yanımızda oldu.

Son söz; Acil  Serviste görev yapan Doktor Hanımefendiden ve serviste görevli  diğer personelden Allah arzı olsun. Kendilerine müteşekkiriz. Doktor Veli Bey ve hemşiresinden de çok memnunuz.  Allah onlardan da razı olsun. Bunun dışında bizi muayene etmeyi reddeden hekim başta olmak üzere, işi yokuşa süren ve bir şifa yuvasında çalıştıklarının önemini kavrayamamış olan bütün personelden ve onları görev disiplinine getiremeyen yetkililerden de şikayetçiyiz ve onlara haklarımızı helal etmiyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.