Cumhurbaşkanı ve Danışmanları

Galiba Sayın Cumhurbaşkanımız biraz yorgun. Doğrusu, bunu da normal karşılarım. Bu işler kolay işler değil. Türkiye gibi son derece netameli bir coğrafyada yer alan, dört bir yanı dost ve müttefik görünümlü hasımlarla çevrili ve son derece iştah kabartıcı topraklara sahip bir ülkeyi tek başına yönetmek kolay değil.  Yöneticinin bu iş için fevkalade iyi yetişmiş, alanında uzman danışmanlara ihtiyacı olacaktır. Ben Sayın Cumhurbaşkanımızın çevresinde o zenginlikte bir kadro olduğunu düşünmüyorum. Bakınız Bakanlar Kurulu üyeleri bile konuşmalarıyla ne kadar fazla gaf yapıyorlar…

Sayın Cumhurbaşkanımızın her şeyi bilmesi, her konuda uzman olması elbette beklenemez. Zaten kendileri de ifade ederek asıl uzmanlık alanlarının ekonomi olduğunu söylediler. O konuda “faiz sebep, enflasyon sonuç” gibi bazı tezleri  bile  var. Bu bakımdan ekonomi konusunda Sayın Bakan Nurettin Nebati Bey tarafından yapılan gafları, uykulu ve parıltılı kıpırtılı yöntem ve işaretleri ciddiye almıyoruz. Çünkü işin başında gerçek bir uzmanın olduğunu bilerek umut etmeye devam ediyoruz.

Devlet yönetimi elbette ki sadece ekonomiden ibaret değil. Tarımdan sanayiye, çevre konularından eğitime, dış ve iç güvenlikten iç ve dış politikaya kadar pek çok konuda bilgi ve birikime ihtiyaç var. Bana göre Ak Parti’nin ve de Sayın Erdoğan’ın en önemli eksiği de burada ortaya çıkıyor. Liyakat sahibi kadrolar uygun makamlarda görevlendirilmiyor.

***

Danışmak kötü bir şey değildir. Danışmak danışanı küçültüp değersizleştirmez. Atalar “bin biliyorsan bile bir bilene danış” demişler. Yine atasözlerimiz arasında “danış, danışacak kimse bulamazsan şapkanı karşına koy, ona danış” şeklinde bir söz daha vardır.  Bunlar düşünmeden ve de bilgiye dayanmadan acele kararlar verip söylem ve eylemlerde bulunmanın  yanlışlığını ortaya koyan sözlerdir. Eğer liderin yanında konusunda uzman, bilgi  birikimi yüksek  kadrolar yer alırsa ihtiyaç  duyulduğunda fikir sorulabilir ve de sorulmalıdır.  Hatta başkanın konuşma metinlerini  bile bu liyakat sahibi danışmanlar hazırlayıp kendisine vermelidirler.

Galiba Türkiye’de böyle olmuyor.

Ya Sayın Cumhurbaşkanı kimselere danışma ihtiyacı duymadan “her şeyi ben bilirim” diyerek davranıyor ki o zaman o danışmanları boşuna istihdam etmenin anlamı yoktur. Zaten Ben de Sayın Cumhurbaşkanımızın öyle düşünüp davrandığına inanmıyorum. Mutlaka sorup danışıyordur. Ama sanırım danışmanlar yetersiz ve kendisini yanlış  bilgilendiriyorlar. Bu da bazı sıkıntılara neden oluyor.

Bakınız, muhalefet Sayın Cumhurbaşkanımızın beyanatlarından özellikle ikisini dillerine doladılar. Sayın Cumhurbaşkanımız bir konuşmasında “Sultan Abdülhamit devrinde hiç toprak kaybedilmedi” şeklinde bir ifade kullanmıştı. Böyle bir ifadeye gerek var mıydı, bilmiyorum. Yani bu iş tarihçilerin işi ve önemliyse bile tarihçilere sorulup açıklama istenirdi. Bakınız, muhalefet bunu duydu ya, tarihçilerin ağzından paylaşımlara başladılar. Meğer en fazla toprak kaybı da Sultan Abdülhamit zamanında yaşanmış. Hatta mukayese de yapmışlar; şu anki Türkiye Cumhuriyeti topraklarının iki katı bir toprak kaybı söz konusuymuş.

Bu bilgiyi Sayın Erdoğan’a veren danışmana bundan sonra bir şey danışmanın gereği olduğunu düşünmüyorum.

Yine Sayın Cumhurbaşkanımızın bir başka paylaşımını dillerine doladılar. Tayyip Bey, gençlere “bu ülkede  oy kullanma yaşı 30 idi. Biz onu 18’e indirdik” diyerek muhalefete bir laf daha verdi.

Sevgili okuyucu, hakikaten bu kadarı da olmaz diyorum. Çünkü 18 yaşa seçme hakkı 1924’de verilmiş. Sanırım 1961’de 21’e çıkarılıp 1985’de yine 18’e çekilmiş. Yani 30 yaş diye bir muhabbet hiç olmamış.

İnsan  ister istemez düşünüyor; böylesi konularda bile sık sık yanıltılan Cumhurbaşkanımız acaba dış politika başta olmak üzerde diğer konularda da yanıltılıyor mudur?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.