Daha Güzellerini Hak Ediyoruz

Ünlü bir sözümüz var, “leyleğin ömrü lak lak diyerek geçermiş” şeklinde… Son zamanlarda sık sık bu söz aklıma geliyor. Bazen yazdıklarımı kimselerin okumadığı duygusuna kapılıyorum. Gazetenin istatistiklerine bakıyorum; her gün yüzlerce, hatta binlerce kişinin okuduğunu görüyorum, ama sonuç derin bir sessizlik.

Bakınız, yıllarca Söke’nin hemen yanında bulunan Golf tesislerinin Sökelilere ait hem artezyen,  hem de şebeke suyunu izinsiz olarak, gizlice kullandığını, yani çaldığını yazdım. Kimsecikler çıkıp da bu iddialarımı yalanlamadı. Ancak, hiç kimse çıkıp  gereğini de yapmadı. Bunu içime sindirmem mümkün değildi. Bu nedenle de mahkemeye gidip suç duyurusunda bulundum. Soruşturma açılacağı söylendi. Gene derin bir sessizlik oldu. Bir dosya hazırlayıp Başsavcıya takdim ettim. Sessizlik hala devam ediyor.

***

Karşıda, antik çağlardaki adı LATMOS olan Beşparmak Dağları var. Bir tarih ve doğa harikası. Yıllardır tahrip ediliyor.

O dağlardaki kaya parçalarını söküp satmak isteyen aç gözlüler ve de onlara izin veren, ÇED gerekli değildir raporlarıyla bu güzelliklerin tahrip edilmesine zemin hazırlayan devlet görevlilerinin yanlışları nedeniyle o zümrüt gibi dağların yeşili yok ediliyor. Uzaydan bile görülebilecek bir büyüklüğe ulaşan tahribat yeşilin ortasında bir kanser uru gibi giderek büyüyor. Anıtlar Kurulu bunu görüp de koruyucu önlemler alacağına kent içinde ahı gitmiş vahı kalmış ören yerlerine tescilli bina deyip çivi bile çaktırmayarak bağımlıların mekan olarak kullanımlarına sunuyor.

***

Hastane ile ilgili eleştiriler yaptım. Yaşanmış olayları anlattım. Hiç kimse çıkıp  da ne söylüyorsun diye sormadı.  Devletin kurumu, hem de halkın sağlığını doğrudan ilgilendiren bir kurumu hastalarla adeta alay eder gibi “bugün git, yarın gel” hallerine girmiş, kimsenin kimseye bir şey dediği yok. Bu arada özel hastaneler ellerini ovuşturuyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımız ise bir hayalini gerçekleştirmenin mutluluğu içinde yapılan şehir hastanelerini sayıyor.

Her halde bizim hastane kasaba hastaneleri statüsüne giriyor olacak ki, pislik içinde, ekipmanları sürekli bozulup hizmet dışı kalan ve hekimleri de yaptıkları işten mutlu olmayıp hastayı adeta istenmeyen beleşçi müşteriler gibi gören durumlarda.

Bunları da yazmak bir şey ifade etmiyor. Kuyuya atılan taş en azından “cup” diye bir ses çıkarır. Bizim yazdıklarımız kör kuyulara gidiyor olmalı ki, hiç ses çıkmıyor.

***

Bir adam çıkmış, arıcılardan ucuz şeker vaadi ile paralar toplamış. Şekeri de vermemiş,  topladığı paraları da… İşin ilginç tarafı o şekerleri ucuz fiyata temin etmiş de, arıcıya vermek yerine gıda çarşılarında satmayı tercih etmiş.

Bu kişi de arıcılara güven verip ikna etmek için milletvekilimizin ismini kullanıp kendisine “Arıcı milletvekilimiz” şeklinde hitap etmekteymiş. Hatta bu duruma ilimizin diğer milletvekilleri bile  tepki  gösterip uyarmalarına rağmen durum değişmiyormuş.

Bunları da yazdık, ne arıcı vekilden, ne de başkalarından ses çıkmadı.

Bu hep böyle mi olacak? Yapanın yaptığı yanına mı kalacak? Gemisini kurtarana kaptan mı diyeceğiz?

Her şeye rağmen ülkemin geleceğine olan umudum güçlü bir şekilde sürüyor. Üstelik gelecek kuşaklara güzel bir ülke bırakmak konusunda kendimi borçlu da hissediyorum. Bu nedenle de, elimden gelen tek şeyi yapmaya, yazmaya  devam edeceğim.

Dürüstlüğün ödüllendirildiği bir dünyada yaşamak dileğiyle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder

# Söke

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.