Dolar Hikayeleri

Halk arasında yaygın olarak kullanılan bir benzetme vardır. Bu akşam televizyon haberlerini izlerken aklıma geldi.

Çocuk babasına seslenmiş:

“Baba, deve geçiyor, fiyatı  bir akçe…”

Baba cevap vermiş:

“Bırak gitsin evladım, şimdi alacak paramız yok…”

Bir sonraki  sefer çocuk gene seslenmiş:

“Baba deve geçiyor, ama fiyatı bin akçe…”

“Çevir gelsin oğlum. Paramız var, alalım…”

Sevgili okuyucu, işte hesap bu hesap. Cebinde paran varsa fiyatlar pahalı gelmez. İhtiyacın neyse alır geçersin. Ama eğer paran yoksa fiyat ne olursa olsun, pahalıdır.

***

Sayın Ulaştırma Bakanımız yeni yapılan köprüden geçiş ücretini Dolar ile hesaplayınca kendince bir ucuzluk fark etmiş. Artık orasını yalan konuşmayalım; Kendisi mi  fark etmiş, yoksa büyük bir buluş  yaptığını düşünüp Bakan Beye yaranmak isteyen bir görevli mi durumu kendisine arz etmiş, bilmiyoruz. Hangisi olsa bir şey ifade etmez. Bakan Bey bu parlak  fikre bayılmış ve de hemen basın mensuplarıyla paylaşmış.

Köprü yapılmazdan önce feribotlarla boğaz geçilirken feribotla geçiş ücreti 35 Dolarmış. Halbuki köprü yapıldıktan sonra köprüden boğazı geçmek için on dolar ödemek yeterliymiş. Yani Sayın Bakanımızın mensubu olduğu hükümet bu köprüyü yaparak bize çok büyük bir ekonomik katkı sağlamış. Boğazı geçmek için her seferinde 35 Dolar yerine 10 dolar ödememizi sağlamış. Bu ucuzluk karşısında coştum, gece gece oralara gidip on Doları vererek köprüden geçmek, böylece bir ürünü ucuza almanın zevkini ve mutluluğunu yaşamak istedim.

Efendim, ben o feribotlarla boğazı defalarca geçtim de hiç Dolar hesabı yapmamıştım. Çünkü o zamanlar böyle bir hesap yoktu. Avrupalılar henüz bizi kıskanmıyorlardı. Avrupa’nın en ucuz akaryakıtı Türkiye’de satıldığı için uluslararası taşımacılık yapan TIR şoförleri bile yaptırdıkları yedek depolarını  Türkiye’de doldurup  hiç yakıt almadan Avrupa ülkelerine yük götürüp getiriyorlardı

Yani  “neredeeeen nereye” muhabbetleri….

***

Nereden nereye demişken bir başka haberden de söz edeceğim. Güney bölgemizdeki tatil kentlerimizde oteller dolmuş. Hem bu doluluk nedeniyle, hem de müşteriyi bulunca fiyatlara yapılan zamlar nedeniyle Rusya ve Ukrayna’dan gelen turistler apart otellere ve pansiyonlara yönelmişler. Oralar da dolunca ev kiralayıp oralarda kalma yolları arıyorlarmış. Başta Antalya ve Alanya olmak üzere bazı kentlerde bu nedenle kiralar iyice patlamış. Ülkemizin her tarafında bir ev sahibi terörü  var da, oralarda iş iyice şirazesinden çıkmış.

Sevgili okuyucu, bilmem dikkatinizi çekti mi?

Rusya ve Ukrayna dedim. Yani aylardır birbirleriyle savaşıp kafalarına bombalar atan iki ülkenin insanları. Barışın sağlanması için Türkiye’nin de çaba gösterdiği bu savaş aslında günümüzde bu işin ne kadar acımasız ve de yıkıcı bir olay olduğunu da gösteriyor. Parası olanlar kendilerini bir şekilde güvenli  bir ülkeye atıp her şeyin düzelmesini bekleyebiliyorlar.  Olan burada da fukaraya oluyor. Kaçıp gidemeyenler kafalarına bir bomba düşme tehlikesiyle korku içinde bekliyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.