Operasyon Bir Ay İçindeymiş

İçişleri Bakanımız bir magazin programına davetli olarak katılıp sevilen sanatçı Alişan’ın şarkıcı değil de, televizyon programcısı, yani  bir gazeteci olarak sorduğu sorulara cevap verdi. Doğrusu bunu görünce çok mutlu olmuştum. Çünkü son zamanlarda Sayın Soylu’yu hep asabi  demeçlerle görmüştük.

Özellikle bir yer altı dünyası liderinin zaman zaman paylaştığı açıklamalar sonrası öfkesine hakim olamayıp ya söylenmemesi gereken sözler söylüyordu, ya da herkese saydırıyordu.

Alişan ile programa çıkınca daha magazinsel konular konuşulacağını düşünerek Sayın Bakanımızın üzerindeki stresi atacağını düşünmüştüm. Ama öyle olmadı.  Sanırım sohbet gündemi gene ağırdı ve Süleyman Bey de hızını alamayıp bazılarına göre devlet sırrı olduğu iddia edilen açıklamaları yapıverdi.

Konu uyuşturucu ticareti ve bu işi  yapan kişilerle örgütlerdi. Bakan Bey program içinde uyuşturucu ile mücadelenin adeta yol haritası sayılabilecek bir bilgiyi paylaşmakta sakınca görmedi. Galiba mealen şöyle bir şeyler söyledi:

“Bir ay içinde uyuşturucu kaçakçılarına karşı şimdiye kadar görülmemiş bir operasyon gerçekleştireceğiz…”

Bu açıklamalar özellikle muhalefet partilerinin sözcüleri tarafından çok eleştirildi. Bunun operasyonun hedefindeki suçlular için bir uyarı yerine geçeceğini, daha ihtiyatlı olup kendilerini ve de icraatlarını  gizleyeceklerini, hatta çete reislerinin ülke dışına kaçabileceklerini iddia ettiler.

Doğrusu ben de öyle düşünüyorum. Yani bu açıklamaları yapmanın polisimize, yapılacak olan operasyonların hedefine ulaşmasına nasıl katkısı olacak, anlamak mümkün değil.

Hatta ben,  “bir gece ansızın gelebiliriz” söylemi için de aynı şeyi düşünüyorum.  Keşke o sözler de sadece şarkılarda kalsa, siyaset insanlarının mesajları için kullanılmasaydı.

***

Polislik stresli meslektir. Onlar canlarını da  ortaya koyarak toplumun güvenliği için gece ve gündüz görev yaparlarken bazen çok acımasız olarak eleştiriliyorlar. Sanki sürekli eksikleri, hataları aranıyor. Halbuki onlar ad insan. Elbette ki zaman zaman yanlış  yaptıkları, hatta yetersiz kaldıkları durumlar olabilir. Biz emniyet mensuplarının sürekli olarak yapamadıklarını dile getirmek yerine yaptıklarını konuşup minnetimizi ifade etmeliyiz.

Polisin de bir ailesi olduğunu, eşine ve çocuklarına karşı olan sorumluluklarını yerine getirirken aynen bizlerin, yani geniş halk kitlelerinin çektiği sıkıntıları  yaşadığını, belki o gün çocuğuna okul harçlığı veremediğini, ya da eşine istediğini alamadığını düşünmeliyiz.

Bütün bu sıkıntıların üzerine bir de kendi üstleri tarafından bazı üzüntü verici davranışlarla karşı karşıya kalıyorlarsa, haksız atama gibi  durumlar ayrşıyorlarsa, bazı güç sahipleri tarafından sırf görevini doğru yapmaya çalıştığı için huzurunun bozulmasıyla  tehdit ediliyorsa bunun elbette çok ağır sonuçları olacağı muhakkaktır.

Son zamanlarda giderek artan polis intiharlarını işte böyle değerlendiriyorum ve çok da üzülüyorum. Keşke bu meslek mensuplarını canlarına kıyma noktasına getiren sıkıntıların meclis düzeyinde görüşülmesi teklifi iktidar partileri tarafından kabul edilseydi.

Sevgili okuyucu, polisin intihar sebeplerini  araştırmak iktidar partilerini neden rahatsız ediyor ki? Belki de varılacak sonuçlar bundan sonra böyle  vakalarda azalmaya neden olacaktır. Bunun kime ne zararı var ki?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.