Fıtrat ve Kader

Soma’da yaşanan maden faciasında 301 can telef  olmuştu. Yüreğimiz yanmıştı da, yangına körükle gitmemiştik. O zamanlar olayı “işin fıtratında var” diyerek açıklayan Sayın Erdoğan’ın bu açıklamalarını da  tevekkülle kabullenmiştik. Ta ki o tekme olayına kadar.

Biliyorsunuz, Sayın Erdoğan’ın yanındaki görevlilerden birisi acısını yüksek sesle dile getiren bir kaza kurbanı yakınının tepki ve feryadına vahşice, acımasızca tekmeler atarak karşılık vermişti. O tekme anının fotoğrafını basında görünce içimizi inanılmaz bir acı kaplamıştı.

Biz bu kadar mı  merhametsiz olmuştuk?.. Savaş meydanında kendisine kurşun atan düşmanına bile merhamet eden bu necip millet ne ara kaybettiği yakınının acısı için feryat eden bir yurttaşına tekme atacak kadar zalim olmuştu?

Bu durumda beni bir tek şey teselli edebilirdi; olayda ihmali olanların en ağır cezaları alması, o  tekmeyi atan kişinin de hemen devlet görevinden azledilip hakim karşısına çıkarılması… Ne yazık ki bunların hiç biri olmadı.  Soma’da 301 kişinin ölümüne neden olan maden kazasıyla ilgili mahkeme devam ediyor ve şu anda tek tutuklu sanık bile yok. Tekmeci caniye gelince; kendisi de sanırım Sayın Erdoğan’a yaranmak için yaptığı o acımasız eylemiyle amacına ulaştı. Avrupa’da bir ülkeye dış temsilciliklerimizde görevli olarak atandı. Yani  tekme ödüllendirildi.

Sayın Erdoğan o kazayla ilgili hiç kimseyi suçlamadı. Sadece “FITRAT”  dedi. Kendilerine göre o kazalı ölüm bu işin fıtratında varmış.

Fıtrat sözcüğünün kelime anlamına baktım; yaratmak, icat etmek anlamlarındaki bir kökten geliyormuş ve buradaki anlamı da yaratılıştan gelen belli yetenek ve yatkınlığa sahip olmakmış.

Kazayla arasında elbette ki bir anlam kuramadım da, sanırım orada Sayın Erdoğan “bu iş kolunda böyle tehlike ve riskler de var” demeye getirdi. Risk elbette vardır. Yolda yürürken bile risk vardır da, bazı tedbirleri alarak bu riskleri ortadan kaldırmak, ya da en azından azaltmak mümkün değil midir?

***

Bakınız son Amasra maden kazasında da 41 canımızı kaybettik. Ateş yine düştüğü yeri yaktı da, Sayın Cumhurbaşkanımız bu sefer söylemini değiştirdi ve “kader” dedi. Emin olmak için kader sözcüğünün de sözlük anlamına baktım. Kader sözcüğünün yaygın tanımı; önceden belirlenmiş ve değişmeyecek olan olay akışıdır.

Böyle bir yazgı olduğuna ve asla değişmeyecek olaylar akışına ben de yürekten inanırım. Ama Bartın-Amasra’daki olayın  bir ilahi yazgı olduğuna inanmıyorum. Soma’daki de ve diğer maden kazalarındaki de…

On yıl Almanya’da yaşadım. Bulunduğum bölgeye komşu olan bölge tamamen kömür yataklarıyla kaplıydı. Kuzey Ren Vestfalya olarak adlandırılan  eyaletin içinde yer alan Ruhr  Bölgesi beş milyondan fazla nüfusun yaşadığı bir yerdir. Futbol meraklılarının isimlerini çok duydukları  Schalke, Dortmund, Bochum  ve Gelsenkirchen  şehirlerinin bulunduğu bu bölge halkının tamamına yakını kömür madenlerinde çalışır. Oralarda hiç  böyle maden kazaları duyuyor musunuz?

Bu kötü kader neden sadece bizde ve bizim gibi  insan hayatına pul kadar değer verilmeyen az gelişmiş ülkelerde yaşanıyor ki?

Sayıştay daha önce bir denetim yapmış; bu ocakta grizu patlaması riski olduğu konusunda uyarıda bulunmuş. Bu uyarı ne yazık ki ciddiye alınmamış. Madenin bağlı olduğu TTK Genel Müdürü bu uyarıya kulak  vermemiş. Zaten kendisi de daha önce Kozlu Maden faciasında oradaki sorumluymuş ve ihmalden yargılanıp ceza almış. Ama kendisi terfi edip Türkiye Taşkömürü Kurumunun başına getirilmiş.

Böyle olunca da Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade buyurdukları kötü kader değişmiyor elbette. Sıkıntı işin fıtratında değil, böyle yöneticilerin fıtratında diye düşünüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.