Bu Milletin Dili Binlerce Yıldır Türkçe'dir

Hep böyle yapıyorlar. Önce söyleyeceklerini söylüyorlar, sonra da güya yanlış anlaşılma açıklaması…

Ak Parti Gurup Başkanvekili Mahir Ünal o açıklamaları yaparken televizyondan izledim. Öyle ağzından kaçmış, sehven söylenmiş laflar değildi. Mahir Bey düşüne düşüne, ölçüp biçerek, lafın nereye gideceğini bilip hesaplayarak konuşmuştu.  Sözleri de gayet açıktı::

“Cumhuriyet  bizim lügatimizi,alfabemizi, dilimizi, hasılı bütün düşünmemizi yok etmiştir…”

Mahir Bey bu  konuşmayı gençlik buluşması konferans etkinliklerinde yapıyor. Sonra da bu sözlerine güya tarihten ve dünyadan örnekler veriyor:

“Tarihteki  en sert kültürel devrim  Türkiye’de yaşanmıştır. Mesela Fransız Devrimi her şeyi yıkmıştır ama lügate, yani  dile dokunmamıştır. Yine en sert devrimlerden bir tanesi MAO’nun Çin’de yaptığı kültürel devrimdir ve o da dile dokunmamıştır. Ama maalesef bir kültür devrimi olarak cumhuriyet bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi, hasılı bütün düşünmemizi yok etmiştir.”

Bunları söyleyen kişi cahil bir kişi olsa belki hoş görülebilir de,  üniversitelerde ders vermesine imkan tanınmış ve doktora yaptığı söylenen bir kişi olunca insan ister istemez üzülüyor. Bu garip düşünce yapısıyla  bir de gençlere öğütler vermeye kalkıyor.

***

Aslında Cumhurbaşkanımıza bile danışmanlık yapmış, siyasette uzman, ve partisinde sözü dinlenir bir kişinin şu verdiği örneklere bakar mısınız? Fransız Devrimi  her şeyi yıkmış da dile dokunmamış. Bu kadar saçma bir benzetme olabilir mi? Fransızlar Fransızcayı  kaldırıp da  yerine hangi dili koyacaklardı? Var oldukları günden bu yana kullandıkları ve üzerlerine titredikleri dillerini terk edip de Almanca, ya da İngilizce mi konuşacaklardı?

Çin’de yapılan devrime gelince; bana göre o  bir kültür devriminden çok sosyal devrim diye tanımlanabilir de, kültür  devrimi olsa ne olacak? Fransa için söylediğim şeyleri Çin için de söyleyeceğim ve Mahir Beye soracağım; Mao ne yapacaktı, tarihin en eski kültürlerinden olan ve binlerce yıldır Çince konuşulan Çin’de bu dili yasaklayıp  da hangi dili kullanacaklardı? Moğolca mı,  Japonca mı, ya da yıllarca savaştıkları amansız düşmanlarının dili olan Türkçe mi? Eğer Mahir Bey o lafları konuşmuş olmak için konuşmadıysa, gençlere karşı bilgelik gösterisi yapma düşünce ve hevesiyle kullanmadıysa ben o konuşma ve örneklerde doğruluk ve iyi niyet göremiyorum.

***

Bu topraklarda Türk Milleti  yüz yıllardır zaten Türkçe konuşur, Türkçe sevinir, Türkçe üzülür, Türkçe coşardı. Ben Anadolu’yu mesleğim gereği gezdim. Değişik bölgelerde köy öğretmenliği yaptım. Oralarda hiçbir zaman Mahir Beyi doğrulayacak bir durumla karşılaşmadım.

Bu milletin dili Orta Asya’dan çıkarken de Türkçeydi, Anadolu’ya geldiği zaman da Türkçeydi. Orhun Kitabeleri de Türkçeydi, Türklere Anadolu kapılarını açan Sultan Alparslan da Türkçe konuşurdu, Osmanlı Devlerinin kurucuları Ertuğrul Gazi ve Osman Bey de Türkçe konuşurdu.  Karacaoğlan da, Erzurumlu Emrah da, Dadaloğlu da, Ercişli Emrah  da şiirlerini ve türkülerini  Türkçe söylediler.  Tıpkı Cumhuriyetten sonra Aşık Veysel Şatıroğlu gibi…

Sayın Ünal, sizi bu ülkede yönetici  yapan, milleti yönetenler arasında bulunma onurunu veren Cumhuriyete bu düşmanlığı bırakın lütfen. Bizler güzel dilimizi kullanarak  birbirimizi gayet güzel anlayabiliyoruz. Belki tek sıkıntımız arada bir çıkıp şu zaten sık yaşayamadığımız ağız tadımızı, birlik beraberiğimizi bozmaya yönelik saçma sapan ve yerli yersiz açıklamalar oluyor.

***

Konu Yeniçağ tarafından gündeme taşınınca mahir Bey hemen açıklama yapmış. Aslında kendisi Cumhuriyete ve devrimlere dönük bir değerlendirme yapmamış. Sadece Cemil  Meriç’in bir kitabından alıntılar yapmış. Buradan cumhuriyete yönelik bir düşmanlık çıkarmak doğru değilmiş.

Bu açıklamayı okuyunca Sayın Ünal’a bir noktada hak verdim. Gerçekten de güzel dilimiz Türkçe Mahir Bey gibi bir takım yurttaşlarımızın anlama ve anlatma isteklerine cevap veremiyor. Düşüncelerini Türkçe ile anlatmakta sıkıntı yaşıyorlar.

Neden acaba?..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.