Cumhuriyet Bayramı

Milli bayramlar benim için çok özel günlerdir. Cumhuriyet Bayramını ise hepsinden farklı ve anlamlı bulurum. Bir ulusu kulluktan birey olmaya terfi ettiren, insan onuruna en uygun yönetim biçimidir Cumhuriyet.

Zaman zaman bu köşede eski günleri özlemle yad ediyorum. Belki de sabırlarınızı bile zorlayarak o günleri tekrar tekrar yazıyorum.

***

Sevgili okuyucu, geçmişte bu bayramlar büyük bir coşkuyla ve bütün halkımızın katılımıyla kutlanırdı. Sadece kent merkezinde değil, en yakınından en uzaktakine kadar, bütün köylerimizde bayram coşkusu yaşanır, davullar ve zurnalar sabahlara kadar çalardı. Bayram kutlamaları günümüzde olduğu gibi yasak savma kabilinden sadece protokol ile okullarımız tarafından kutlanmazdı. Bu bayram bütün ulusun bayramıydı ve bayram coşkusunu genciyle, yaşlısıyla, kadını ve erkeğiyle herkes aynı şekilde hissederdi.

***

Halk Belediye Meydanının çevresinde yerini alırdı. Okullarımız meydanın ortasında toplanır, şiirler ve günün anlamını ifade eden nutuklardan sonra muhteşem bir resmi geçit başlardı. Bu resmi geçitte Söke’de mevcut bütün meslek odaları ve kuruluşlar yer alırdı. O günün teknolojisi olan traktör romorkları ardı ardına alkışlar arasında meydandan geçerdi. Demirciler sembolik olarak traktör romorkunda demir döverler, terziler dikiş dikerek, berberler de tıraş ederek geçerlerdi.

O bayramlarda TARİŞ’in de yer alarak özellikle öğrencilere ve halka, içlerine Tarin Margarin sürülmüş sandviçler dağıttığını hatırlıyorum.

***

O törenlere katılmak biz öğrenciler için büyük bir onurdu. Hasta bile olsak, ailemizin muhalefetine rağmen törenlere katılır ve o havayı içimize sindirmenin mutluluğunu yaşardık. Ailelerimiz de bizim duyduğumuz heyecanı hisseder, törenlerde bizi izlemekten ayrı bir gurur duyarlardı.

***

Sevgili okuyucu, artık eski bayramları göremiyorum. Hükümet Meydanında çelenk töreni yapılıyor, o çelenklerin büyük bir çoğunluğunun oraya konması bile bence yanlış. Yer yer küflenmiş paslı tenekelerin çelenk olarak konmasının ve bazen günlerce orada kalmasının ne anlamı olabilir ki? Yürekten gelen sevgiyle konacak tek bir çiçek bile daha fazla anlam ifade eder.


Milli bayramlar ve özellikle Cumhuriyet Bayramı milletimizi bir araya getiren, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, millet olma özelliklerimize güç katan, bayrak sevgisini, vatan sevgisini, geçmişle gururlanıp geleceğe birlikte bakabilme duygularını güçlendiren çok özel bir gündür. Bayramı ihmal edip yasak savma kabilinden kutlamaya başladıkça birlik ve beraberliğimize yönelen tehditler de artmaya başladı.

***

Yıllar önce Aydın Caddesinde küçük bir mekanım vardı. Ulusal Bayramlar öncesi komşu esnaflarla birlikte öğrencilerin heyecan ve sevincine ortak olur ve özellikle bandoların başındaki “majör”lerden bizim dükkanların önünden geçerken borazanları da çaldırmalarını isterdik. Onlar da bu ilgiden memnun olurlar ve bu isteğimizi yerine getirirlerdi. O gün caddelerimiz boru trampet sesleriyle şenlenir, vatandaş olarak kaldırımlardan çocuklarımızı alkışlardık. Bayramı bayram gibi, çoluk çocuk, genç ihtiyar, hep birlikte aynı coşkuyla kutlardık.

Şimdi bakınız, bayram günleri o caddeler sessiz. Sadece mekanlara ve caddelere çekilen bayraklar bize bayramı  hatırlatıyor.

***

Son söz; açılışlar ve temel atma törenleri elbette ki çok önemli ve mutluluk verici  olaylardır. Ancak, bunlar  bize Cumhuriyetimizin verdiği gurur ve mutluluğu veremez. Özgür bireylerin yaşadığı özgür bir ülke olmaktan daha büyük bir gurur ve mutluluk olabilir mi? 

Kutlamalar ve resepsiyon yüz yıllık coşkuyla gerçekleşmelidir. Dünya bu coşkuya bakıp cumhuriyete bağlılığımızı görmeli, bu coşku ve birliktelik dostlarımıza güven ve mutluluk, hasımlarımıza da korku ve umutsuzluk vermelidir.

Bu vesileyle cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve onun çok kıymetli dava arkadaşlarını rahmet ve şükranla anıyor, bayramların bayram gibi kutlandığı günleri özlüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder

# Söke

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.