Dere Yatağına Okul İnşaatı

Bir konuda karar verirken  mutlaka düşünmek gerekir. Düşünürken de özellikle empati yapabilmek çok önemlidir. Bir konuda karar verirken kendimizi başkalarının yerine de koyabilmeliyiz.

Vereceğimiz kararlar insan hayatı için binde bir bile bir risk oluşturuyorsa, özellikle de geleceğimizin teminatı, gözümüzün nurları çocuklarımızın hayatı için bir tehdit söz konusuysa o karar yanlış  demektir.

Sözü Kastamonu’nun Abana ilçesinde yapımına başlanan okul inşaatına getireceğim. Okul dere yatağına yapılıyormuş. Kastamonu Valisi Sayın Avni  Çakır’a göre orası dere yatağı değilmiş.Okulun bulunduğu alandaki dere yatağı 70 metreye çıkartılmış ve inşaat da yapılaşma yasağının olduğu alandan 12 metre daha geriye çekilmiş. Vali Bey fetvayı vermiş:

“Teknik anlamda okulumuzun inşaatının buraya konumlandırılmasında bir sakınca görünmüyor…”

Gördünüz mü, azgın sel sularına karşı güvence 12 metrelik mesafe olarak düşünülmüş. Vali Beye göre sakınca görünmüyor olabilir de, bir başkasına göre sakınca görülebilir.

***

Sevgili okuyucu, söz konusu inşaatın bulunduğu yerde sözünü ettiğimiz Ezine Çayı daha bir sene önce taşarak tam yetmiş kişinin ölümüne neden olmuştu. Yetmiş  can kaybının yaşandığı bir sel felaketinden  sonra bu türlü kararlarda daha ihtiyatlı olmak gerekmez miydi?

Dere yatağı  genişletilmiş de, 28 metreden 70 metreye çıkarılmış. Üstelik dere çevresinde 5 metre boyunca da yapılaşmaya izin verilmiyormuş.  Tartışmalara neden olan okul inşaatının bulunduğu alanda ise yaklaşık 100 metrelik dere yatağı açıklığı varmış.

Vali Bey kesin olarak bir riskin olmadığını söyleyemiyor.

“Hem Bozkurt, hem de Abana ilçelerimiz konum itibarıyla birer Karadeniz ilçesi. Bir tarafı  deniz, bir tarafı  dağ… Bu sebeple çok  fazla  da altyapı alanımız yok.Hazinenin de çok az yeri var. Devlet su işlerimiz Ezine Çayı’nın şehir geçişinden itibaren 70 metre genişliğe çıkarıldıktan sonra yükseklikleri 3,5-5 metre arasında değişen duvarlarla korunmasını sağlıyor. Bu duvarlarımızın tamamı neredeyse bitti. Şimdi yan duvarlar ve söz konusu inşaatımız başlayacak.  Söz konusu inşaatın bulunduğu alanda dere yatağının genişliği 100 metre açıklıkta denize kavuşuyor.”

Bu binayı yapmak için hukuki ve teknik olarak  bir sıkıntının olmadığını ifade eden Vali Çakır alanla ilgili sıkıntılar olduğunu tekrar ederek çocuklarımızdan ve de buraya dökülecek milli servetten sorumlu olduklarını  söylemişler. Çocukların hayatı ile oraya harcanacak parayı aynı cümle içinde kullanmayı bile yakışıksız buluyorum.

Bu sözlerden de anladığım kadarıyla okul yerinin riskli olduğunu devletin kurumları da kabul ediyorlar. Devlet Su İşleri bu riski görmüş ve kendince önlem olarak yüksekliği beş metreye varan duvarlar çekmiştir. Bu duvarlar illa ki  koruyucu olacaktır. Ancak, Allah etmeye, selin gücünü kim tahmin edebilir ki?..

Ya o duvarları  da aşar ya da yıkarsa?..

Üstelik kaçacak yer de yok. Bir tarafı sel suları, diğer tarafı deniz. Siz böyle bir okula çocuklarınızı gönderir misiniz?

Keşke o okul dağın başına yapılsaydı. Mutlaka  daha güvenli olurdu.

***

Son söz; ben bu yazıyı niye yazdım? Kastamonu nere, Söke nere?..

Elbette ki bütün ülke sınırlarımız içinde kalan her yer bizim vatanımız ve oralarda yaşayanlar da aziz milletimizin fertleri ve bizim has kardeşlerimizdir. Ama daha da önemlisi bu anlattıklarımız bir zihniyetin, bir düşünce biçiminin açık bir örneğidir.   “Biz yapalım da ötesine Allah kerim” anlayışıdır. Her zaman da sel gelecek değil ya. Bu örnekteki uygulamalar ne yazık ki ülkemizin başka yerlerinde de görülüyor. Öyle olmasa kentlerdeki dere yatakları inşaat alanına çevrilir miydi? Dereler içinden geçtikleri kentler için bir zenginlik ve güzellik vasıtası  olmalıyken bu anlayış  nedeniyle bir kabus ve çirkinlik haline gelmiyor mu?..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder

# Söke

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.