Fırsat Dediğin Böyle Tepilir

Sökeli olarak hepimiz biliyoruz ki; rakipler kimler olursa olsun, nasıl takım kurarlarsa kursunlar, Sökespor’un hedefi hep şampiyonluk olarak belirlenir ve sezona şampiyonluk parolasıyla başlanır. Bana göre hedefi şampiyonluk olan bir takım öncelikle kendi sahasındaki bütün maçlarda galip gelebilmeli ve deplasman maçlarında özellikle kendisi gibi şampiyonluk adayı takımlar karşısında toplayabildiği kadar çok puan toplayabilmelidir. Bu mantıkla bakıldığında Sökespor’un henüz deplasman galibiyeti olmaması sebebiyle  işini her geçen hafta zora soktuğunun bilinmesinin ve gerekli tedbirlerin alınmasının elzem olduğu ortadadır. Ligin 8. haftasında ilk 4 sıraya bakıldığında şampiyonluk yolundaki rakiplerinin puan kaybettiği bir haftada 87. dakikada yediği golle çok önemli 2 puanı kaybetmiş olması anlatmak istediklerimin ispatı niteliğindedir. Bugüne kadar ki yazılarımda teknik konu-lara girmeme konusuna gösterdiğim hassasiyeti maalesef bu hafta gösteremeyeceğim. Çünkü ligin ilk haftasından bu yana Sökespor’da dikkatimi çeken en önemli konuların başında, takımın 70. dakikadan sonra geriye yaslanması, rakibe atak yapma ve baskı kurma şansı tanıması gelmektedir. Bunun en bariz örneği geçen hafta kendi sahamızda oynadığımız ve 14 takımlı bir ligde 13. sırada bulunan, 5 gol atmış ama 21 gol yemiş Yeşilçınarspor maçıdır. Bu maçı izlemeye gelen taraftarların farklı galibiyet beklentileri içerisinde sahaya çıkan Sökespor’un; skor 2-1 iken yine geriye yaslanması ve rakibe atak şansı vermesi sebebiyle rakip takımın bir topunun çataldan dönmesi, son saniyelerde rakibi 2’ye 1 yakaladığımız bir pozisyonda Mert’in topu arkadaşına aktarmak yerine golü kendisinin atmak istemesi adına kaçan mutlak bir gol pozisyonundan sonra; hakemin son düdüğüyle Sökespor taraftarlarının nasıl derin bir oh çektiğini hepimiz biliyoruz. Ben şimdi sormak istiyorum; hedefi mutlak şampiyonluk olan bir takımın ligin en zayıf takımı karşısında aldığı bu galibiyete sevinmeli miyiz yoksa çok önemli bir ders mi çıkarmalıyız? Hele hele geriye yaslandığımız zamanlarda oyuna alınan santrafor dediğimiz Abdülaziz’in uzun boyundan faydalanmak adına liberoya çekilmesiyle gelinen nokta; bana göre tamamiyle hoca zaafiyeti ve hatasıdır. Zira bana göre Abdülaziz’in oyuna alındığı dakikalarda skorun Sökespor lehine çok farlı olması gerekirdi. Tek temennim, Yeşilçınar ve Sarayköyspor maçlarının Sökespor adına ders niteliği taşıdığının bilinmesi bunun farkına varılması ve Kızılcabölükspor maçına gerekli çalışmalar yapılmış ve önlemler alınmış olarak çıkılmasıdır. Bu konuda en büyük görevde teknik kadroya düşmektedir. Gelelim yönetim konusuna ve kanayan yaraya parmak basmaya. Bugün hangi Söke’liye, Sökespor deseniz kendisi için çok önemli ve hatta kutsal olduğundan bahseder. Bugün hangi Söke’liye sorsanız Sökespor için elini taşın altına sokmaya hazırdır ve hatta eli taşın altındadır. Ama maalesef gelinen nokta konuşulanların hepsinin masaldan öteye gitmediğidir. Sökespor’a her dönem bir şekilde kendilerinden allah razı olsun, mutlaka birileri yönetim olarak sahip çıkıp ateşten gömleği giyme pahasına yönetimi oluşturuyor. Peki her şey bu kadar mı? Bitti mi? Bugün bir takımın hedefini şampiyonluk olarak belirlemesinin ve şampiyon olabilmesinin maddi güce dayalı olduğunu bilmeyen bir allahın kulu var mıdır? Yoktur. Aynı şekilde mevcut yönetim, sezon başından tutun da ligin 8. haftasına kadar nasıl geldi, takımın maddi durumu ne şekilde tahmini olan var mı ? Yoktur ve olamaz da… Sökespor’a maddi anlamda destek olanları tenzi ederek; Sökespor adına imkanları çerçevesinde beklenti içinde olunan; fakat desteğini esirgeyen, hiçbir katkısı bulunmayan tüm STK’lar, Odalar, Dernekler, Esnaflar ve en önemlisi işadamları sizler neyi bekliyorsunuz merak ediyorum. Efendiler, mevcut Sökespor yönetimi yalnız bırakılmış ve kaderine terkedilmiştir. Sohbetlerinizde Sökespor ismi geçtiği zaman “ŞAMPİYON SÖKESPOR” naraları atmakla, hikaye okumakla şampiyon olunamayacağını sizler de çok iyi biliyorsunuz. Şampiyonluk yolunda Sökespor’un manevi desteğe elbette ama manevi destekten çok maddi desteğe ihtiyacı olduğu gerçeğinden yola çıkarak artık herkes gereğini yapmakla mükelleftir. Sökespor Sökelinindir. Sökeli Sökespor sahip çıkmak zorundadır. İnşallah bu yazım sizlerin gereğini ve üzerine düşeni yapma adına düğmeye basmanıza vesile olur… Bu arada göreve geldiklerinden bu yana yönetim anlamında Sökespor’umuza sahip çıkan, bir şekilde ellerinden geldiğince maddi ve  manevi üzerlerine aldıkları görevi yerine getir-meye çalışan Tamer Makaraç ve Yönetim Kuruluna bir Sökeli olarak şahsım Sökespor’umuz adına teşekkür ediyorum. Allah sizlerden razı olsun. Rabbim kalbinize göre versin ve yolunuzu açık etsin… İnşallah maddi ve manevi emeklerinizin karşılığını şampiyon olarak alırsınız… Bu vesile ile başta yönetim kurulu olmak üzere teknik heyet ve futbolcu kardeşlerimize başarılar diliyorum…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Çavdar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.