Bu Sene De Böyle Olsun

Eskiden öğretmenler günü için yazı yazarken heyecanlanır, mutlu olurdum. Emekli bir meslektaşları olarak hem deneyim ve anılarımı paylaşmak hem de heyecanımı yansıtabilmek bana adeta eski günleri yeniden yaşatıyordu.

Yazılarımın sonunda sevgili meslektaşlarıma hep aynı mesajı verirdim; “ilk dersiniz de, son dersiniz de mutlaka sevgi olsun.” Çünkü öğretmenlik bir sevgi mesleğidir. Elbette ki herkes gibi onlar da yaptıkları işin, verdikleri mesainin karşılığında bir ücret alacaklardır.

Geçimlerini  temin, çoluk çocuklarının rızıklarını sağlayabilmek için illa ki  bir ücret ödenmesi gerekecektir.

Bu noktada aldıkları maaşların çok da yeterli olduğunu söylemek elbette mümkün değil. Zaten bütün iş kollarında aldığı ücreti tatminkar bulan olduğunu da sanmıyorum.

***

Bütün bu zor şartlarda  görev yaparak, ülkemizin geleceği olan çocuklarımızı ülkelerine, ve ailelerine faydalı bireyler olarak yetiştirip onları yarınlara güçlü bir şekilde hazırlamak ancak hevesle, sevgiyle  ve dayanışmayla gerçekleştirilir.

Sevgili okuyucu, sanırım konuyu öğretmenler arasında ayrımlara neden olabilecek olan şu kariyer sınavına getireceğimi  anlamışsınızdır. Böyle bir sınava neden gerek duyuldu, anlamak mümkün değil. Öğretmenler sınava girdiler, kazananlar “Uzman Öğretmen” olacaklar.

Bana göre öğretmenlik zaten uzmanlık mesleğidir. Bir sınavla uzmanlık mı olur?

Bakınız, yıllarca okumuşlar, onlarca, hatta yüzlerce sınava girmişler, kendilerine milletin çocukları emanet edilmiş, ama bir türlü uzman olamamışlar. Şimdi bir sınava girecekler ve uzman oluverecekler. Bu nasıl etkili bir sınavsa…

İş bununla da kalmayacak. On yıl uzman olarak kaldıktan sonra başöğretmen unvanını da alabilecekler. Ne güzel değil mi?..

***

Ben bu işi kuyuya atılan taşa benzetiyorum. Hani kırk tane akıllının uğraşıp da çıkaramadıkları taşa. Eskiden öğrenci  velileri çocuklarını okula yazdırmadan önce o sene birinci sınıfı okutacak öğretmenleri araştırırlardı. Geçtiğimiz yıllarda yetiştirdikleri öğrencilerle hangi başarıları yakalamışlar, hangi sınavları kazanmışlar falan gibi. Şimdi artık başka bir hesap yapılacak.  Hangisi uzman,  hangisi başöğretmen, onu araştıracaklar. Hatta bir sürü laf ve dedikodular da yapılacak.

“Falanca okulun öğretmenlerinin çoğu uzmanmış..”

“Filanca okulda uzman yokmuş,  ya da sadece bir taneymiş…”

“Benim çocuğumu başöğretmen okutsun. Yoksa Uzman Öğretmen de olabilir…”

Bu laflar hep söylenecek, bu türlü tartışmalar veli ile okul idareleri arasında  hep yaşanacaktır. Ayrıca Öğretmen odalarında da bazı soğukluklar yaşanabilir. Çünkü onca eğitimin karşılığında tatmin edici  bir maaş alamayan öğretmenlere sırf bir tane sınav kazandıkları için bin ya da iki bin lira fazla maaş vermek adalet duygularını da zedeleyecektir.

Keşke bu sınav hiç yapılmasaydı. Keşke öğretmenlerimiz bu sınava itibar etmeyip bir duruş sergileselerdi.

Keşke…

Öğretmenler gününüz kutlu olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.