Dostların Mektuplarıyla Yaşamak

Sevgili aziz dostlarım,

Bir yazı dizisine başlıyorum. “ Dostların Mektuplarıyla Yaşamak” başlığı altında nostalji (bir sıla özlemi / hasret, özlem) bağlamında geçmişte aldığım mektupları siz değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum. Bu dostlarımın bir kısmı bugün yok aramızda onları bir vefa borcu bağlamında tatlı uykularından uyandırmak, onları bir kez daha anmış olacağım. Aldığım mektuplar dayıdan, amcadan ve yakın akrabalarımdan gelen mektuplar değildir. Bunlar sanat, edebiyat dünyasında görüştüğüm, tanıştığım ve zaman zaman sohbet ettiğim şairler- yazarlar dostlarımdan gelen mektuplardır.

Biliyorsunuz mektupların sanat ve kültür dünyamızda ayrı bir yeri vardır. Sizlere sunacağım mektuplar, belki ilerde bir kaynak olur diye düşünüyorum. Bu değerli bulduğum mektuplar kenarda, köşede,  tozlu raflarda kaybolup gitmesine gönlüm asla razı olmadı. Gerçi “mektup türünün günümüzde unutulduğunu gözlüyoruz.  Cep Telefonları, bilgisayarlar, haberleşme biçimlerini değiştirdi, kolaylaştırdı, sıradanlaştırdı. Yazarlarımızın geçmişte yazdıkları mektuplar bugün yazınımızın en değerli ürünleri oldu. Bu nedenle dünyada ve bizde mektuplarıyla ünlenen yazarlar var. Yazarlarımızdan: Arkadaşım Orhan Kemal ve Mektupları ( Fikret Otyam),  Pireye Mektuplar (Nazım Hikmet), Kemal Tahir’e Mahpushaneden Mektuplar ( Nazım Hikmet ), ( 1 ), “ Mektup ve Kitap”  denilince aklımıza neler gelmeyecek ki… Mevlana’nın Mektubatı’ndan   

Alphonse Daudet ’in Değirmenim ’den Mektuplarına kadar pek çok kitabı hatırlayacaksınız  elbette. Cahit Sıtkı Tarancı’nın İnci Enginün tarafından hazırlanan Evime ve Nihale Mektuplarının yanında bir arkadaşına yazdığı mektuplar ve Ziya’ya Mektupları  “ aklımıza gelenlerden bazılardır.

Türk Dil Kurumunun  “Güzel Yazılar”  Dizisinin altıncı kitabı Mektuplara ayrılmıştır. Geçtiğimiz yıllarda PTT yönetebileninin –Cumhuriyetimizin 100. Yılında açılmak üzere başlattığı mektup kampanyasının hatırlayınız, mektuplar konusunda çok sözler söylenmiş ve yazılmıştır. Erzurum manilerinde de şöyle bir mani vardır: ( 2 )

   Mektubun dili vardır

  Dilinin teli vardır

  Tez gidip tez gelesen

  Dünyada ölüm vardır…

Mektup konusunda bir de yazar Selim İleri şunları yazıyor: “ Yazdıklarımın birer mektup olmasını isterdim. Mektupların derme, çatma, savruk ifadesi, dolaşık sözleri bağışlanır. İçtenliktir mektuplardan beklediğimiz. Telgraf, telefon, çağının hızla değişen, genişleyen teknik olanakları mektubun noktalanmasına yol açıyor. Mektuplar özlemiyle, karmakarışık kitaplığımdaki mektup derlemelerini bir araya getirmeğe çalışıyorum. Tozlu raflardan birinde Cevdet Kudret’ e Mektuplar karşıma çıktı. ( 3) diye yazıyor.

        Ünlü Türk düşünürü bilim ve düşünce adamı Ziya Gökalp  ( Diyarbakır 1876-  İstanbul 1924) Malta’ya sürgüne gönderildiği günlerde ailesine ve dostlarına gönderdiği mektuplar konusunda şöyle der: Mektup aldığım gün, bir bayram günüdür. O esirliği de, ayrılığa da unutuyorum. Keşke her gün mektup alabilsem!..

Mektubun tatlı tesirini bildiğimi içindir ki, ben de sizi bırakmamak için elimden geldiği kadar gayret ediyorum.(Ziya Gökalp Üzerine Notla, Say; 32), Mektuplarını bana hayat veriyor. Bu felaketlere beni mukavemetli  (dayanıklı) yapan mektuplarınızdır. Siz olmasanız ve mektuplarınızı almasaydım, çoktan hastalanır biterdim”( S:36) Ünlü düşünür sosyolog şair ve yazar Ziya Gökalp mektupların önemi bağlamında geniş bir yelpazede söyledikten sonra şunları sözlerine ekliyor: “ Mektup; seven bir ruhun, seven bir ruha armağanıdır.  Binlerce kitaba sığmayan en derin hakikatler,  bir mektubun içine sığabilir; çünkü hakikatlerin hakikati muhabbettir, sevgidir, Mektup ise sevgi ile doludur. ( Sayfa: 105)

Ben mektuplardan söz ederken saygıdeğer bilim adamlarımızdan Prof. Dr. Saim Sakaoğlu’nun geçmiş günlerde bana imzalı olarak gönderdiği “Dostlara Mektuplar” (1991-2010) Kömen Yayınları-Konya 2010) tarihli kitabında dostlarından gelen mektuplardan söz ediyor. Sayın Saim Sakaoğlu mektuplar konusunda şöyle diyor: “Mektup” ve kitap denilince aklımıza neler gelmeyecek ki… Mevlana’nın Mektubat’ından Alphonse Daudet’inin Değirmenimden Mektupları’na kadar pek çok kitabı hatırlayacaksınız elbette. Zaten Edebiyatımızın önemli kollarından biri değil midir mektuplar?  Belki kırk elli yıldır nice dergimiz mektup özel sayıları yayınlamışlardır. Son olarak elimize ulaşan Hece dergisinin özel sayısından da öğrendiğimize göre; Tercüme, Türk Dili, Oluşum, Düş Çınarı vb. dergiler de özel sayılar hazırlamışlardır. Milliyet Sanat Dergisinin, Yeni Dergi’nin,  Hayalet Gemi dergisinin, yeni Gündem Dergisi’nin özel sayıları da hatırlayalım “ diyor. (5) Burada Sayın Prof. Dr. Saim Sakaoğlu mektupların öneminden ve onlar için  yazılan, binbir emekle hazırlanan  özel sayılardan  söz ediyor… 

MEKTUP:

Uzakta bulunan herhangi dosta, arkadaşa gönderilen ya da kamu kuruluşları arasında haberleşmeyi sağlayan bir yazı türüdür. Mektuplarda dilek ve arzu bildiren duygu ve düşüncelere yer verilir.

Mektupta kullanılacak anlatım, bunu okuyacak kişinin kültür düzeyine göre ayarlanır. Arkadaşa yazılacak bir mektupta kullanılacak dil, büyüğe yazılacak mektuptaki dilden elbette farklı olmalıdır. (E. Kantemir, Yazılı ve Sözlü Anlatım, s. 255)

Edebiyatımızda mektup türü, Tanzimat Edebiyatı döneminde gelişmeye başlar. Özellikle Abdülhak Hamit TARHAN ile Namık Kemal’in birbirlerine yazdıkları mektuplar, bu gelişmenin önemli ve tipik örnekleridir.

Bilim, edebiyat ve siyaset adamlarının mektupları, ayrıca çağının özelliklerini yansıttığı için, birer “belge” niteliği de taşırlar. (H. F. Gözler, Örnekleriyle Türkçe ve Edebiyat Bilgileri, s. 513)

Mektup Türünün Dil ve Anlatım Özellikleri:

Mektuptaki dil ve anlatım özellikleri, mektubun yazıldığı kişinin yakınlık derecesine ve mektubun içeriğine göre değişiklik gösterir.

Mektup, yazılan kişiye uygun bir hitapla başlar. Mektuptaki ilk ifade durumundaki hitap, muhatapla aradaki samimiyete ve mektubun özel, edebî, iş mektubu veya resmî mektup oluşuna göre değişmektedir. Mektuplar, dört grupta  sınıflanır.

.........................

Yazımız devam edecek...

1.  Özel Mektuplar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.