Bunlar Çıldırmış Olmalı

İnsan aklını kaybedecek. İyi ki başımıza taş yağmıyor diye düşünüyorum. 28 yaşındaki  bir adam 6 yaşındaki bir kız çocukla evlenmiş. Buna hangi  akıl, hangi vicdan onay verir ki?..

Bunlar çıldırmış olmalı. Oyun çocuğu bile diyemeyeceğimiz,  adeta bebekliğini  yaşamaya devam eden bir çocuktan ne istediniz ki? Yazıklar olsun demekten başka bir şey düşünemiyorum.

Devletin yasaları bir sınır belirlemiş. 18 yaşından küçüklerin evlenmelerini doğru bulmamış. Bunu zorlayarak daha küçük yaşlardaki çocukların evlendirildiğini zaman zaman duyardım. Hatta bazen aileler mahkemelere gidip çocuklarının yaşlarını büyüterek evlenmelere yasal zeminler oluşturma yoluna gidiyorlar.

“Efendim, aslında bu kızın yaşı büyük de,  nüfusa küçük yazdırılmış…”

Sanki kız çocuğu bir an önce elden çıkarılması gereken bir mal,  yerine teslim edilmesi gereken bir emanet…

Biz bunlara  alışmıştık.  Aslında alışmamamız gerekirken alışmıştık. Yani 15 yaşındaki, 16 yaşındaki kız çocuklarının evlendirilmelerini kanıksayıp, olağan karşılamaya başladık. Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki, artık bu iş vicdan ve merhamet sınırlarını aşıp bebeklerle evlenme sapıklığına kadar gelmiş.

Acı olan tarafı; bu kız çocuğunun babası da bir cemaat lideriymiş. Yani islami konularda kanaat önderi… Bu kişi altı yaşındaki kızını kendisinden çok büyük bir yetişkinle evlendirirken hiç mi yüreği sıkışmadı? Hiç mi  Allah korkusu duymadı?..

Zaten kapalı devre yaşadıkları için kuldan utanmaları yok.

***

Şimdi de bu küçük yaşta evlendirilen kızın kardeşleri olduğunu iddia eden kişiler çıkıp televizyonlarda olayı yalanlama ihtiyacı hissetmişler. Kardeşleri yalan söylüyormuş.

Sevgili okuyucu, şu anda yirmi yaşını geçip bir yetişkin durumunda olan bir kadın durduk yerde hem babasına, hem de kocasına neden iftira atsın ki? Çıktı, kendisinin 6 yaşındayken evlendirildiğini, 14 yaşında da çocuk doğurduğunu ifade etti. Haydi, diyelim ki altı yaşında evlilik iddiası bir iftira, peki 14 yaşında anne olmasına ne diyeceksiniz? Yani 13 yaşında evlenince normal mi oluyor?

Kardeş olduklarını ifade eden iki kız ve bir erkek televizyon kameraları karşısında kardeşlerini adeta ruh hastası bir iftiracı olarak ilan ederek söylenenlerin yalan olduğunu, kendilerinin böyle bir olaya tanık olmadıklarını söylüyorlar. Babalarını ve eniştelerini  yapılan uygunsuz eylemden aklamak için kardeşlerini kamuoyu önünde mahkum ediyorlar.

***

Bu iş mahkemeye intikal etmiş. Elbette ki  adalet kurumu olayı aydınlatıp gerçekleri ortaya çıkaracaktır. Ben elbette ki ne hakimim, ne de savcı. Emin olmadığım bir konuda insanları mahkum edemem. Ama ortada ses kayıtları da olduğu söylenince ve üstelik mahkemede Bakanlık kurumu bile müdahil oluyorsa ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye düşünmeden edemiyorum.

Burada tek üzüntüm; mahkemede ilk duruşmanın mayıs ayına atılması oldu. Mahkemelerde yoğunluk olabilir elbette, ama bazı davaların önemi, toplumda yarattığı infial ve kaygı da dikkate alınarak öncelikler tayin edilmeli diye düşünüyorum. Burada adalet gecikmemeli. Çünkü  olay sabit görülür de failler cezalandırılırsa ibreti alem olacaktır. Bu türlü niyet içinde olanları caydırıcı bir etkisi olacaktır.

Eğer olay sadece bir iftiraysa iftira sahibine gereken müeyyideler uygulanarak insanların babalarına bile kolayca iftiralar atmaları engellenmeli.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.