Mağaza Taşlama Modeli

Demek ki Türkiye’nin gündemi çok hızlı değişiyor da, biz içinde yaşarken bu değişimin çok da farkına varamıyoruz. Bakınız, birkaç gün hastanede yatmak zorunda kaldım.  Doğal olarak da gündemi takip edemedim. Bu süre içinde neler olmuş, neler…

Birkaç gündür paylaşıyorum;  bebek  yaşta gelin edilmeler… Yine meclis çatısı altında bir milletvekilinin bir başka milletvekilini vahşice darp edip komaya sokması…

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, bir de bazıları kendilerine kolluk kuvveti rolü biçmişler. Bir gurup pahalılıktan sorumlu tuttukları bazı zincir mağazaları taşlamışlar ya da taşlatmışlar.

Yöntem ne güzel değil mi?

“Sen bana soğanı pahalı satıyorsun ha, al sana taş…”

“Senin yüzünden enflasyon yükseliyor,  alım gücümüz zayıflıyor. Bu taşlar size az bile…”

Gördünüz mü, enflasyonla mücadelede yeni yöntemler geliştirmişiz. Bu modelin adı da taşlama modeli.

***

Model  daha çok yeni olduğundan uygulama alanı da çok yaygın değil. Şimdilik sadece üç harfli zincir mağazalara uygulanıyor. Yani sakın aşka gelip elektrik idarelerini ya da akaryakıt istasyonlarını taşa tutmaya kalkmayın. O zaman yanarsınız.

Bir şey beni düşündürdü de, mantıklı bir açıklama getiremedim. Ne diye sadece bu mağazalar hedef alınıyor. Aslında diğer zincirlere ve de alışveriş merkezlerine baktığımızda bunların fiyatları onlara göre daha bile makul görünüyor. Durduk yerde bu iş yerleri neden ve kimler tarafından hedef gösteriliyor ki?

Üstelik taşlanan bu mekanlar iktidara yakın isimler tarafından kurulmuş ve de işletilmekte. Hatta geçtiğimiz yıllarda güya kırmızı ette meydana gelen fiyat artışlarını frenlemek için yapılan et ithalatında da bu mağazalar bir şekilde hükümetle işbirliği yapıp o ithal edilen etleri satabilme ayrıcalığına sahip olmuşlardı. Ben bir tüketici olarak alışverişe gittiğimde de en uygun fiyatları buralarda bulup ihtiyaçlarımı buradan alıyorum. İnşallah bu alışveriş sırasında kafama bir taş yemem. İş artık buralara vardıysa doğal olarak endişe ediyoruz.

Bir çift sözüm de iktidarın ucuzluk umuduyla önümüze sürdüğü Tarım Kredi Marketleri için olacak. Eğer devlet destekli bu ucuzluk marketlerinde fiyatlar böyleyse kimsecikler bu işi zorlamaya kalkmasın. Ne zaman gitsem bir şey alamadan çıktım. Çünkü fiyatlar uçuyor. Sadece toz şeker ucuzdu, onu da birer paket, yani beşer kilo veriyorlardı. Benim ihtiyaç listemde yer almadığı için zaten bakmadım bile. Kalan ürünlerin hepsi de el yakıyor ya da en azından söz konusu zincir mağazalarla başabaş fiyatlardı.

***

Son söz; bu taşlama işini yapan bir gurubun yönetici ve yönlendiricisi olduğu söylenen kişinin de yaşadığı kentte zincir mağazaları olduğu iddia edildi ki, insan ne diyeceğini bilemiyor.

Sayın Nebati gerçekten de sıra dışı bir Maliye Bakanlığı yapıyor. Bizi parıltı, kıpırtı, uyuyup uyanma gibi dünyanın kıskandığı ekonomi modelleriyle tanıştırdıktan sonra şimdi de taşlama modeliyle yeni ufuklar açtı.

Dünya bizi gene kıskanacak.

Ne yapalım, onların böyle bir bakanları yok diye hasetlerinden çatlasınlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.