Bütçe Görüşmeleri ve Ülke Gündemi

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütçesinin görüşüldüğü şu son bir ayda televizyon ve gazete haberlerine baktığımızda ağırlıklı gündem konularının ekonomi olması gerekmez miydi? Halbuki biz ekonomiyi pek de duymadık. Hatta Bakan Nurettin Nebati’nin sıra dışı çıkışları ve sadece kendisinin bilip anlayabildiği ekonomi modelleri olmasa ekonomi gündeme bile gelmeyecekti. Oysa bu bütçe meselesi konuşulmalıydı. Geçen dönem bütçe rakamları gerçekçi tespit edilmediğinden ya da ülke ekonomisinin geleceğiyle ilgili öngörüler doğru yapılmadığından senenin ortasında bir ek bütçe yapmak zorunda kalmıştık. Ben yine aynı şeyin olacağını düşünüyorum. Çünkü yeni bütçede teklif edilen artışlara bakınca bırakınız yatırımları, o paralarla maaşların bile ödenebileceğinden kuşkuluyum.

***

Son günlerde çocuk istismarı gündemin ana konusu oldu. Özellikle altı yaşında evlendirildiği söylenen çocuk gelin hepimizin tepkisini çekti.

Burada yapılan konuşmaları anlamakta güçlük çektiğimi söylemek istiyorum. Bu olayda tek bir hassasiyet olmalıdır. O da o minik yavrunun, oyun çocuğu yaşına bile ulaşamamış bir bebenin hakkına, hukukuna sahip çıkabilme, onu koruyup kollayabilme hassasiyetidir. Ama bakıyorum da, koskoca bakan bile konuşurken sanki bir yerleri incitmekten korkar gibi ifadeler kullanıyor. İşte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık Hanımefendinin bu konudaki sözleri:

“Çocuk istismarı, çocuğa yönelik istismar vakaları siyasetin konusu değildir. Bunlar son derece insani ve her zeminde, her toplumda karşılaşılabilecek meseleler…”

Şu lafın anlamını tam olarak çözemiyorum: Bu olayın siyasi bir olay olmadığı, toplumsal bir olay olduğu vurgusu yapılıyor.

Kardeşler, ortada bir suç var ve suçun cezalandırılması, adaletin tecellisi, mağdurun uğramış olduğu sıkıntıların mümkün olduğunca ortadan kaldırılması söz konusudur. Yani, bu olay siyasi olsa ne olur, toplumsal olsa ne olur?.. Cezada artış ya da indirim mi olur? Sonuçta bir suç işlenmiştir. Aynen bir hırsızlık, bir gasp, bir cinayet gibi suç işlenmiştir. O suçlarda dava siyasi midir, değil midir diye konuşulmuyorsa bunda niye konuşuluyor?

Kaldı ki, ülkeyi siyaset yönettiğine göre, işlenen bütün suçlardan da siyaset kurumu sorumludur. Hani demiş ya Hz. Ömer; “Fırat’ın kenarında bir kurt kuzuyu kapsa hesabı Ömer’den sorulur” diye…

Şu sıralar hesap sorulacak bir Ömer olmasa da ülkede yapılan hem güzel ve doğru işlerden, hem de çirkin ve yanlış işlerden siyaset sorumludur. Güzele nasıl sahip çıkıyorlarsa yanlışı da sahiplenip düzeltme çabasına girmelidirler.

“Açılan ceza davasında bakanlık olarak müdahiliz. Sayın cumhurbaşkanımızın da hassasiyetiyle 20 yıldır devam eden bir mücadele var. Şiddetle mücadele var, çocuklara ilişkin şiddetle mücadele var. Bunu kimse inkar edemez. Bu ve benzeri vakaların bakanlık olarak her zaman içinde oluruz. Mağdur bize gelmiştir, hemen kolluk güçlerimizi harekete geçiririz. Ya da mağdur kolluğa gitmiştir vaka bize gelir biz olaya dahil oluruz. Gerek sosyal hizmet ve barınmanın temini noktasında biz tüm mağdurun yanındayız. Mağdur talep ederse, Bakanlık tarafından psikolojik destek de verilebilir’”

Yukarıdaki lafların yarısından çoğu sadece laf kalabalığı gibi. Sayın Cumhurbaşkanımızın da hassasiyetiyle yirmi yıldır devam eden şiddetle mücadeleye somut bir örnek verilebilir mi? Vakıf yurtlarında istismar edilen çocuklar için “bir kereden bir şey olmaz” gibisinden laflarla yürekler daha fazla dağlanmadı mı?

Sayın Bakan mağdurun yanındayız sözleriyle o kişinin barınma gibi ihtiyaçlarıyla psikolojik destekten söz etmiş. Tabi, o da talep  gelirse…

60 yıl hapis istemiyle yargılanırken tutuksuz olarak dolaşan sanık için ne düşünülür?

Sayın Bakan bunu da açıklasa…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.