Cumartesi Annelerine Kim Gidecek?

Geçen hafta bebek yaşta evlendirilen bir kız çocuğu ülkenin gündeminde birinci sıraya oturmuştu. Bu konu mecliste de konuşuldu. Muhalefet partileri hükümeti suçladı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı da yapılması gerekenlerin yapıldığını ifade etti. Muhalefet Partilerine mensup bayan milletvekilleri bir de çok anlamlı pankartlar taşıdılar ve bakan konuşurken bunları kaldırdılar:

“Çocuk susmadı, siz sustunuz. Biz susmayacağız…”

Galiba bu sözler Sayın Cumhurbaşkanımızın  zoruna gitmiş. Yapmış olduğu açıklamada her zaman olduğu gibi suçu yine Kemal Kılıçdaroğlu’nun üstüne attı.

Her zaman duymaya alışık olduğumuz eleştirileri saydırdı da bir sözü garibime gitti. Kılıçdaroğlu’na sordu?

“Cumartesi Annelerini  neden ziyaret etmiyorsun?”

Bu mealde bir laftı. Kemal Kılıçdaroğlu bu ülkenin ana muhalefet partisi lideri. Yani elinde yürütme erkiyle ilgili hiçbir yetki yok. Üstelik meclis aritmetiği nedeniyle denetim görevini de tam olarak yapabildiği söylenemez. Mecliste verilen bütün önergeler ve teklifler hiç tartışılmadan geri çevrildiği için bir denetim söz konusu olmuyor. Bu durumda Kemal Bey ne diye Cumartesi Annelerini ziyaret edip onlarla sohbet etsin? Kaldı ki, daha önceleri benzer ziyaretler yapıldı. CHP’li pek çok vekil o anneleri dinleyip teselli ettiler.

***

Bu söz üzerine Cumartesi Anneleri ile ilgili küçük bir araştırma yapmak istedim. Geçmişleri 1995 yılına kadar gidiyor. Ortaya çıkış nedenleri kayıp olan evlatlarından haber alabilmek. Her cumartesi günü Galatasaray Meydanında oturup sessizce protestolarını sürdürüyorlarmış. Zaman zaman engellemelerle de karşılaşmışlar ama eylemlerini bugünlere kadar sürdürmüşler.

İktidar açılım süreçlerinde bu harekete pek de yüz vermemiş, ancak; o süreç başarısız olup da PKK terör örgütüyle yeniden silahlı mücadele başlayınca bu annelere de sahip çıkılmış. Terör örgütü tarafından çocukları kaçırılan anneler olarak takdim edilmişler.

Doğrudur, terör örgütü küçük yaşlardaki çocukları bazen rıza ile, bazen de zorla ailelerinden koparıp dağa kaçırıyor ve onlara silahlı eğitim verip devletin üstüne salıyor. Cumhurbaşkanımız bu kaçırılan çocukların da terör örgütü elebaşıları tarafından cinsel istismara uğradığını, Kılıçdaroğlu altı yaşındaki bebeğe sahip çıkarken bu kaçırılan çocuklardan ne diye söz etmediğini soruyor. Kendisini terörü koruyup dindar kesimi kötülemekle suçluyor.

Sayın Cumhurbaşkanım, affınıza sığınarak bu kıyaslamayı doğru bulmadığımı ifade etmek isterim. Özellikle de dindar kardeşlerimizi terör örgütü mensuplarıyla kıyaslamanız hiç yakışık almadı.  Üstelik ortada suçlanan dindar bir yurttaşımız da yok. Altı yaşında gelin edilen kızın babası ve sözde kocası ise zaten dindar değillerdir. Çünkü dindar insanda önce Allah korkusu olur. Allah’tan korkmayan, kuldan utanmayan bu kişilere dindar diyerek gerçek dindar yurttaşlarımızı incitmeyin. Bunlar dini bir geçim kapısı haline getirmiş dinsiz imansız kişilerdir.

Son söz; Mayıs ayına atılan ilk duruşmanın Ocak ayına çekilmesini çok olumlu buldum. Sebep olanlardan Allah razı olsun. Dava için iki yıl beklenmesini ise anlayabilmiş değilim. Orada bir kaygı söz konusu olduysa bunun da yanlış olduğunu belirtmek isterim. Adaletin tecellisi için yapılması gereken bir şey daha kalmıştı; sözde koca ve babanın tutuklu yargılanması. Onlar da tutuklandığı için adaletin tecelli edeceğine olan inancım daha da güçlendi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.