Neden Böyle Oldu? (3. bölüm)

Mustafa iş çıkışı evine geliyor, odada oturacak yer bulamıyordu. Odanın içi tıka basa doluydu. Böyle şeylere saçma sapan uyduruk şeylere inanlar vardı. Oda bayanlarla oda doluydu. Mustafa:” Ben iş çıkışı eve geldiğimde,” sen çayı demle beraber içelim demişti,”  Ayşegül’de bunu kabul etmişti. Mustafa odaya girdiğinde çayı başkaları demliyor, hep beraber içiyorlardı. Akşam yemeğini geç saatlerde yiyorlardı bakım yüzünden. Kocası bu durumdan çok sıkılmıştı. Bu duruma kızsada, söylensede bakım yapmaya yine de devam ediyordu. Ayşegül bakım yapmaktan hoşlandığını, başkalarına yararlı olduğunu, Mustafa’nın bu durumuna karışmamasını,  gelirine katkıda bulunduğunu söylüyordu. Kocasını ciddiye almadığını sanki haykırıyordu. Büyük oğulları askeri okulda okuyordu. Oğulları ara tatile gelmişti. Ayşegül’ün abisi bir arkadaşına baktırmak istemişti, Ayşegül’ de bakım yapmak istememişti. Mustafa, Ayşegül, Ersan, Tayfun televizyon seyrederken kapının zili çaldı, kapıyı Ersan açtı. Büyük abisi ile en küçük oğlan kardeşinin ellerinde kazma sapları ile kapının açılmasıyla beraber hırsla içeri girdiler. Küçük oğlum Tayfun korkudan benim yanıma geldi.

Abisi Ali:” Sen kim oluyorsun da benim bakıver dediğim kişiye bakmıyorsun? Söylerken ağzından köpükller çıkıyordu. Ayşegül’ün üzerine yürüdü, kardeşine sopayı vuracakmış gibi yaparak. Durdu. Mustafa, hemen ortaya atıldı.

Mustafa:” Sen ne hakla benim evimde eşime hakaret ediyorsun, o artık sizden çıktı. O benim nikâhımın altında, derhal evimi terk et” dedi.

Abisi Ali:” Sen sus topal!” Mustafa’ya dönerek söyledi. Daha sonra evde herkese küfürler savurarak evi terk etti. Mustafa o anda eline ekmek bıçağını alarak parçalara ayırmak istedi, yapamadı. Sakatlığın gözü kör olsun. Mustafa, eşine dönerek:” Bunlar senin kitaba bakmak yüzünden oluyor. Ya burada bir daha bakım yapmayacağına söz ver yâ da ben senden ayrılmak istiyorum,” sinirli bir şekilde, hırsından yumruğunu yere vurmaya başladı. Büyük oğlum göreve başlamış, küçük oğlum da abisinin okuduğu okula kazanmış orada okumaya başlamıştı. Mustafa ve Ayşegül bir pazar günü oturuyorlardı, Ayşegül eşine doğru yüksek sesle:”Allah belanı versin senin,” diye bağırmaya başladı. Şaşırmıştı Mustafa:” neden öyle söylüyorsun? Ben bir şey yapmadım ki,” şaşkınlıktan dedi.

     Ayşegül:” Bana üç harfliler dokunuyorlar, bana yapılan büyü yüzünden oluyor,” dedi ve sustu. Kocası bu sözlerden bir şey anlamadı. Mustafa:” ben böyle şeyler istemem, bak bu son olsun, bir daha tekrar ederse, senden kesin olarak boşanırım, zaten seninle severek evlenmedim, ayağına denk al, ben böyle şeyleri inanmam, bunlar benim için hiç bir şey ifade etmiyor,” dedi ve çaresiz kaldığı için hırsından ağlamaya başladı.

Ayşegül’ün tarikat dalgasıda vardı; Söke’ye şeyhi gelmiş, gidebilir miymiş, kocası izin verebilirmiymiş, diye söyleniyordu. Daha sonraları tanımadığı bir sürü kişiler, Konya’dan misafirleri geldiler, Mustafa’nın tanımadığım tip tip insanlar, “ah abla yaktın benim başımı,” dedi kendi kendime, devamla:”şu çocuklarım mezun olsun, ekmeklerini kazanmaya başlasınlar, senden boşanmazsam bana ne derlerse desinler,” dedi.

Mustafa emekli oldu, evinde rahat edeceği zaman, evi hergün sinema salonu gibi tam dolmaya başladı. Mustafa’nın kızdığını anladıklarında bakım için gelenler:” Ayşegül hanım hayırlı işler yapıyor, insanların hayır duası alıyor, insanları iyileştiriyor,” diyorlardı.

      Mustafa:” Sizlerden hayır dua alıyor ama benim psikolojim bozuluyor,” diyordu fakat onlar için sözlerinin bir anlamı yoktu. Bir ara gelenlerin hepsi kovmak istedi Mustafa. Ayşegül: “sakın böyle bir şey yapma,” diye bağırmaya başladı. Kocasının kızması umurunda değildi.

Günler böylece geçmeye başladı. Mustafa’nın dayanacak gücü kalmadı. Aylar yıllar geçti gitti. İki oğulları okumuş, sağlıkçı astsubay çıkmışlardı. Onları evlendirdiler. Her oğullarının ikişer çocukları oldu. Mustafa bir türlü Süheyla’yı unutamadı. Hangi şartlarda olursa olsun sevgi ölmez, gerçekten sevene.

Bir gün Ayşegül’ü karşına oturttu:” Bak seninle aramızda benim açımdan sevgi diye birşey yok. Sen, beni sevmiş olabilirsin, ben seninle karşılaştığımız günden şu ana kadar, seni bir türlü sevemedim. Büyük ablam seni istemiş, annen vermiş. Ben seni sevemedim, benim sevdiğim kız vardı adı Süheyla, ablam onu istemeye gitmedi. Seninle evlenmeme ablam istedi, seninle zoraki evlendim. Ben senin yüzüne bakınca Süheyla’yı görüyorum, sen de bunu kabul et, senden boşanmak istiyorum, özgürlüğüme kavuşmak istiyorum, lütfen kabul et,” dedi.

Mustafa gün geçtikçe sinirli olmaya başladı. Eşine karşı daima kibar davranıyordu. Aklından Süheyla’yı bir silebilse herşey düzelecekti. Mustafa ile Ayşegül odada otururken fazla konuşmaya başlamıştı. Fikirleri uyuşmuyordu. Biri kendini hiç yetiştirememiş, diğeri ise hala o yaşta okuma heveslisiydi. Hatta ikinci çocuğu dünyaya geldiğinde; Mustafa üniversite imtahanına girmişti. Hukuk okumak istiyordu. İmtahana girdi. Kazandı, fakat sonuç bir türlü gelmedi. Yılllar sonra Ayşegül;” Sen kazandın, avukat olunca sen beni boşarsın diye, ben kâğıtları yırttım,” deyince Mustafa:” Sana söyleyecek söz bulamıyorum,” sinirli sinirli. Mustafa oğullarına danıştı, annesiyle bir olmak istemediğini söyledi. Kararını verdi; Anlaşarak bir celsede boşandılar. Şimdi her istediğini yapıyordu, istediği zaman yatıyor. Dünya varmış! Yetmiş yaşıma gelmişti, bu yaşına kadar şunu öğrenmişti:” Ne bir kız için nede bir erkek için üzülmeye değmezmiş. Süheyla’nın yaşayıp yaşamadığını araştırdığında; öldüğünü öğrendiği anda yıkıldı. Tanrıdan kendi de ölmek istedi, sevdiğine kavuşamadı. (SON)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar ÖRKELİ - Mesaj Gönder

# Söke

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.