Söke'ye Bakan Gelmiş

Geçen hafta  Sanayi ve Teknoloji  Bakanı Mustafa Varank Söke’ye gelmiş. Galiba şehrimizin içine pek uğramadan OSB’den geri dönmüş. Öyle ya, kendileri Sanayi Bakanı, bu nedenle de Organize Sanayi Bölgesine uğrayıp ziyaretini tamamlamış.

OSB’ye gelen devlet ricalinin ilk ve hatta tek uğrak yeri de her zaman kağıt fabrikası oluyor. Olsun elbette, onlar da Türkiye’nin adeta bir diğer ucundan, Kahramanmaraş kentimizden kalkıp bizi diyerek buralara gelmişler ve yatırımlarını ilçemize yapmışlar. Devletimizin kendilerine gösterdiği ve de göstereceği ilgi elbette ki bizi de memnun eder.

Bakan Varank Söke OSB’nin büyüklüğünden söz ederken Ak Parti geleneğini bozmadı. Yine yaptıklarını övüp muhalefet partilerine, özellikle de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na göndermeler yapmayı ihmal etmedi. Özellikle de buraya gelip bakmasını, Amerika’ya gitmek yerine buraları görmesini istedi.

Şunu düşünmeden edemiyorum; Kemal Bey buraya gelip kağıt fabrikasını görse ne olacak, görmese ne olacak? Amerika’ya devletin parasıyla gitmedi. Gidip oralarda maç falan da izlemedi. Yani şimdi Teknoloji Bakanının Söke ziyaretiyle Kılıçdaroğlu’nun ABD ziyareti arasında nasıl bir ilgi ve bağ kuracağız, bilemiyorum.

***

Anlayamadığım bazı şeyler de var elbette. KİPAŞ Kağıt Fabrikasının sahibi olan girişimci Hanefi Öksüz açılış öncesinde Söke Ziraat Odası toplantı salonunda yapmış olduğu konuşmasında bu fabrikanın finansmanı için gerekli olan parayı devletin kefaleti olmadan sırf kişisel imzasıyla Avrupa’dan kendisinin bulup aldığını söylemişti. Halbuki  Bakan Varank’ın konuşmalarına baktığımızda sanki her şeyi devlet yapıp girişimcilere vermiş gibi anlaşılıyor.

Benim Sayın Hanefi Öksüz’e karşı bir hayal kırıklığım olmuştur.  Kendisi hemşericilik yapmış, Kipaş çalışanlarının büyük bölümünü, hatta iş yeri  hekimini bile memleketi olan Maraş’tan getirmiştir. Yani Bakan Bey tarafından ifade edilen istihdamın bir kısmı misafir işçidir ama bu durum yine de doğruları söylememize engel değil elbette. Hanefi  Bey,  kendi sermayesini ortaya koyarak yatırım yapmıştır. Devlet işin neresinde bilmiyorum da, konuşulanların bir yerinde yanlış olduğuna eminim.

***

Konuşmasında üretimde kazanılan ivme ve başarı da dile getirildi. Tabi  Sanayi  Bakanı olduğu için sanayideki gelişmeleri dile getiriyor olmalı da, bu ülkenin bütün üretim yeteneğinin büyük ölçüde kaybolduğunu artık hepimiz biliyoruz. Bakınız, iktidarın ucuzluk marketleri olarak takdim ettiği Tarım Kredi Marketlerinde bile satılan ürünlerin Kanada, Yunanistan, Meksika gibi ülkelerden tedarik edildiğini görüyoruz. Bu durum benim için sürpriz değil, çünkü önceki yıllarda da yerel  bir marketimizde gördüğüm mercimek paketlerinin üzerinde Kanada’dan ithal edildiği yazıyordu.

Çok uzağa bakmaya gerek yok. Eskiden Söke pazarının önemli bir bölümünde köylerden gelen hanımlar yer alır, buralarda tereyağı, yoğurt, çökelek gibi kendi ürettikleri ürünlerini satarlardı.  Şimdi sayıları o kadar azaldı ki, kalmadılar bile diyebiliriz.

Köylü yumurtayı bile satın alır hale geldi. Köylerimizde eskiden her evin damında 3-5 hayvan bağlıyken şimdi havanlara o kadar uzak hale getirildiler ki, hediye etseniz bakmayacaklar durumlarını yaşıyoruz.

Sahi, pirinci, yoğurdu, buğdayı ve yağı dahi başka ülkelerden satın alarak enflasyon düşer mi? Hem de borç harç bulduğumuz paralarla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder

# Söke

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.