Türkiye Çölleşiyor Mu?

Hemen her sene aynı sıkıntı ve endişeyi yaşıyoruz. Acaba yeterli yağış olacak mı? Barajlarda  yeterli miktarda  su birikecek mi?

Bu endişe sadece bölgemiz için  değil, ülkemizin tamamında  yaşanan bir sıkıntı ve endişe. Özellikle tarım kesimi, yani çiftçilikle geçimini sağlayan insanlarımız bu endişeyi daha derinden yaşıyorlar.

Mesele sadece barajlarda yeterli suyun birikmesi meselesi değil elbette. Söke Ovası’nda ovaya can veren Büyük Menderes Nehri’nin de eski  bereketini kaybetmesi.

Sevgili okuyucu, eskiden Menderes’in suyu içilirdi bile.Biraz dinlendirilip içindeki çamur çöktükten sonra içildiğini ben kendi gözlerimle gördüm. Şimdi balıklar bile yaşayamıyor desek abartı olmaz.

***

Eskiden,ben küçük  bir çocukken büyüklerimiz kendi aralarında  konuşurlardı. Güya yurt dışından bir heyet gelmiş  ve buralarda bazı tetkikler yapmışlar da sonra bizimkilerle aralarında şöyle bir diyalog geçmiş:

“Bu Menderes hep böyle akar mı?”

“Akar elbette”

“Peki, Türkler de böyle bakar mı?”

“Bakar elbette. Bakmayıp da ne yapacağız?”

Belki  de böyle bir diyalog hiç olmadı  ama vahşi akan nehri dizginleyip verimli kullanmanın yararlarını düşünen bazı  bilge insanlar sözde  böyle bir  konuşmayı  uydurmuş olabilirler.

Bazen düşünüyorum da, “keşke” diyorum. “Keşke  Menderes eskisi  gibi coşkun aksa da biz onun coşkusuna baksaydık.

Doğal kaynakları verimli hale getirmek bilgi ister, beceri ister, hesap kitap ister. Her gördüğünüzü ya da duyduğunuzu yapamazsınız. Eğer plansız programsız,kulaktan dolma bilgilerle bir şeyler yapmaya kalkarsanız bir tarafı yaparken başka bir tarafı bozarsınız.

***

Yine büyüklerimizden duyardık; “akan su pislik tutmaz” derlerdi. Yani bütün çöpünüzü ve de pisliğinizi ırmaklara dökseniz bile onlar  kirlenmezler ve de o pisliği götürüp  atarlar. Onlara göre denizler de kirlenmez. Hiç koskoca derya kirlenir mi?

Böyle diye diye evsel atıklar başta olmak üzere tabakhaneler ve endüstri kuruluşları bile atıklarını Menderes’e boşalttılar. Eskiden bu ırmakta 100-150 kilogram ağırlığında yayın balıkları tutulur da pazarlarda kilo ile satılırdı. Şimdi bırakın balığı, kurbağa bile yaşamıyor gibi…

Sanki suları zehirledik de toprağı  temiz mi  bıraktık? Yarın bu konuya devam edeceğim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder

# Söke

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.