Kızılay

1800’lü yıllarda Avrupa devletleri, deprem, yangın, sel gibi doğal felaketlerde, maden kazalarında ölen insanların geride kalan ailelerine, savaşlada ölen ve yaralanan insanların geride kalan ailelerine, salgın hastalıklarda muhtaç olan ve geçim zorluğu çeken yoksul insanlara yardım etmek için bir yardım derneği kurarlar. İsa Peygamberin çarmıha gerilmesini simgeleyen artı işaretini kırmızıya (kızıla) boyayarak “Kızılhaç’ı” oluştururlar. Yukarda söz konusu edilen muhtaç kimselere yardım etmek için, yardımsever varlıklı insanlardan para toplanır. Bu para gerektiğinde muhtaç insanlara dağıtılır.

Osmanlı devletinde de II. Abdulhamit döneminde İstanbul’da padişahın sarayında doğruluğu, dürüstlüğü, yardımseverliği ile tanınan Rum kökenli Marko Paşa diye tanınan bir hekim vardır. Marko Paşa, kendisi gibi idealist 4-5 arkadaşı ile birlikte 11 Haziran 1868 tarihinde bir yardım derneği kurarlar. Bu derneğin adına “ Hilali Ahmer” demişlerdir. Hilal, ayın ilk görünüş şeklidir. Ahmer ise kızıl kırmızı demekir. Hilali Ahmer’de Kızıl haç gibi, deprem, yangın, sel gibi doğal felaketlerde bakıma muhtaç kalanlara, maden kazalarında ölen ve yaralı kalan kişilerin ailelerine, savaşlarda şehit olan ve yaralı kalanlarının ailelerine, salgın hastalıklarda ve yaşam zorluğu çeken yoksullara da yardım etmek için kurulmuştur. Yardım bütçesi, yardım seven insanların yardımı ile oluşur. Hilali Ahmer, 1934 yılında, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa tarafından Hilali Ahmer adı “KIZILAY” olarak değiştirilmiştir.

      Geçmiş zaman içinde Anadolu’da pek çok doğal felaketler yaşanmıştır. Anmadlu’da küçüklü, büyüklü pek çok depremler yaşanmıştır. Bu depremlerin biride Cumhuriyet döneminde 27 Aralık 1939 olan Erzincan depremidir. Bu depremde de çok can ve mal kaybı olmuştur. Yine 17 Ağustos 1999 sabahı şafağında olan Marmara, Gölcük depremidir. Bu depremde de çok can ve mal kaybı olmuştur. Şimdi ülkemizin yaşadığı en büyük deprem olan Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkez olmak üzere 2023 yılının 6 Şubat Pazartesi günü şafak saatinde 04’ü 17 geçe 7,7 şiddetindeki deprem, Doğu ve Güneydoğu bölgemizde 11 ilimizi ve pek çok ilçemizi vurdu. Aradan 13 saat 24 dakika geçince de Maraş’ın Elbistan ilçesi merkezli 7,6 şiddetinde ikinci bir deprem daha oldu. Bu depremle, 13 saat 24 dakika önce olan depremde ayakta kalan binaların tamamı yıkıldı. Hayatta kalan insanlar, - 10 derecede dışarda barınaksız aç ve susuz olarak kaldılar. Devletin görevi muhtaç insanlara yardım etmekti. Basının ve televizyonların verdiği ve gazetelerin yazdığı bilgilere göre Devlet, üç gün boyunca depremzedelere nedense hiç ulaşmamıştır. Resmi kayıtlara göre yıkılan binaların enkazı altıda kalıp hayatını kaybeden insan sayısı 50 bin olarak verildi. Ancak enkaz altında kalıpta hayatını kaybeden insan sayısının 80 bin olduğu söylenmektedir. Burada Kızılayın kuruluş amacını özellikle hatırlatmak isterim.

İşin garibine bakın: Kızılay, deposunda bulunan çadırları depremzedelere vermesi gerekirken, Kızılay Başkanı bu çadırları, depremden iki gün sonra bir başka kuruluşa satarak, ticaret yapar. Kızılay, bir yardım kuruluşu mu? Yoksa holdingleşmiş ve şirketleşmiş bir ticaret kurumu mudur?

Burada yazımı okuyan herkes bir düşünsün. Kızılay Başkanı bu satış işlemini nasıl yapar? Onu sorgulayan bir Hükümet yok mudur? Elbette var amma, Kızılay Başkanı yandaş kayırmacılığı şemsiyesi altındadır. Kim, kimden hesap soracak ki? Sevgili okurlarım, ben az anlattım, şiz çok anlayın… Yazımı okuyan herkese esenlikler dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Vergili - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.