Artık Yavuz Vekilim De Yok

Zaman çok çabuk geçiyor. İşte, görev süresi çabucak geçiverdi ve şatafat bitti. Atalarımız boşuna dememişler; “mahkeme kadıya mülk değil” diye…

Metin Bey galiba hiç bitmeyecek sandı. Sürekli Genel Başkanının beyanatlarını tekrarlarsa takdir göreceğini, devamlı olarak listelerde yer alacağını düşündü. Halkın duygularını hiç dikkate almadı. Sadece kendisine biat edenlere değer verdi…

Ne kadar garip değil mi? Kendisine “gülen adam” dedirtiyordu. Bu ifadeyi güler yüzlü olduğu, sürekli gülümsediği, için hak ettiğini düşünüyor ve söylüyordu. Bazıları da bu ifadenin Amerika’da yaşayıp Türkiye’yi karıştırmak isteyen bir kişinin soy adını çağrıştırdığı için benimsendiğini iddia ediyorlardı. Elin ağzı torba değil elbette. Özellikle gülümsemesini bile bastıran kibirli halleri ve de insanlara tepeden bakan, onları adeta itip ötekileştiren egosu ile kasıntılı tavırları karşısında o gülümseyiş  bile fark edilmez olmuştu.

***

Neyse, güle güle Yavuz Vekilim. Gidiyorsun da, dört yıllık görev sürende her şeyi karıştırıp içinden çıkılmaz durumlara getirip öyle gidiyorsun.  İnan ki hiçbir şey yapmasan bu kadar zarar veremezdin.

Söke Çayı’na devlet onca para gömdü, sonuç ortada. İçi ayrı, dışı ayrı mezbelelik. Eskiden Sökeli bir sivil toplum örgütü bir slogan dile getiriyordu. Onlar “ Söke çayı çöpsüz sever” diyorlardı. Yavuz Vekilim el attı, Çayın içi çöplük iken şimdi dışı da çöplük ve mezbelelik  oldu.

Kibir ve kasıntı o kadar yüksek ki, iyi bir iş olunca hemen sahiplenip yanlış ve aksaklıklarda da suçu başkalarına,  hatta devletin kurumlarına atmaktan bile çekinmedi.  Bana göre en büyük fiyaskosu TOKİ evleri oldu. Önce Kuşadası yolunda bir yeri işaret etti. Elbette ki insanların heves ve iştahları kabardı. Sonra iş döndü dolaştı, dağın başında kuş uçmaz kervan geçmez bir yere taşındı. Galiba Sayın Yavuz’un inşaat işinde tercih ve öngörüleri hep böyle kötü sonuçlanıyor. Bu TOKİ evleri için daha geniş bir değerlendirme de yapacağım.

İnşaat demişken Bağarası evlerinden de söz etmeden geçemeyeceğim. Yavuz Vekilimin adeta baş yapıtlarından. Daireleri sattı, sonra kendisi bitiremedi. Başka bir şirkete devretti, onlar da müflis çıktılar. Yani Didim’de iflas edip memleketlerine dönerken bu inşaatı devralmışlar.

Sonuç; mülk sahipleri hala ev bekliyorlar.

***

Yeni Hükümet Konağının merkezden çıkarılıp çevre yoluna inşa ettirilmek istenmesi Söke’de sadece oralarda arsası olanları mutlu etmiştir diye düşünüyorum.

Her şeyi sayıp dökmek uzun iş de, başta eski ortağı Tamer Makaraç’ın eleştirileri olmak üzere Sökespor seyircisinin protestoları Metin Beyin halktan ne kadar kopuk olduğunun bir göstergesi değil midir?

Atalar demiş ya, “danış, danışacak kimse bulamazsan şapkanı önüne koy, ona danış” diye…

Danışmak büyük bir erdemdir. İnsanları kibirden uzaklaştırıp doğrulara yönlendirecek kadar da önemlidir. Sayın Yavuz’un kibri ne yazık ki danışmasına da hep engel olmuş görünüyor.

Galiba Yavuz Vekilimin memnun edebildiği tek gurup arıcılardan para toplayıp şeker ticareti yapan sözde  arıcılar oldu. Hani Meşhur TAHAP ve onun başkanı…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.