Atatürk’ü Anma Ve Gençlik Ve Spor Bayramı

Bu hafta sonu yine çok anlamlı bir bayramı kutlayacağız. Çanakkale Boğazını silah gücüyle geçmeyi başaramayan, askerlerimizin çok güç şartlarda çok iyi sevk ve komuta edilerek  eşsiz kahramanlık destanları yazmalarıyla çaresiz kalan işgalciler devletin teslim olması sonucu hiçbir dirençle karşılaşmadan donanmalarını İstanbul önlerine getirip toplarını Padişah’ın sarayına çevirdiğinde Gazi Mustafa Kemal “geldikleri gibi gidecekler” demişti. Bu sözün gereğini yerine getirmek üzere 16 Mayıs 1919 tarihinde İstanbul’dan başlayan yolculuk 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak basmasıyla yeni bir evreye geçmişti. 

Bu tarih Türk Kurtuluş Savaşı’nın başladığı tarihtir.  Destansı bir mücadelenin başladığı bir tarihtir. Sonsuza kadar yaşayacağımız bir gurur ve onurun planlanıp hazırlandığı ve de sonuca ulaştırıldığı mücadelenin ilk adımıdır. İşte, 19 Mayıs Cuma günü bu büyük olayın yıl dönümünü kutlayacağız.

Mustafa Kemal bu büyük mücadelenin başlangıç tarihini bir bayram olarak ilan edip bunu da gençlerimize armağan ettiğine göre demek ki ülkenin geleceği söz konusu olduğunda atılacak bütün adımlar için en büyük beklentimiz gençlerimizden olacaktır. 

***

Sevgili okuyucu, artık alışkanlık haline getirdik; bu türlü anlamlı günleri ve özellikle de dini ve milli bayramlarımızı kutlarken nostalji yapıp eskilerden de söz ediyoruz. Aslında bayramı bayram gibi kutlamak, o coşkuyu ve de gururu sonuna kadar yaşayabilmek için buna ihtiyaç olduğunu da düşünüyorum. Çünkü bir zamanlar ulusça birlik ve beraberlik içinde kutladığımız bu bayramlara son yıllarda bazı devlet büyüklerimizin bile katılımda özen göstermediğine defalarca tanık olduk ve elbette ki büyük üzüntü duyduk. Hatta geleceğimizin emanet edildiği gençlerimizden bazılarının yaşadıkları özgürlük ortamının bile değerinden habersiz olarak Kurtuluş Savaşı için “Keşke Yunan kazansaydı, İngiliz kazansaydı” şeklindeki ne dini ne de milli inanç ve anlayışımıza uymayan saçmalıklarına tanık olmak, üstelik bu sözlere televizyon ekranlarından tanık olmak aslında geçmişi günümüze taşımanın ne kadar önemli olduğunu da ortaya koyuyor.

*** O zamanlar Söke’de lise yoktu. Çocuklar ortaokuldan sonra genellikle Aydın’a ya da İzmir’e giderlerdi. Gençlik ve Spor Bayramını kutlayan gençlerimiz Ortaokul öğrencileriydi ama ne yalan söyleyeyim, hepsi de aslanlar gibiydi.

Bayram kutlaması şimdiki Efes Sineması’nın arkasında, Kız Meslek Lisesinin bulunduğu alanda yer alan futbol sahasında gerçekleşirdi. O alan Futbol Sokağa kadar uzanırdı. 

Öğrencilerimiz beden eğitimi öğretmenlerinin rehberliğinde aylar öncesinden hazırlıklara başlarlar ve muhteşem koreografiler ortaya koyarlardı. Ayrıca minder ve kasalarda jimnastik gösterileri de gerçekleştirilirdi. 

Halkın katılımı her bayramda olduğu gibi çok yoğun olur, stadın dört bir tarafı dolardı. Abartmıyorum, o zamanlardaki 20 bin nüfuslu Söke’de bayrama halkımızın katılımı şimdiki 100 bin nüfuslu Söke’den daha fazla ve daha coşkuluydu. 

İşte bize lazım olan da o coşku…

Sevgili gençler, bayramınızı ve de Gençlik Haftanızı kutluyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder

# Söke, cuma

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.