Muhtaç Bir Ülke Olduk

Sevgili okuyucu, biz yıllarca bir tarım ülkesi olarak bilindik ve tanındık. Uzun yıllar “dünyada tarım üretiminde kendi kendine yetebilen birkaç ülkeden biri”       olarak anlatılsak da içimizde hep bir sanayi toplumu olabilmenin de özlemi oldu. Keşke olmaz olaydı… Ama, hatırlıyorum; çocukluğumda büyüklerimiz,  bazen böyle vatan kurtarma sohbetlerine başladıklarında  “elin cavuruna bir vagon dolusu buğday verip yerine el kadar bir makine ancak alabiliyoruz. Bu iş sanayi olmadan olmaz” şeklinde laflar ederlerdi.

Sanayi işine başlarken de başka ülkelerden, özellikle de aynı yolculuğa bizden önce çıkmış olan ülkelerden gerekli dersleri almadık. Onların yanlışlarına aynen biz de uyduk.

Bizden en az yüz yıl önce sanayi devrimini tamamlamış toplumlarda bile bizdeki kadar çevre katliamı yapılmadı. Sanki bir şeyi yapabilmek için illa ki başka bir şeyi yıkmak gerekliymiş gibi, ne ağaç bıraktık, ne de ekilebilir alan, kullanılabilir temiz su ve de solunacak temiz hava bıraktık. Bütün bunların karşılığında bir sanayi toplumu olabildik mi diye düşündüğümüzde de bunu da başaramadığımızı, sonucun hüsran olduğunu görüyoruz.

***

Bakınız, son haftalarda hükümetimize yakın olarak bilinen medya kuruluşlarının ortak övgüleri, Karadeniz’de tahıl koridorunun yeniden açılabilmesi için Türkiye’nin ve de özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın çabaları ve de büyük başarısı için… Her sözün başında taşı diksek yeşertecek bereketli ovalarımızdan, dünyanın en mükemmel iklimine sahip oluşumuzdan; üç  tarafımızı çeviren bize hem balıkçı ülke olabilecek potansiyeli sunup, hem de dünya denizlerine hakim bir deniz ticaret merkezi yapabilecek denizlere sahip olduğumuzdan söz ederken,  Karadeniz’in kuzeyinde birbirleriyle savaşmakta olan ülkelerden buğday satın alabilmek için ticaret gemilerine sefer izni alabilmeyi başarı sayıp övünür durumlara geldik. Bana göre bu muhtaçlık hali övünülecek değil, utanılacak bir durumdur.

***

Bu ülke karasaban devrindeyken bile kendi kendini doyuracak tarımsal üretimi sağlayabiliyordu.  Ülke nüfusumuz arttı ama, tarımda kullanılan teknoloji de değişti. Bakınız, tarım fuarlarında gördüğüm traktörlerin yüksekliğine bakarken başım dönüyor. Diğer tarım alet ve makinalarına bakarken pek çoğunun ne işe yaradığını bile bilmiyorum.

Çiftçimiz kendini sürekli geliştirip dünyadaki gelişmelerin gerisinde kalmıyorlar.  Buna rağmen biz tükettiğimiz  tarım ürünlerinin tamamına yakınını başka ülkelerden tedarik ediyoruz.

Sanki ülkemizde üretimden ve de üremekten anlaşılan tek şey çocuk yapıp çoğalmak olarak değerlendiriliyor. Geri kalanını zaten bizim için dünya üretiyor. Üstelik rızkın onda dokuzu ticarette değil midir?..

***

Sevgili okuyucu, aslında pek çok lafı yanlış anlayıp yanlış değerlendirdiğimiz gibi bu hikmetli lafı  da yanlış ve işimize geldiği gibi anlamaya başlamışız. Bakınız, bu ülkede yetiştirdiğimiz ürünleri para edecek ülkelere götürüp oralarda yüksek bedellerle satmak yerine biz üretim yeteneğimizi kaybedip etten mercimeğe, buğdaydan yaş meyveye, başka ülkelerin mallarını kaç para olursa olsun verip alma durumlarına gelmişiz.  Üstelik ekonomik durum bu kadar kötüye giderken…


Son söz; bazı hemşerilerimiz vatan topraklarının  İngiliz, İsrailli, falan gibi yabancılara satılmasını eleştiren paylaşımlarda bulunuyorlar. Nedense Arapları saymaya dilleri varmıyor. Ben de vatan topraklarının satılmasına şiddetle karşıyım da, üretmeden , ortaya bir değer koyamadan ticarete heves etmenin sonuçları böyle olur diye düşünüyorum. Hem borçlanırsınız, hem de mülk satarsınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.