Madenciler Böyle İstedi

Bizler Akbelen deyip oralarda katledilen zeytin ağaçlarının yasını tutarken ağaç katliamı cellatları olan maden şirketleri ve de termal santrallerin işletmecileri  bu sefer hançerlerini yüreğimize sapladılar.  Tam 153 bin dönüm  ağaçlık alan kamulaştırılarak madencilerin kullanımına verilmiş. Buralardan linyit kömürü çıkarılıp Yatağan termik santraline yakıt olarak gönderilecekmiş.

Sevgili okuyucu, daha önce de defalarca ifade ettim, bundan sonra da yazmaya devam edeceğim. Termik santraller özellikle de bizim bölgemiz için bir kadersizliktir.  Allah’ın adeta özenerek yarattığı bu bölgede binlerce yılda meydana gelmiş olan bitki örtüsü ve de oralarda yaşayan hayvan çeşitliğini yok edecek bu girişimlerin uzun vadeli bir katkısı olmayacağı gibi, yaptığı tahribat çok uzun süreli olacak, gelecek nesilleri de etkileyecektir.

***

Yatağan Termik Santraline gidip o ucubeyi  görenler  mutlaka vardır da, ben gidip görmeyenler için birkaç söz edeyim. Devamlı bir sis bulutu altında yaşıyorsunuz. Pandemi döneminde takmak zorunda olduğumuz maskeleri hatırlıyorsunuzdur, işte sürekli olarak da aynı maskeleri takmak zorunda kalıyorsunuz. Buna rağmen soluduğunuz havadaki iğrenç kokuyu duyuyorsunuz.

Lütfen orada yaşayan insanların uzun vadede yaşayacakları sağlık sorunlarını düşünün… Halbuki elektriği elde etmenin başka  yolları da var. Özellikle güneşin bol olduğu bölgemizde güneş enerji sistemleri,  rüzgar enerji sistemleri, hidroelektrik santralleri, hatta jeotermal enerji…

Bunlar için kıyametleri koparıp sözde duyarlılık gösteren  bazı sözde çevrecilerin, bu havanın  ve suyun birlikte zehirlenip doğal güzelliklerin katledildiği termik santral uygulamasına sessiz kalmalarına anlam vermek mümkün değil.

Bu arada ekolojik sistem ile dost olduğu iddiasında bulunan, adı bile “EKODOSD” olan  bir sivil toplum kuruluşu ısrarla sessizliğini koruyor. Yani ağaçlar katledilip orada  yaşayan hayvanlar bir anlamda yersiz yurtsuz bırakılırken isimlerinin hakkını vererek ekolojik dengeye olan dostluklarını ne zaman ve nasıl belli edecekler?

Leylek sayarak mı, yoksa sözde bir canavar yaratıp o canavarı görmek için nöbet tutarak mı?

***

EKODOSD yıllardır meydanlarda bağırıyor, lüks otellerde güya bilimsel toplantılar yaparak “Latmos milli park olsun”  diye fiyakalı söylemler ortaya atıyorlardı.  Biz de ısrarla milli park olunca bu madenler engellenmeyecek. İşlerine devam edecekler” diyorduk.  Ortalıkta kıymetler koparken EKODOSD’un ne kendisi görülüyor, ne de sesi duyuluyor.

Son söz; alınan  bu son kamulaştırma kararıyla  Beşparmak Dağları ne yazık ki güzelliği ve ihtişamıyla kayıp bir bölge olacaktır. Artık o dağların fıstığına da, zeytinine de hasret kalacağız. Bundan daha da önemlisi, önümüzdeki yıllarda o dağlarla beraber Söke’nin de  çölleştiğine,  bu sene yaşadığımız çöl sıcaklarının artık buralarda normal iklimin bir parçası olacağına tanık olacağız.

Çünkü madenciler böyle istedi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Sarayköylü - Mesaj Gönder

# Söke

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.