Sancarlı Köyünde Bir Öğretmen

24 Kasım Öğretmenler Günü münasabetiyle bir  anımı saygıdeğer öğretmenlerimizle paylaşmak istiyorum. 1963- 1964 yılında Diyarbakır Erkek İlköğretmen  Okulu’ndan  mezun olduktan sonra  ilk tayinim Kırşehir ili, Çiçekdağı İlçesinin  Demirli Köyüne çıktı.Kırşehir deyince, Ahi Evran, Aşık Paşa, Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş’ı, Çekiç Ali ve  çok sevdiğim bana “bacanağım” diyen şair Şemsi Yastıman akla gelir. Tabi ünlü siyasetçilerimizden  Osman Bölükbaşı’yı unutmamak gerekir. Cümlesini rahmetle anıyorum. Bunlar Kırşehir’in yetiştirdiği  ünlü değerleridir. Tabi başkaları da vardır, hepsini yazamadım,beni bağışlasınlar…

İlk tayin yerim Çiçekdağı  / Demirli köyü idi. Okulda  yalnız ben çalışıyordum. Demirli  ilkokulu beş sınıflı ve tek öğretmenli bir ilkokuldu.  70 civarında öğrencilerim vardı. Bunların  14’dü kızdı. Okulun hali perişandı.  Okul eylül ayı başlarında açıldı. 5. Sınıf öğrencileri ve köyden  bu işi yapan bir vatandaş buldum; okulu içten ve dıştan  badana   yapmaya karar verdik.  Ben de onlarla birlikte çalışmaya başladım. Araba yolu köyün içinde geçiyordu. Köye gelip giden  dolmuşlar, arabalar okulun  yanından geçiyorlardı. Bir gün   boya, badana işleriyle uğraşırken elinde  bir çanta ile orta yaşlı biraz da şişman  bir adam  okula doğru geldi. İlköğretim müfettişi olduğunu tahmin ettim. Gelir gelmez kolay gelsin dedikten sonra “okulun  öğretmeni nerede?” diye sordu. Üstüm, başım  boya, filan olunca lojmana gidip üstümü başımı temizledim, elbiselerimi giydim ve yanlarına geldim. Öğrencilerimden biri “işte öğretmenimiz geldi  efendim “ dediler. Ben de ilköğretim Müfettişi olduğunu söyleyen adama hoşgeldiniz  dedikten sonra kısaca kendimi tanıttım.  Müfettişin elinde bir  kâğıt vardı. Tutanak hazırlamışlardı “ okula geldim,  köyün öğretmeni yok “ diye yazmışlardı. Yazdıklarını çizdi, attı.   Beni görünce  adeta  şaşırdı… Denetlemeye gelen İlköğretim Müfettişi aynen şöyle dedi:   

İki gündür köyleri geziyorum, hiçbir öğretmeni okulda göremedim, sizi görünce  sevindim. Hem de okulda boya, badana yaparken ” dedi. Daha sonra birlikte çay  içtik. Okulu şöyle bir baştan gezdikten sonra ilerde yine gelirim  “dedi…İyice hatırlıyorum Müfettiş bey Nisan ayı başında  geleceğim “demişlerdi.  Unutmadan  yazıyorum  Demirli’de çok güzel günlerim geçti. Buradan cümlesine selam ve sevgiler,saygılar   gönderiyorum. Öğrencilerimden Neşet Alkan  hâlâ beni   telefonla arıyor,geçen 24 Kasım’da  beni aradılar,selam ve sevgilerini  iletti ve beni unutmadığını ifade ediyor…Bir de Onun dedesi vardı, onu da anmak istiyorum. Ona Hacı Ali  (Kara Ali) diyorlardı.  Bana  şöyle demişti:  Öğretmen bey, siz yalnızsınız, gelen gidenlerin olur, öğretmen arkadaşların  sizi ziyaret edebilirler. Aha  karşıda evimiz var. Hemen Neşet’i gönderiniz. Konuklarımız olursunuz. Sakın ihmal etmeyiniz “diyordu. Bu güzel konuksever insanı da rahmetle anmadan geçemeyeceğim. Eli açık, cömert bir insandı… Hacı Kara Ali, köyün  tanınmış kişilerdendi…      

1964- 1966  yılları arasında iki  yıl Demirli Köyünde   görev yaptıktan sonra. Kısa bir sürede üç ay gibi bir  zamanda Sivas- Temeltepe ve Kabakyazı‘da  askerlik görevimi ifa ettikten sonra Mardin İli, Kızıltepe İlçesine  bağlı  Sancarlı köyüne tayinim çıktı.

Sancarlı köyü Mardin ili, Kızıltepe’nin bir dağ köyüdür.  ( Eski adı  Serre Kürre’dir). 1966-1968 yılları arasında iki yıl da bu köyde öğretmenlik yaptım. Köyün geçim kaynağı  bağ, bahçe işleri ve hayvancılık. Köyün muhtarı  Mehmet Çiftçi, ileri  gelenlerden   Ali Yalçınkaya    namı değer Topal Ali ),  bir de kravatlı, düzgün giyimli    Üzeyir Turgay vardı. Okulda  kız, erkek toplam 65 civarında öğrencim vardır. Bunlarla uğraşıyorum. Köyümü, okulumu  ve öğrencilerimi  çok seviyorum. Köy  70 haneden ibaret olup, mali durumları pekiyi değildi…Öğrencilerime kitap, kırtasiye  v.s. almak için çok  zorlanıyordum. T.C. Ziraat Bankası, T.C.  İş Bankası gibi    Ankara’da bulunan  Banka Genel Müdürlüklerine mektup, dilekçe  gönderiyordum. Bu konuda bana yardımcı olanlar da  oldu.

Ben birgün Sancarlı’da öğrencilere ders verirken  kapıyı çalan nöbetçi  öğretmenim, öğretmenim seni iki asker dışarıda bekliyor” dışarıya  gelir misiniz?  Sözleri üzerine dışarıya  çıktım.  Bir baktım  bir Kıdemli Başçavuş  ve yanlarında  iki askerle beni bekliyorlar. Onlara hoş geldiniz dedim.  Karşılıklı selamlaştık.  Onları odama aldım. Havada oldukça soğuktu. Sobada  tezek filan vardı. Biraz ısındıktan sonra  Başçavuş  aynen şöyle dedi:

- Sayın Hocam, yaklaşık üç ay içinde burada top atışları yapılacak. Köy muhtarı, köy imamı ile birlikte    köylülere haberin verin,kimse dağa filan çıkmasın, olumsuz  bir şey olursa bize haber veriniz ve bu kâğıdı da imzalayınız “ dediler.  Kâğıdı (tutanağı) imzaladım. Onlara evden çay yaptırdım, birlikte çaylarımızı içerken aynen  komutan bey’e  bende şunları   söyledim: 

- Sayın Komutanım emriniz baş göz üstüne, köy muhtarına ve cami imamına  aynen emrinizi   ileteceğim. İmamda  bir cuma  günü   camiye gelenlere    anlatıversin. Olumsuz bir şey olursa elbette sizlere  bilgi vereceğim” dedim.

- Daha sonra şunları söyledim,

- Sayın  Komutanım, hava oldukça soğuktu, sobada  tezek yakıyoruz. Bazen tezek bile bulamıyorum. Gördüğünüz  gibi ormanda   ağaç bile yok. Sizlerden ricam bize odun, kömür veriniz dedim. O da bunları not aldı ve bana şunları söyledi:

- Sayın Öğretmenim, yakında buraya geleceğiz, çadırlarımızı kuracağız, sizde öğrencilerinizi alıp gelin bizi ziyaret ediniz. Hatta öyle vakti geliniz  öğrenciler de bir asker yemeğini  yesinler” dedi… Aradan bir hafta geçti bir grup öğrenciyle   Askeri Birliğe gittim.  Kendimi, okulumu tanıttım. Bu bir Zırhlı Tugayı idi..  Beni   Komutanları  Kurmay Albay Sayın Nihat Ogan Beyle tanıştırdılar.  Hemen onun emri üzerine   okulumuzu kardeş okul seçtiler.  Okula maden kömürü, odun kömürü ve iki soba verdiler. Öğrencilerimize    çeşitli kırtasiyeler, hatta   okulda kullandığımız   çeşitli   küçük, büyük  boyda siyasi ve fiziki  haritalar verdiler. ( Türkiye haritası, Asya, Avrupa, Afrika, Güney ve Kuzey Amerika, Antartika, Dünya haritası , hatta  mali durumu çok zayıf olan öğrencileri    önlük,yaka,  ceket gibi   giysiler aldılar. Bu yardımlar tam iki yıl devam etti. Mardin Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kızıltepe İlköğretim Müdürleri  hayret ettiler. Bunu nasıl  başardınız” dediler.. Hatta 15  günde bir Tuğay’dan  doktor gelir  öğrencileri ve tüm köy halkının sağlık işlerine baktılar. Hasta olanlara  gerekli  ilaçları verdiler. Biz artık Zırhlı Tuğay’ın kardeş okulu  olmuştuk. 

Aradan  yarım asır filan geçti.  Fakat  bazı anılar unutulmaz.  Buradan   Öğretmenlik yaptığım Kızıltepe  Sancarlı köy halkına selam ve saygılar gönderiyor ve değerli  Kurmay Albay   Nihat Ogan Beyi de  saygıyla rahmetle anıyorum. Cana yakın  sevgi dolu bir askerdi. Mekânı cennet olsun… (Bir de  bu köy ile ilgili anılarımdan  “ Çelik Radyo Evi” var, bunu da okumanızı  sağlık veririm. A.Güler,  Milliyet Blog )

Sözü bir şiirimle   bağlamak istiyorum:

ÖĞRETMENİM

Sevgili Öğretmenim Şevki ÖCAL’a

Öğretmenimin sözleri

Bu sabah güzel mi güzel

Göz bebeklerindeki yakınlık

Buram buram dostça

Tüm insanlara

El ediyor

Merhaba

Öğretmenimin gözleri

Alev alev, pırıl  pırıl

Türkiye okunuyor öğretmenimin

Gözlerinden ılgıt  ılgıt akça

Konuşuyor

Öğretmenim

Dağlarca

Öğretmenimin elleri

Öpülesi, öpülecek ellerdir

Özgürlük  türküsünü söylüyor

Burcu burcu pakça

Kara tahtanın

Başında

İnsanca

                      Abdülkadir GÜLER

Şiirimizde  Öğretmen / Sunucu Yayınları

  Hazırlayan: İsmail Yılmaz  1968- İZMİR

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Güler - Mesaj Gönder

# cuma

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.