Süper Kupa Maçı

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’cü yılının “Süper Kupa” futbol maçı, Türkiye’nin güzide iki kulübü olan, Fenerbahçe ile Galatasaray kulüpleri arasında yapılacaktı. Bu maç, Türkiye’nin herhangi bir ilinde de yapılabilirdi. Yapılamaması oldukça düşündürücüdür. Hadi diyelim ki; Türkiye’de yapılamadı. Komşu ülkemiz Yunanistan, Bulhgaristan ve de Arnavutluk’ta da yapılabilirdi. Ülkeyi yöneten siyasiler, bu komşu ülkeler dururken, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyat niçin seçilir? Bu seçim, oldukça şaibeli ve kirlidir. Çeşitli basın sözcüleri, bu seçimin altında bir çıkar olduğunu söylüyorlar. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında parasal bir anlaşma olduğu söylenmektedir. Eğer bu söylenti doğru ise, Türkiye’nin bu duruma düşmesinden utanç duyarım, kahrolurum…

Sevgili okurlarım, beni asıl düşündüren şey, AK Parti Hükümeti yöneticilerinin, son yirmi yılda Arap düşkünlüğüdür. Arap yöneticileri Türkiye’ye gelir Anıtkabri ziyaret etmez. 2015 yılında Suudi Kralı 95 yaşındaki Abdullah bin Abdulaziz ölünce Türkiye 3 gün yas tutmuştu.

Sevgili okurlarım,10 gün önce 23 Aralık Cumartesi sabahı uyanıp televizyonu açınca şaşırdım. PKK Bölücü örgüt elamanları Türk askerlerinin çadırlarına sızarak 6 askeri şehit etmiş, 6 asker de yaralanmış. Bu haberi izleyince kahroldum. Ağladım… Akşam olunca şehit sayısı 12 oldu. Yaralı sayısıda 20’yi geçti. Türk halkının %90’ı yas ilanı isterken, Türkiye’yi yöneten hükümet, yas ilan etmedi. Yasa gerek yok dedi.

Sevgili okurlarım, çok önemli ve acı bir konuya daha değineceğim. Türkiye’nin Niğde ilinden de daha küçük olan Katar Arap ülkesine Türkiye’nin Tank-Palet fabrikasını sattık. Bu satışta oldukça düşündürücü ve kabul edilemez içeriklidir. Bu anlaşmada Türkiye ne kazandı? Hiçbir şey! Ne kaybetti?  Bana göre Türkiye onurunu kaybetti. Silah fabrikası satılır mı? Yazıklar olsun. Bu anlaşma, dış ülkelerin yurdumuza saldırmasın halinde, Türk Milletinin teslim olması anlamını taşımazmı? 

    Sevgili okurlarım şimdi asıl konumuz olan,  Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’cü yılının Süper Kupa maçına gelelim. Türkiye’yi yöneten Sayın Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan kıralı ile anlaşarak, Süper Kupa maçının Riyat’ta yapılmasına karar verirler. Bu kararı, Türk Kamuoyu gibi ben de öğrenince şaşırdım. Nasıl olur bu diye kendi kendime sordım? Düşündüm, mantıklı bir yanıt bulamadım. Şimdi asıl konunun püf noktasına gelelim. Dün, 27 Aralık cumartesi günü Fenerbahçe ve Galatasaray kulübü yöneticisi ve futbolcuları, Riyat’a gitti. Suudi Kralı ve yöneticileri, Türk futbolcularının göğüslerinde Atatürk resimli tişörtlerle, Atatürk pankartlarıyla çıkmalarına ve İstiklal Marşının okunmasına ve de, Atatürk’ün “Yurtta barış, Dünya’da barış” özdeyişinin pankartının taşınmasına izin verilmeyeceğine karar verirler. Bu hal iki ülke arasında sorun yarattı. Bu durum karşısında Fenerbahçe ve Galatasaray yönetici ve futbolcuları sahaya çıkmamaya ve bu maçı Riyad’da oynamamaya karar verirler. Bu kararı Türkiye Futbol Federasyonu kabul ederek, maçı iptal etti. Maçın iptal edilmesi, Türkiye Kamuoyunda büyük bir sevinçle bayram kutlama havası yarattı. Halk sokaklara döküldü. Ellerinde Atatürk foğrafları ve Türk Bayraklarıyla, dans ettiler ve futbolcuları getirecek uçakları beklediler. 

Sevgili okurlarım, içimdeki yüce duyguyu dile getiriyorum. Atatürk’ün fotoğrafı, Riyat’ta Arabistan’ı yendi.  Çünkü, Atatürk hiç savaş kaybetmeyen emsalsiz bir komutandır.

Burada Araplarla ilgili önemli bir konuya daha değinmek istiyorum. Peygamberliğine ve dinine inandığımız Hz. Muhammed, Türkler hakkında bakın,  biliyor musunuz ne diyor? Şunları söylüyor: “Utnık al -Turka ma taraküta in ahabbüke va’in gadibüka”demiştir.

Türkçesi: “Türkler size yanaşmadıkça, sizde Türk’e yanaşmayın. Çünki sizi severse sizi yer, soyar. Sevmezse, zaten sizi yer bitirir ve gebertir demiştir.” Bu bilgi, (Muhammed Sahihi Buhari’nin kitabından alınmıştır.) 

Sevgili okurlarım, şimdi Fenerbahçe ile Galatasaray kulüplerinin arasında oynanacak Süper Kupa maçının oynanmasının hiç anlamı kalmamıştır. Bana göre, her iki kulübünde şampiyon ilan edilmesi gerekir. Sanırım Türk Kamuoyuda bu düşüncemi paylaşır inancındayım. Çünkü, oynandığı zaman biri kazanacak, diğeri kaybedecektir. Bu hal kamuoyunda olumsuz etki yapacaktır. Bu kadar şaibeli olaylardan sonra, oynanması daha olumsuz sonuçlar doğurur. Bir yurttaş olarak fikrim: Her iki kulübümüzü de şampiyon ilan etmektir. Her iki kulübe de şampiyonluk kupasının verilmesi, kamu’yu rahatlatacaktır…

Duygularımı paylaşan okurlarımı saygı ile esenlerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Vergili - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Yusuf Günal-konuk Yzr. - Güzel bir yazı olmuş.Teşekkür ederim.Yakın tarihimiz ile ilgili pek çok yanlışa bir cevap var içinde.Demokratik Parti'nin doğuşunda işin sadece din lle ilgili kısmı yer almış.Aslında o ikinci neden.Daha doğrusu daha sonra DP'nin işbirliği için yakın olduğu, oyunu rahatça alabileceği kesime ilişkin bir konu.Asıl neden ekonomik..Özellikle Toprak sahiplerinin rolü.Ellerindeki toprakların alınma korkusu, daha doğrusu sınıf dayanışması.İlk zamanlar sadece toprak sahipleri bu Partiyi desteklerken, sınıfı gereği diğer ekonomik bakımdan güçlü kesimler ağırlığı buraya vermiştir.Soğuk Savaş Politikaları da bu kesimi genişletmiştir.Geldiğimiz aşamada bu kesim çok daha büyümüştür.Yazılarımda şunu yazıyorum: CHP'nin şu anda yapması gereken , '' Acaba Soğuk Savaş Politikalarında faydalanabileceğimiz,hak verebileceğimiz konular varmıydı'' Bunu ele alsak demesi lazım CHP'nin...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Ocak 10:50