Yerel Esnafa Destek!

Esnaf birliklerinin, odalarının ve temsilcilerinin; özellikle yılbaşlarında, ramazan aylarında, bayramlarda ve benzer zamanlarda gündeme gelen, kamuoyunda paylaşılan ve temelinde iyi niyetli çağrılar oluyor.

“Yerel Esnafa Destek” çağrıları da bunlardan biri.

“Alışveriş” dediğimiz şeyin özü “Arz” “Talep” dengesine dayanır.

Bir taraf talep eder, diğer taraf pazarın ihtiyaçlarını görür ve arz eder.

Örneğin, kuş uçmaz kervan geçmez bir köy bakkalına üç beş kişi gitse ve ısrarla “Somon” var mı diye sorsa, önce aldırış etmeyen, garipseyen bakkal, her gün ısrarla aynı taleple karşılaşınca Norveç Somon’u mu istersiniz, Pasifik Somonu mu? Diye sormaya ve en çok talep göreni getirip satmaya başlar.

İşte biz buna kısaca “Arz talep” diyelim.

Peki ilçemiz ölçeğinde “Arz talep dengesi”ni bu ve benzer örneklerle açıklayabilir miyiz? Tabi ki hayır!

Bu tek yönlü ve sığ bir bakış açısı olur.

Arz ve talebi daha iyi anlamamız için başka yönlerine de bakmamız gerekir.

Peki bunlar nedir?

Tüketici ne talep eder mesela?

- Uygun fiyat.

- Hilesiz ürün, hizmet.

- Doğru gramaj.

- Orijinal Ürün.

- Taze Ürün.

- Hijyen.

- Zamanında teslimat.

- Fiyat Listesi.

- Etiket.

- Fatura, fiş.

- Satış sonrası hizmet.

- Esnaf Ahiliği’ne uygun davranış.

Bu ve benzeri şeyler tüketicinin taleplerini yansıtır.

Peki arz eden bunların birçoğunu görmezden gelerek, yine de “Benden talep et” diyebilir mi?

Evet belki diyebilir.

Fakat bu onun müşteri hacmini artırmaz. Ona talebi çoğaltmaz. Ve genel kabul görmez.

Demek ki, arz etmek tek başına yeterli değil.

O zaman ne yapmak gerekiyor?

Karşılıklı “Arz talep” dengesini kuranların, yani yerelde esnaf ve tüketicinin kendi üzerine düşeni “amasız, lakinsiz, fakatsız” yerine getirmesi gerekir.

Esnaf genel kurallara uyar, mal ve hizmet üretimini piyasa koşullarının ve bağlı bulunduğu derneğin, odanın, kurumun ve piyasa şartlarının uygun gördüğü şekilde yerine getirir, müşteri talep etmeksizin faturasını, fişini keser, genel hijyen kurallarına uyar ve fiyatını dengeli bir şekilde korursa neden talep görmesin?

O zaman biz neden gidip kendi şehrimizin esnafından alışveriş yapmayalım?

Neden paramızı başka şehirdeki esnafa ya da alışveriş sitesinin şirketine aktaralım?

Dürüst, kazandıkça daha çok kazanma hırsına yenilmeyen ve kurallara uyan esnafın hali çarşıda pazarda, sanayide gün gibi ortada.

Bu tarz esnaflarımızdan alışveriş yapan, mal ve hizmet satın alan sayısı da oldukça yüksek. Her iki taraf da bundan memnun.

Fakat aynanın diğer tarafına baktığımızda, yıllardır kiminle konuşsam, sosyal medya üzerindeki serzenişlere, şikayetlere, yakınmalara baksam; ilçemizdeki bazı hizmet sektörlerinden ve yine bazı esnaflardan yana şikayetler benzer şekilde.

Çözümü için somut adım atılmayan, ya da atılan adımların yetersiz kaldığı ve yukarıda kısaca değindiğim eksiklikleri görmezden gelemeyiz. “Yok” kabul edemeyiz.

Tam tersine “Eksik” ve “Hataları”, “Yanlışları”, “Kusurları” söyleyeceğiz ki, dürüst esnaf bundan zarar görmesin. Eksiğini, hatasını düzelten de daha çok kazanç elde etsin.

Yoksa biz tüketiciler olarak, aynı şehirde yaşadığımız, aynı apartmanlarda komşuluk yaptığımız insanlarla neden alışveriş yapmayalım? Neden karşılıklı anlayış ve özveri göstermeyelim?

Aslında hepimiz tüketiciyiz. Ve hepimiz az ya da çok arz eden taraftan şikayetçiyiz.

Bunun düzelmesi, biran önce daha sağlıklı hale gelmesi gerekiyor.

Yoksa gittikçe bağlarımız daha da zayıflayacak, esnaf gücünü yitirecek ve başka şehirlere ya da internet alışverişine çok daha fazla bağımlı olacağız. Yaşın yanında kuru da yanacak. Bu hiç istemediğimiz bir durum.

Kendi şehrimizde ürün ve hizmete ulaşabilme konforunu hiçbir zaman kaybetmemeliyiz.

Esnafımızın zor şartlar altında ayakta kalma mücadelesine hepimiz destek olmalıyız.

Esnaf da;

Fiyat listesi,

Etiket,

Gramaj,

Hijyen,

Orijinal Ürün,

Tazelik,

Zamanında teslimat,

Satış sonrası hizmet,

Fatura, Fiş

Güler yüz

Gibi olmazsa olmazları benimser ve uygularsa ortada bir sorun kalmaz.

Bizler zaten Sökeliler olarak yıllardır işini doğru yapan, güler yüzlü, doğru sözlü, temizlik kurallarına dikkat eden, sözünde duran, fiyat listesi işyerinin en görünür yerinde olan, etiket düzenlemekten kaçınmayan, araya çürük, bayat ürün karıştırmayan, sattığı ya da montaj ettiği ürünün arkasında duran, faturasını, fişini daha biz istemeden kesip veren esnafın yanında olduk. Olmaya da devam edeceğiz.

Kısaca herkes kendi aynasına bakacak ve üzerine düşeni yapacak. Gerisini piyasa ekonomisi belirler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Özgezici - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.