Pahalı Güneş Gözlükleri

Şehrin sorunları konusunda artık haber yapmak, köşe yazısı yazmak sıkıcı ve yorucu hale geldi.

Dönüp dolaşıp aynı konuları yazmak da üzücü.

Zaten bir süre sonra sorunları gündeme getirmek bir anlamda “yakınma” haline dönüyor.

“Biz bize” aynı sorunları tekrar tekrar gündeme getiriyor, konuşuyoruz.

Sorunları yerinde tespit etmek, varolan irili ufaklı sorunları “en küçüğünden başlayıp” çözmek bu kadar zor olmamalı.

Fakat görüyoruz ki; ilgili ve yetkililer Söke’nin bilindik cadde ve sokaklarında kısa bir tur atmayı yeterli görüyorlar.

Görünür olmayı problem çözme olarak algılıyorlar.

Oysa görünür olmak o ilgili ve yetkiliye, o kurumlara aktif bir görev yüklüyor.

“Gör”, “Duy”, “Planla”, “Çöz” diyor.

Sahada olmak “Algıda seçicilik” ile birleşmediği sürece çözüme katkı sağlamaktan her zaman uzak kalıyor.

Kısaca sahada olmak, görünür olmak, not almak işin sadece Piar (*)  kısmında kalıyor.

Sorunları yerinde tespit etmek için sorunlara bakmak değil, görmek gerekiyor.

Anlatılanları duymak gerekiyor.

Çözmek için irade ve çaba gerekiyor.

Elini taşın altına koymayı ve Sökelinin sesi olmayı gerektiriyor.

Fakat biz Sökeliler ne söylersek söyleyelim, ne anlatırsak anlatalım dönüp dolaşıp aynı fasit daireye geri dönüyoruz.

Ortada birçok kurum ve kuruluşa ait sorunlar varsa bu sorunların çözümü de olması gerekir.

Fakat nedense çözümler o an için konuşuluyor ve hemen unutuluyor, ya rafa kaldırılıyor.

Birileri geliyor, birileri gidiyor, bazen sorunun üzerine basarak geçiyor fakat o sorunu görmüyor, ya da görmezden geliyor.

Görenin “ben gördüm” demesini de duymuyor.

Gören “gördüğünü çözmek için yetkisiz”ken yetkili olan da “görenin gördüğünü görmek için isteksiz”.

Sosyal medyada, Söke için hemen her konuda toz pembe şeyler de gündeme getiriliyor.

Alkışlanıyor, abartılıyor, tebrikler alıyor.

Söke; açılışlar, sosyal etkinliklerden ibaretmiş gibi, alkış ve like lar arasında oluşturulan sanal gürültüyle, Söke’nin asıl sorunları bir başka bahara ertelenip duruyor.

Oysa Söke’nin biran önce üzerindeki ölü toprağını atıp, birden çok hedef belirlemesi gerekiyor.

Hava kalitesinden, su kalitesine, yaya kaldırımından, aydınlatmasına, parklarına, yeşil alanlarına, sanayileşme trendindeki yerine, şehirleşme konusunda yeni bir vizyona, alt yapı, üst yapı konularında günübirlik çözümlerden uzaklaşmaya, tarım ve turizm gelirlerini çeşitlendirmeye, mevcut altyapısını vizyoner bir bakış açısıyla masaya yatırmaya, şehir içi trafiğinden, yeni çevre yolu talebine, mezbahadan, yeni bir hastaneye, fen lisesinden, yeni fakülte taleplerine, otoparklardan, sosyal tesislere, yeni kitapevleri, kütüphanelerden, kentsel dönüşüme, silbaştan bir sanayi sitesine, seralaşmaya, alternatif ürün arayışından, jeotermal yatırımlarına, sokak hayvanlarının geleceğinden, emeklinin, gencin, yaşlının, kadınların taleplerine yanıt vermeye kadar daha pek çok şeye ihtiyaç var.

Peki yazının başlığı olan “pahalı güneş gözlükleri” nerede?

O gözlükler en az kırk yıldır Söke’nin meşhur yağmurunda, kapalı havalarında o gözlüklerle dolaşanlarda!

Bakıp da görmeyenlerde!

Görüp de duymayanlarda!

* PR, “public relations” kelimelerinin kısaltmasıdır. Türkçede halkla ilişkiler anlamına gelen “piar” olarak telaffuz edilir. Halkla ilişkiler medyası, markanız hakkında insanların zihninde medya ve sosyal medya aracılığıyla olumlu fikirler üretme sanatıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Özgezici - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.