Ben De Bu Dünyada Yaşıyorum - 2

Aysun.” Tıpkı bizim gibi, iki insanın birbirini sevmesi kadar güzel bir duygu var mı? Bende annem gibi seni çok seviyorum, eğer bir gün ölürsek beraber ölelim olur mu?” dedi kocasının gözlerinin içine bakarak.

Baba öldükten dört ay geçmişti ki, bir cumartesi günü kapının zili çaldı. Çiçek koştu kapıyı açtı. İhtiyarlamış karı ve kocayı karşısında görünce. Çiçek:” Buyurun kime bakmıştınız? Kadın:” Kızım, burası Emirhan beyin evimi? Biz onunla görüşmek istiyoruz.” Çiçek:” Baba kapıya kadar gelir misin?” Diye bağırdı. Celal yerinden kalktı kapıya geldi. Kapıdakileri görünce:” Buyurun!” dedi. Kadın:” Biz Emirhan beyle görüşmek istiyoruz,” dedi. Celal:” İçeri buyurun!” dedi. Gelen karı-koca içeri girdiler, oturdular, kadın:” Adım Gül, yıllar önce yol kenarına bir bebek bırakmıştım. Pişman oldum, geri geldiğimde bebek yoktu. Yıllar sonra bu gün emniyet müdürlüğüne gittik, eski dosyaları karıştırdılar, Emirhan beyin aldığını, adresin burasının olduğunu söylediler. Emirhan beyi göremedim,” söyledi. Salonda herkes oturuyordu. Celal annesine döndü: “Müsaade eder misin anne, Emirhan bey vefat etti. Siz kimsiniz, ne diye buraya geldiniz? “ diye sordu. Gül hanım:” Yıllar önce yola bıraktığım evladımı sormaya geldim, ne olduğunu bilmek istiyorum, bizi bu konuda aydınlatırsanız çok sevineceğim, yavrumu çok özledim,” dedi ve ağlamaya başladı. Başta Celal, odada bulunan herkes gelen karı-kocaya dik dik baktılar. Bu bakışlar karşısında Gül Hanım ağlamasını kesti. Celal, odadaki oturanların hepsinin yüzlerine tek tek baktı. Gül hanım ve kocasının gözlerinin içine bakarak:” O aradığınız bebek benim. Bir anne-baba evladını hangi şartlarda olursa olsun, yol kenarına terk etmez. Siz yıllar sonra hangi hakla evladını aramaya geliyorsunuz? Anneme sor bakalım, beni size bırakabilir mi? O bir anne, senin gibi evladını bir gün bakmamazlık yapmış mı? Mesude annem izin verse bile, ben sizlere anne-baba demem. Şimdi kalkıyorsunuz bir daha bize hangi şartlarda olsun rahatsız etmiyorsunuz, eğer rahatsızlık verecek olursanız biz kalabalık bir aileyiz önce onlara size şikâyet ederim onlar gerekeni yaparlar, onlar bir şey yapmazlarsa, size savcılığa veririm, gereken ne yapılır bilemem,” dedikten sonra Gül hanım ve kocası evi terk ettiler. Celal, Mesude hanımın yanına geldi. Kollarını açarak sarıldı:” Anneciğim iyi ki sen varsın, ben de bu dünyada bu kalabalık ailede yaşıyorum,” dedi. Çiçek koşarak geldi, babaannesine sarıldı:” Babaanne, bunlar kim anlamadım? Sen benim babaannem değil misin?” Diye sordu. Mesude hanım:” Bebeğim sen benim biricik kızımsın, onlar yanlışlıkla bizim evimize gelmişler, babanı birine benzetmişler, korkma olur mu bebeğim?” Diye teselli etti. Herkes şaşkınlık içerisindeydi. Celal yerinden kalktı, konuşma yapmak için elini havaya kaldırdı, odadaki herkes dikkatini ona verdi.

Celal:” Bu dünyada bizim beraberliğimizi kimse bozamaz, biz kocaman kalabalık bir aileyiz. Bize kimse dağıtamaz. Sizlerden başka hiç kimse benim annem ve babam olamaz. Utanmadan gelmişler, ben senin annen babanız. Bizi affet, sizleri ben değil Allah affetsin. Bu odada bulanan herkesi canımdan çok seviyorum sevgili güzel ailem,” dedi ve sustu, gözlerinden sevinç gözyaşları akmaya başladı. Çiçek kızını kucağına aldı ve Mesude hanımın yanına geldi, çocuğuyla beraber annesine sarıldı. Son.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar ÖRKELİ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.