Bu haftaki konuğumuz Sayın Niyettin Ceylan

Beğenerek ve severek takip ettiğiniz İş insanı söyleşi köşemizde işinde uzman ve başarılı kişileri sizleri buluşturmaya devam ediyorum.

Bu haftaki konuğumuz hepinizin yakından tanıdığı değerli iş insanı Sayın Niyettin Ceylan’la birlikteyiz.

Tecrübelerle dolu yılları bir sayfaya sığdırmak inanın çok zor olsa gerek. Özet tarzında geçen köşe yazıma sizlerinde merak ettiğiniz soruları az sonra kendilerine soracağım. 

Söke’ye Nasıl geldiler,hangi iş kollarında hizmet verdiler siyasete nasıl girdiler ve nasıl başarılı oldular. Bu soruların cevaplarını merak ettiğinizi düşünüyorum.

Sizi tanıyabilir miyiz ?

1939’da Erzurum Şenkaya Merkez köyü olan Yeşilkaya Köyünde çiftçilik ve hayvan tacirliği yapan, İstiklal Savaşı Gazisi madalya sahibi bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldim.

İlkokulu köyde okudum. Orta okulu Şenkaya’da okudum.

İş hayatına nasıl başladınız?

1952 yılında babam Şenkaya’da küçük bir ticari işyeri açarak

şu andaki grubun temelini atmış oldu. O yıllarda küçük bir işletme olarak başlayan ticari hayatım şevkle ve azimle çalışarak büyümeye geliştirmeye devam ettim.

İkbal Ticaret ismiyle devam eden işletmeme, 1965 yılında yine aynı isimde o tarihlerde o bölgede olmayan sinema açarak bölgeme sosyal ve kültürel amaçlıda hizmet etmiş oldum.

Çocuklarımın büyüyüp eğitimlerini tamamlamaları ile kuyumculuk, beyaz eşya, mobilya, tekstil, konfeksiyon ve inşaat malzemeleri iş kollarında hizmet verdik. Şubelerimiz Erzurum’dan sonra Oltu’da açtık. Ve sonrasında Sarıkamış’tada 1988 yılında kuyumculuk üzerine şube açtık .

1990 yılında kurumsallaşma ve markalaşma hedefi ile Ceylanlar adı altında aile şirketi kurarak devam ettik. 

Sonrasında; dışa açılmaya karar verdik. Söke’de komiser olarak görev yapan yeğenimiz İsrafil Demircinin Söke’de olması nedeniyle

ve bir rastlantı sonucu başka dostlarımızla karşılaşmamız ve onların teşvikiyle de ,yeğenim Azalettin Aydın’la birer işyeri almış olduk. Biz Ceylanlar Kuyumculuk mağazasını açtık , yeğenim Azalettin Aydın ise Aydın kuyumculuk mağazasını açtılar...

Ailecek, akrabalarımız la bu işi yapıyoruz. Güzel Sökemizin güzel insanlarına hizmet ediyoruz.

Şuan Sökede 2 Kuyumcu,

2 arçelik beyaz eşya mağazası 1 mobilya, halı, yatak mağazası, Davutlarda 1 arçelik mağazası,

1 yatak mağazası,

Kuşadası’nda Ergül mobilya mağazası ,

yine

Kuşadasında Atalay altın market 

Diamond Kuyumcu mağazası,

Zen pırlanta mağazası ve

Blue Diamond mağazası ile halkımıza hizmet etmeye devam ediyoruz. Bunun dışında gerek Sökeli gerek Şenkayalı dostlarımızın isteği ile Şenkaya yapı kooperatifini kurduk yüzün üzerinde aileye ev sahibi olmalarına vesile olduk.

Yeni projelerimiz halen devam ediyor.

Buradan değerli Söke’ lilerle bunu paylaşmak istiyorum.

Siyasete nasıl girdiniz?

1965 yılında Cumhuriyet Halk Partisi ilçe yönetim kuruluna seçildim.

1971’de İlçe Başkanlığına getirildim.

1973 ve 1977 tarihlerinde bir dönem Belediye meclis üyesi görevini yaptım.

1981’de de Erzurum’da benim başkanlığımda Atatürkçü düşünce Derneği’ni kurduk.

1995 seçimlerinde CHP Milletvekili adaylığım oldu.

Siyasi hayatımda, iş hayatım gibi çok hareketli ve renkli geçti diyebilirim.

Nasıl başarılı oldunuz?

Başarı çok göreceli bir kavram,

Herşeyin başı işini sevmekten geçiyor.

Birçok iş kolunda olduk, yaptığım her iş kolunu çok sevdim.

Dürüst ve disiplinli olmak çalışkan olmak,araştırmacı olmak,yenilikleri istemek ve uygulamak…

Bunların dışında; biz patron sistemi değil Aile sistemiyle çalıştık. Çalışanlar bizim işçimiz değil değerlerimizdir.

Başarı bu hepsinin bir yumak gibi birleşmesiyle oluştu diyebilirim.

Gençlere neler söylemek isterseniz?

Herşeyin fazlası zarardır fakat ;

Çok çalışsınlar,

çok okusunlar,

çok araştırsınlar,

bu çokların bence zararı yok.

Bizim gibi büyüklerin hayat tecrübelerinden faydalansınlar,

umutsuzluğa hiç kapılmasınlar.

Gerçek mutluluğun çok yoğun iş temposunda olduğunu, mutsuzluğun ise; boş ve üretmeden geçen günler olduğunu söyleyebilirim.

Liderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün sözlerini akıllarından hiç çıkarmasınlar.

“Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”

Söyleşi köşesine beni davet ettiğiniz için size ve sökeeksperes gazetesi ailesine çok teşekkür ediyorum. 

Tüm İslam aleminin ramazan ayını kutluyorum selamlarımı gönderiyorum.

Güzel geçen sohbet tarzındaki köşemizde bende birkaç birşey söylemek istiyorum.

Niyettin Ceylan amcamız konuğum oldukları için çok teşekkür ediyorum, çok keyifli bir sohbet oldu kendilerinden çok şey öğrendim, amcamıza iş hayatında tekrar başarılar diliyorum. Başarılı,cesur, insanlara hizmet etmeyi ilke edinmiş, girişimci iş insanlarını sizlerle buluşturma nın sevinci içerisindeyim.

Hepinizin ramazan ayını kutluyorum.

Allah tuttuğunuz oruçları kabul etsin.

Bir sonraki sohbette görüşmek dileğiyle.

Hoşçakalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Gümüş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.