İlk Buluşma - 1

Yetmişli yıllardı. Okan, ayaklarından özürlü; ayakları zayıf, ileriye dönük gelişme olmadığından ancak koltuk değneği ile yürüyebiliyordu. Birkaç kıza arkadaşlık teklifinde bulunsa da “sen hiç kendini aynada gördün mü?”, sorusuyla karşılaştığı için hiç kız arkadaşı olmadı. Kendini bildiği bile hep özürlüydü. Gazeteye arkadaşlık ilanı gönderinceye değin hiç kız arkadaşı olmadı. O zamanlarda gazetelere mektup arkadaşlığı ilanı veriliyordu, Okan’ da bundan faydalanmak istedi ve “ On dokuz yaşında bir gencim, meslek okulunda okuyorum, yaşıtım genç kızlarla mektuplaşmak istiyorum. Rumuz: Romantik” yazarak gazeteye yolladı. İlan yayınlandıktan sonra aradan geçen bir ayın sonunda çeşitli il ve ilçelerden yirmiye yakın mektup geldi. İlk gelen mektuplarda ayaklarından özürlü olduğunu yazınca, sakat bir gençle arkadaşlık kurmak istemediklerinden dolayı mektubun karşılığı bir daha gelmedi. Özürlü genç bir erkeğin hiç mi sağlam kız arkadaşı olamazmış gibi, hemen ret etmek bir kanunmuş gibi mektup yollamayı kesmişti. Okan bu duruma çok üzüldü;” Özürlü gençlerin hiç kız arkadaşları olmayacak mı?” diye. Ondan sonra kızlardan gelen mektupların hiçbirinde özürlü olduğunu yazmadı. Gelen mektuplardan İzmit’ eki kızdan gelen mektubun karşılığında özürlüyüm diye yazmamıştı. Okan’ın içinden bir ses, “bu kız üzerinde dur ve mektuplaşmayı hiç kesme”. Okan hem derslerini, hem de kızların gönderdikleri mektubun karşılığını yazıyordu. Bu karşılıklı mektuplaşma Okan’ın okuldan mezun oluncaya değin sürdü. Diplomasını okuldan aldıktan sonra işçi bulma kurumuna müracaat etti. Ayaklarının özürlü oluşundan dolayı, tam teşekküllü hastaneden rapor aldı, işçi bulma kurumuna götürdü teslim etti. Orada çalışan bayan memura:” Hanım efendi bana iş bulunur mu?” diye sorunca, Memur:” Senin mesleğin var, mesleği olmayan özürlüyü işveren ne iş verecek?” deyince Okan derin bir nefes aldı. İş kurumundan kısa zamanda davet geldi. Yaşadığı ilçede bulunan özel sektöre ait kömür işletmesinden davet gelmişti. İş kurumundan bir yetkili ile kömür işletmesine gittiler. Oradaki memur kaydını yaptı. O gün iş başı yaptı. O günden itibaren yanan elektrik motorlarını sarmaya başladı. Bir iş yerinde çalışmaya başladığını kız arkadaşına yazdı. Kız arkadaşı çok sevindiğini yazınca, çok mutlu olmuştu Okan. Mektuplaşma karşılıklı aylardır devam ediyordu. Bir ara Okan’ın anlamadığı bir nedenden dolayı kızdan gelen mektup gelmemeye başladı. Bir-iki ay bu böyle devam etti. Okan bu duruma çok merak etmişti; “acaba kız arkadaşını evlendirdiler mi ”, diye telaş etmişti? Aradan geçen zaman içerisinde oğlan çok üzüldü; acaba mektup arkadaşlığından vaz mı geçti? Diye şansızlığına üzüldü. Belki gönderir diye ümitle beklemeye başladı. Duaları kabul gördü ki bir ay sonra posta kutusunda bir mektup olduğunu gördü, zarfın üzerine okuduğunda kız mektup göndermişti, sevinçten ne yapacağını bilemedi, bundan sonra ki  göndermeler karşılıklı devam etti. Devam edecek..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar ÖRKELİ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Söke Ekspres Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Söke Ekspres Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Söke Ekspres Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Söke Ekspres Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.